Peki bu belirtiler ne zaman normal gelişimin bir parçası, ne zaman bir uzman desteği gerektiriyor? Çocuklarda öfke kontrolü konusunda sıkça merak edilen soruları Klinik Psikolog Ahmet Vefa Çetin Kaleninsesi Gazetesi’ne anlattı.
Klinik Psikolog Ahmet Vefa Çetin, çocuklarda görülen öfke kontrol sorunlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunarak ailelere uyarılarda bulundu. Çetin, çocukların duygu repertuarlarının yetişkinler kadar gelişmiş olmadığını, bu nedenle birçok farklı duyguyu öfke olarak yansıtabildiklerini söyledi. Öfkenin her duygu gibi sağlıklı bir duygu olduğunu belirten Çetin, “Öfke aslında istemediğimiz bir durumun ortaya çıktığını haber veren bir haberci gibi çalışır. Fakat bazı durumlarda bu duygu ve davranış işlevselliğini yitirip yıkıcı durumlara yol açabilir. Bu durumun en önemli belirtileri küçük sebeplerle bile uzun süren büyük krizler, vurma, eşya fırlatma gibi davranışlar, akademik ve sosyal ilişkilerin bozulmasıdır. Her çocuk öfke krizleri yaşar, bu krizler uzun süredir devam ediyor ve hayatın işlevselliğini bozuyorsa bir uzman desteği almak faydalı olabilir.” ifadelerini kullandı.
Çetin, öfke patlamalarının hangi koşullarda klinik bir problem olarak değerlendirilmesi gerektiğine de dikkat çekerek; “Öfke patlamaları çok uzun sürüyor, çocuğunuz bir yetişkin desteği olmasına rağmen sakinleşmekte zorlanıyorsa, sık sık belki birkaç günde bir öfke atağı yaşıyorsa ve bu öfke atakları onun okul yaşamını, sosyal ilişkilerini bozuyorsa bir uzman desteği almakta yarar vardır.” dedi.
Çocukların öfkesini kontrol etmekte zorlanmasının birden çok faktöre bağlı olduğunu söyleyen Ahmet Vefa Çetin, bunun en temel sebebinin çocuğun henüz duygularını yönetmeyi öğrenememiş olmasından kaynaklandığını belirtti. “Bununla birlikte çocuğun yaşadığı duygusal olarak zorlu olaylar (yeni bir kardeş doğması, okul değişikliği vb.), sağlıklı yetişkin desteğini yeterince alamıyor olması ve rol model eksikliği, gelişimsel ya da biyolojik yatkınlıklar da çocuğun öfkesini kontrol edememesindeki sebeplerden diğerleridir.” diye konuştu. Çetin, çocukların rol model alarak öğrendiğini vurgulayarak, “Bir çocuk öfkelendiğinde bağıran çağıran birini görüyorsa evin içinde bunu rol model alması çok olasıdır. Bu yüzden ailenin öfkesini nasıl kontrol ettiği, çocuğun öfke duygusuyla nasıl başa çıkacağının temelini oluşturur.” dedi.
Ailelerin iyi niyetli de olsa öfkeli çocuk karşısında zaman zaman yanlış yöntemlere başvurduğunu belirten Çetin, “Aileler çocuğu bir an önce sakinleştirmek için kimi zaman ses yükseltmek, ceza vermek, tehdit etmek gibi yöntemler uygulayabiliyor. Bu yöntemler öfkeli çocuğun öfkesini yönetmeyi öğrenmesinden ziyade çocuğun öfkeli birini model almasına sebep olur. Bu durum da çocuğun öfkeli bir çocuk olarak devam etmesine yol açar.” dedi. Çetin, ayrıca çocuk öfkelendiğinde ona istediğini vermenin ve boyun eğmenin, bu davranışın araç olarak kullanılmasına ve kalıcı hale gelmesine sebep olduğuna dikkat çekti.
Öfke anında çocuğun duygusunu yok saymanın da yanlış bir yaklaşım olduğunu belirten Çetin, “Abartıyorsun, bir şey yok, ağlama gibi söylemler çocuğun anlaşılmadığını hissetmesine yol açacağı için çocuğun öfkesini artırabilir.” diyerek sözlerini tamamladı. Çetin'in açıklamalarına (www.https://canakkalepsikologs.com)'dan ulaşabilirsiniz.
Yorumlar
Yorum Yaz