Kültür

Çini Ustalığın Kültürel Önemi (30.09.2021)

Çinicilik minai, lüster, perdah, sıraltı gibi kendine özgü yapım ve süsleme teknikleriyle 122inci yüzyıldan bu yana el sanatlar...

Çini Ustalığın Kültürel Önemi (30.09.2021)

Geleneksel Türk El Sanatları arasında büyük öneme sahip olan çinicilik 12’inci yüz yıldan bu yana kendine özgü geliştirilen süsleme teknikleriyle önemini korumaya devam ediyor.

Çini ustaları, doğayla ilgili geleneksel bilgi içeren reçeteler çinilerini yaparlarken 16’ıncı yüzyıldan beri yaygın olarak sıraltı tekniğini kullanılıyor. Çini süslemelerinde genellikle kozmik düşünceler ve inançları simgeleyen geometrik şekiller ön plana çıkarken bitkisel süslemeler ve hayvan figürleri, değişik renk kompozisyonları ile birlikte kullanılıyor. Renklerde ise en çok beyaz veya lacivert fon üzerine kırmızı, kobalt mavisi, turkuaz ve yeşil renklerin kullanımı geleneksel çinilerin karakteristik özelliği olarak karşımıza çıkıyor.

Türkiye’de 5000’den fazla geleneksel çini ustası olduğu tahmin ediliyor

Türkiye’de 5000’den fazla geleneksel çini sanatının taşıyıcıları olduğu tahmin ediliyor. Çini sanatına ilişkin yüzyıllardır kolektif olarak geliştirilen bilgiler, teknikler, reçeteler ve ustalık geleneğindeki ritüeller ve etik tutumlar usta-çırak/ebeveyn-çocuk ilişkisi içinde kuşaktan kuşağa günümüze kadar aktarılıyor. Özellikle Kütahya’da 14. yüzyıldan günümüze kesintisiz olarak varlığını sürdüren çini atölyeleri, unsura ilişkin ortak belleğin yaşatılmasını sağlayan önemli kültürel mekanlar olarak karşımıza çıkarken, çinicilikte, ustadan yazılı bir icazet geleneği olmasa da ‘el almak’ denilen sözlü bir icazet geleneği ile sürdürülüyor.

Kentlerin bir parçası

Çini sanatında kullanılan renk, motif ve desenler doğaya ve evrene ilişkinin önemli ayrıntılarıdır. Özellikle on iki gen ve sonsuzluk prensibi Türk toplumunun evrenle olan ilişkisinin somut bir örneği olarak karşımıza çıkar. Yüzyıllardır ruhsal bir iyileştirme aracı olarak kullanılan ve bu nedenle kamusal ve dinsel yapıların cephelerini süsler. Kütahya, İznik ve Çanakkale için kent kimliğinin can alıcı parçası olmasının yanı sıra Antalya, Konya, Kayseri, Sivas ve İstanbul gibi büyük şehirlerdeki simgesel yapıların cepse süslemelerinde kent imgesi haline gelmiştir.

geçmişle bugün arasındaki kültürel bağı güçlendirir

Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü’ne göre; Halkın günlük hayatında kullandığı; kamusal ve dinsel yapılarda sıklıkla karşılaştıkları çinilerin renk ve desenlerindeki semboller ve bunların oluşturduğu alegorik anlatımların anlattıkları sadece görsellikle ilgili değil. Geçmişten günümüze halkın dini inançlarını, dünya görüşlerini, yaşam şeklini, estetik anlayışlarını sanatsal bir biçimde yansıtan iniler, kültürümüzün önemli bir parçası olarak karşımıza çıkar. Çinicilik, geçmişle bugün arasındaki kültürel bağın güçlenmesine; kültürel devamlılık, aidiyet ve kimlik hislerinin geleceğe taşınmasına katkıda bulunmaktadır.

Haber Merkezi

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -