Gürbüz, açıklamasında; söz konusu cinayetin yalnızca bir kişiye değil, hukuka, demokrasiye ve yaşam hakkına yönelik ağır bir saldırı olduğunu belirtti.
Açıklamasında yaşam hakkının evrensel ve dokunulmaz bir hak olduğuna dikkat çeken Gürbüz, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve taraf olunan uluslararası sözleşmeler uyarınca devletin yalnızca öldürmemekle değil, yaşamı korumakla da yükümlü olduğunu hatırlattı.
“BU HUKUKA YAPILAN BİR SALDIRI”
Ali Aydın’ın bir insan hakları savunucusu olduğunun altını çizen Gürbüz, uluslararası hukukta devletlerin insan hakları savunucularının yaşamını ve güvenliğini sağlama sorumluluğu bulunduğunu belirtti. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin doğrudan sorumluluk doğurduğunu ifade eden Gürbüz, insan hakları savunucularının hedef haline getirilmesinin ağır sonuçlar yarattığını söyledi.
Gürbüz, cezasızlık politikaları, nefret dili ve şiddetin normalleştirildiği bir ortamın bu tür saldırıların önünü açtığını belirterek, gelinen noktada devletin koruma ve önleme yükümlülüğünü yerine getirmediğinin açıkça görüldüğünü dile getirdi.
CHP olarak yalnızca failin yakalanmasının yeterli olmayacağını vurgulayan Gürbüz, varsa azmettiricilerin, ihmali bulunan ya da sorumluluğu olan kamu görevlilerinin de açığa çıkarılması gerektiğini ifade etti. Etkili, bağımsız ve tarafsız yürütülmeyen her soruşturmanın adalet duygusunu zedeleyeceğini belirten Gürbüz, göstermelik yargılamalara ve dosya kapatma girişimlerine izin vermeyeceklerini kaydetti.
Açıklamasının sonunda Avukat Ali Aydın’ı saygıyla andıklarını belirten Levent Gürbüz, ailesine, yol arkadaşlarına ve İnsan Hakları Derneği camiasına başsağlığı dileklerini iletti. Gürbüz, insan hakları, adalet ve yaşam hakkı mücadelesinden asla vazgeçmeyeceklerini ve sürecin takipçisi olacaklarını kamuoyuna duyurdu.
Yorumlar
Yorum Yaz