DİSK/Genel-İş Sendikası Çanakkale Şube Başkanı Metin Ceylan yaptığı açıklamada; “Ülkemiz ağır bir ekonomik ve siyasal kriz sarmalı içindedir. İktidarın yaklaşık 20 yıldır izlemiş olduğu siyasal ve ekonomik politikaların başarısızlığı her geçen gün daha belirgin bir hal almaktadır. Ülkemiz, sendikal hak ve özgürlüklerin yok sayıldığı, demokrasinin askıya alındığı, hukukun işlemediği, adaletin sağlanamadığı, Anayasanın ve evrensel hukuk ilkelerinin yok sayıldığı ve tüm bunların normalleştirilmeye çalışıldığı bir siyasal rejimle yönetilmeye çalışılmaktadır. Bu yönetim anlayışının ekonomik alandaki tezahürü ise; üretmeyen, istihdam yaratmayan, dışa bağımlı sermaye yanlısı politikalar olurken, kamu kaynakları ise bir avuç sermaye çevresine peşkeş çekiliyor. Bunun işçi sınıfı açısından sonuçları ise bölüşümde adaletsizlik, gelir eşitsizliği ve yoksulluk olmuştur. Döviz kurlarında başlayan yükselişin tetiklediği güncel ekonomik kriz, bugün işçi ve emekçilerin temel tüketim kalemlerine her gün yapılan zamlarla katlanarak artıyor. Market harcamaları bir önceki yıla göre iki katından fazla artmıştır. Elektrik faturaları tam bir soyguna dönüşmüştür. Benzine gelen zamlar otomatiğe bağlanmıştır. Ev kiraları işçilerin ücretleri ile yarışır seviyeye gelmiştir. TÜİK’in resmi enflasyonları bile yoksulluğumuzun son bir yılda %50 oranında arttığını göstermektedir. Bu kriz koşullarında sermaye çevreleri yüksek karlar açıklamaktadır. Kur garantili TL mevduat hesabı aldatmacası ile zenginlere kaynak transferi yapılırken, faizden para kazanan bankacılık sektörü ve finans kapital rekor karlara kavuşmuştur. Krizin sorumlusu siyasi iktidar iken yükünü işçi sınıfı ve yoksul halk çekmektedir. Buna dur demek tüm emek ve demokrasi güçlerinin ortak sorumluluğudur. DİSK/Genel-İş olarak yüksek faturalara, gelir adaletsizliğine, eşitsizliğe, hukuksuzluğa ve anti-demokratik tüm uygulamalara dur diyoruz, geçit vermiyoruz!” dedi.
“Belediye işçilerinin ücretlerinde iyileştirme yapılmalıdır”
Belediyelerde kadrolu ya da şirket işçisi olarak çalışan işçilerin ücretlerinin artan enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında ciddi bir biçimde eridiğini ifade eden Başkan Ceylan; “Bugün belediyelerde kadrolu ya da şirket işçisi olarak çalışan işçilerin ücretleri artan enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında ciddi bir biçimde erimiştir. Toplu iş sözleşmesi görüşmeleri devam eden işyerlerindede artan hayat pahalılığı ve ekonomik koşullar mutlak suretle işverenler tarafından göz önünde bulundurulmalı ve üyelerimizin kayıplarını giderecek tekliflerle masaya oturulmalıdır.
“Belediye işçileri de kamu işçisidir”
Belediye işçileri bugün birçok açıdan ayrımcılıkla karşı karşıyadır. Siyasal iktidar tarafından çalışanlara yönelik yapılan ya da yapılması planlanan kısmi düzenlemelerde belediye işçilerinin adı bile ne yazık ki geçmiyor. Kamu işçileri ve kamu çalışanlarına yönelik yapılan düzenlemelerden belediye işçileri yararlanamıyor ve dışında tutuluyor. Bunun en son örneği kamu işçilerine yapılan ek %2,5’lik iyileştirme zammıdır. Kamu hizmetleri bir bütün olup, merkezi ya da yerel ayrımı olmaksızın kamu çalışanları (işçi/memur) eliyle yürütülür. Kamu çalışanlarının işçi ya da memur, merkezi ya da yerel hakları iyileşecekse toplu olarak iyileştirilmelidir. Bu durumdan hem Hükümet hem de belediye işverenleri sorumludur” diye konuştu.
“Belediye şirket işçilerinin kadro ve ilave tediye hakları verilmelidir”
“696 sayılı KHK ile beraber kamuda çalışan taşeron işçilerden merkezi idarede bulunanlar doğrudan kadroya geçerken, belediyelerde çalışan işçiler ise ne yazık ki kadro yerine belediye şirketlerine geçiş yapmıştır” diyen Başkan Ceylan; “Bu durum 450 bine yakın belediye işçisine ayrımcılık yapılmasına ve hak mağduriyetine neden olmuştur. Bunun en önemli örneği kamu işçilerinin yararlandığı 52 günlük ilave tediye hakkından belediye şirketlerinde çalışan işçilerin yararlanamamasıdır. KİT’lerde çalışan işçilerin ilave tediye hakkı bulunurken belediye şirketlerinde çalışan işçilerin ilave tediye hakkı olmaması da ayrıca hukuksuzdur. Bu mağduriyet bir an önce sona erdirilmeli ve belediye şirketlerinde çalışan işçiler de diğer işçiler gibi kadroya geçirilmeli ve ilave tediye hakları ise derhal verilmelidir” şeklinde konuştu.
“Zorunlu emeklilik uygulaması kaldırılmalıdır”
Başkan Metin Ceylan sözlerini şu şekilde sürdürdü; “696 sayılı KHK ile geçişi yapılanişçiler Anayasa’ya aykırı bir uygulamaya maruz bırakılıyor. Bu kapsamdaki tüm işçiler emeklilik aylığına hak kazanmaları ile beraber çalıştıkları kurumdan zorunlu olarak emekli ediliyor. Yıllarca kadroya geçme hayali kuran binlerce taşeron işçi kadroya geçtikten hemen sonraemekli olmak zorunda bırakılıyor. Halen yüz binlerce işçi benzer bir sorunla karşı karşıyadır. Bu durum Anayasa tarafından güvence altına alınmış çalışma hakkına ve eşitlik ilkesine açıkça aykırıdır. Yıllarca taşeronlarda asgari ücretle çalışan işçilerin, bugün zorla emekli edilmesi bu işçilerin asgari ücretin yarısı kadar bir emekli ücreti ile yaşamaya mahkûm edilmesidir. Bu ayrımcı uygulama bir an önce sona erdirilmeli ve gerekli yasal düzenleme bir an evvel yapılmalı, bu süreçte zorla emekli edilen binlerce işçiye yeniden işe geri dönüş imkânı sağlanmalıdır.
“Belediye işçilerine ek zam ve ücretlerinde iyileştirme istiyoruz”
Ekonomik gelişmeler belediye gelir ve giderlerini de olumsuz etkilemiştir. Merkezi idareden farklı olarak yerel yönetimler daha kısıtlı ve belirli kaynaklarla yönetilmektedir. Son yıllarda hizmetlerin merkezden yerele kayma politikası ile beraber birçok kamu hizmeti yerel yönetimler olan belediyeler eliyle yerine getiriliyor. Belediyelerin sorumluluk ve yetki alanları genişlerken kaynaklar aynı oranda büyümüyor. Belediyelere ayrılan merkezi bütçe kaynakları acilen arttırılmalı, işçi ücretleri konusunda merkezi bütçeden belediyelere doğrudan pay ayrılmalıdır. Ayrıca 5393 sayılı Belediyeler Kanunu’nda öngörülen bütçedeki %30 ve %40 personel harcama giderleri sınırlaması kaldırılmalı ya da daha gerçekçi bir orana yükseltilmelidir. Belediye işçilerinin sesi olan DİSK/Genel-İş, bugün buradan ilan ettiği talepleri bundan sonra yurdun dört bir yanına daha güçlü taşımaya kararlıdır. Gelin bu mücadeleyi hep birlikte verelim. Gelin sesimizi hep birlikte yükseltelim. Hükümet ve belediye işverenleribelediye işçilerinin bu sesine kulak vermelidir. Belediye İşçileri de Kamu İşçisidir, bu nedenle; tüm Belediye işçilerine ek zam ve ücretlerinde iyileştirme istiyoruz. Belediye Şirket İşçilerine Kadro ve İlave Tediye Hakkı İstiyoruz. Taşerondan kadroya geçen işçiler zorunlu emekli edilmesin istiyoruz. Belediye gelirlerinin arttırılmasını, personel gideri sınırlamalarının kaldırılmasını istiyoruz.”
Ayberk Nalbantoğlu
Yorumlar
Yorum Yaz