Gündem

Çocuğun benliğini baskılayan tehlike: Akran zorbalığı

Çanakkale’nin Biga ilçesinde yaşanan akran zorbalığı, uzmanlar tarafından erken müdahale gerektiren ciddi bir sorun olarak değerlendiriliyor. Psikolog Necdet Gülnar, zorbalığın önlenmesi ve etkilerinin azaltılması için alınması gereken önlemleri anlattı.

Çocuğun benliğini baskılayan tehlike: Akran zorbalığı

Dünyada ciddi bir sorun haline gelen akran zorbalığı, aynı yaş grubu içinde fiziksel, duygusal ya da sosyal biçimde zarar veren, sistematik bir şekilde tekrarlayan saldırgan davranış biçimi olarak tanımlanıyor. Geçtiğimiz gün Çanakkale’nin Biga ilçesinde bir örneğini yaşanan bu şiddet türünün önüne geçmek için erken müdahale kritik önem taşıyor. Çanakkale’de 1 yıldır danışmanlık vermekte olan Psikolog Necdet Gülnar, bu tip olayların nasıl önüne geçilebileceği ve bu gibi durumlarda nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini anlattı.

“Kötü hissediyorsak burada zarar verici bir davranış vardır”

Gülnar, zorbalığın yalnızca fiziksel saldırganlık değil; alay, dışlama, küçümseme gibi daha örtük yollarla da ortaya çıktığını belirtti:

Aynı yaş grupları içinde şakalaşma ya da alay gibi görünen etkileşimler bazen zorbalığa dönüşebilir. Bunu anlamanın en basit göstergesi kişinin kötü hissetmesidir. Kötü hissediyorsak, orada zarar verici bir davranış vardır; hissettiğimiz şey her zaman dünyanın gerçeği olmayabilir ama his gerçek ve önemlidir.

"Şiddeti, dünyada olması gereken bir şey olarak görüyorlar”

Uzmanlar, ergenlik döneminde duygusal dalgalanmaların hormonal değişiklikler neticesinde ortaya çıkmasının normal olduğunu belirtiyor. Fakat ergen kişi özellikle çocukluk dönemlerinde şiddet unsurları içeren bir çevrede büyümüşse şiddete eğilimi artıyor. Gülnar, bu tarz durumlarda, şiddet uygulayan kişinin şiddet eylemini ‘dünyada olması gereken bir şey’ olarak görebildiğini aktardı;

“Çocukların bu eğilimin içerisinde olmasının aslında birçok sebebi var fakat başlıca, kişinin doğup büyüdüğü çevrede çok fazla şiddet unsuruna maruz kalması ve kendisi de şiddet gördüyse şiddet onun için ‘dünyada olması gereken bir şey’ gibi bir inanış içinde bir hayat sürüyor olabilir. Bu nedenle birine şiddet uygularken veya herhangi bir zorbalık yaparken bunun aslında kötü ve karşı tarafa zarar verici bir davranış olduğunun farkında olmayabilir.”

‘Akran zorbalığı kendiliğinden düzelmez dışarıdan müdahale gerektirir’

Zorbalığa maruz kalan çocuklar çoğunlukla dışarıdan bir yardım almadan bu durumun kendiliğinden geçebileceği yanılgısına düşebiliyor. Gülnar, şiddet uygulayan kişinin davranışını zaten ‘normal’ gördüğü için bir müdahale olmadan kişinin davranışından vazgeçmeyeceğini söyledi;

“Büyük çoğunlukla değişmez bir müdahale gerekir. Zaten kişi kötü davranışını normal ve hayatın akışı içerisinde gördüğü için bir müdahale olmadan o davranışından vazgeçmez. Eğer bunun doğru bir ortamda bir profesyonel eşliğinde bir problem olduğunun farkına varmaya başlarsa o noktada değişim başlar. Zaten bu kişinin çevresinde şiddet unsuru içeren davranışlar onaylanıyor hatta yüceltiliyorsa kişi davranışından vazgeçmez.”

“Hızlı aksiyon kritik önem taşıyor”

Psikolog Necdet Gülnar, akran zorbalığı vakalarında hızlı müdahalenin kritik önem taşıdığını belirtti. Gülnar, “Bu durumu fark eden öğretmen, öğrenciyi gecikmeden rehber öğretmene yönlendirmeli ve aileyi bilgilendirmelidir. Ne kadar hızlı aksiyon alınırsa o kadar etkili sonuç elde edilir.” ifadelerini kullandı.

Öğrencilere karşı iletişimde dikkatli olunması gerektiğini de vurgulayan Gülnar, “Zorlayıcı bir üsluptan uzak durulmalı; öğrencinin duygularını ifade edebilmesine imkân tanıyan, yargılamayan ve kabul edici bir yaklaşım sergilenmelidir.” dedi.

“Bir kişinin zorbalık yaşaması demek benliğinin baskılanması demek”

Zorbalığa uğrayan öğrencinin kendini rahat ifade etmekte zorlanabileceğini belirten Gülnar, öğretmenin bu durumu fark ettiğinde öğrenciye yaklaşımının nasıl olması gerektiğini anlattı. “Öğretmen, zorbalığa maruz kalan öğrenciyle ilk temasında öncelikle onu anladığını ve yaşadığının zor bir deneyim olduğunu hissettirmelidir. Öğrencinin duygularını ifade edebilmesi için alan ve zaman tanınmalı; zorlayıcı veya yönlendirici bir tutumdan kaçınılmalıdır. Eğer öğrenci durumu paylaşmaya hazır değilse bu isteğe saygı gösterilmeli ve konuşmaya zorlanmamalıdır. Çünkü zorbalık, çocuğun benliğinin sert biçimde baskılanmasına yol açar; aceleci ve baskıcı bir yaklaşım bu baskılanma hissini yeniden tetikleyebilir. Bunun yerine empati kuran, güven veren ve öğrencinin hazır oluşuna saygı duyan bir iletişim dili tercih edilmelidir.”,

“Şiddet sonrası kaygı ve içe kapanma görülebilir”

Psikolog Necdet Gülnar, gerekli önlemler alınsa bile zorbalık yaşayan öğrencide kaygı ve içe kapanma davranışlarının ortaya çıkabileceğine dikkat çekti:

“Zorbalık sonrası çocuk, benliğinin bastırıldığını hissettiği için kaygılı ve içe kapanık bir ruh haline girebilir. ‘Kendimi gösterirsem zarar görürüm’ kaygısıyla dış dünyaya kapalı kalmayı güvenli sanabilir ve bu, gelişimine katkı sağlamayan bir inanışa dönüşebilir. Bu süreçte ailenin en önemli rolü, çocuğun hemen arkasında durarak destek olduğunu hissettirmektir.”

Kaynak: Tuğde Yıldırım
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Tuğde Yıldırım
Editör
T

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -