Birol Ülkem; ''Madenleri çevreyi kirletmeyecek şekilde açıp, çalıştırmamız gerekiyor. Çanakkale’ye bir köprü yapacağız, köprünün betonlarına yetecek mıcır yok. Maden açılacaksa açılsın ama çevreye uygun olmalı, doğaya zarar vermemeli bunu da devletin denetlemesi gerekiyor. Biz halk olarak bunları bilemeyiz ama iş olsun diye de ‘’karşı çıkıyorum, eylem yapıyorum’’ çevre eylemi yapmasını gereksiz görüyorum. Geçen hafta Mv. Bülent Öz fotoğrafını çekmiş, değirmen çeşmesinin halini gidip bir görmenizi istiyorum. Oraya bir çöp konteyneri koymak çok mu zor? Çöp arabası çöpleri toplarken gidip o çöpü de oradan alabilir. Çevreci geliyor şehrin içinde ‘’biz çevreyi koruyoruz’’ diyor.’’Biz sokak hayvanlarını koruyoruz’’diye pankart asıyorlar. Pankart asılmaması gerekiyor, elinize bir poşet alıp çevreye gitmeniz, barınaklardaki hayvanlara yardım edip onlara sevgi göstermeniz gerekiyor. Belediye veterinerinin görevini yerine getirmediği düşünüyorum, sokaklarda çok fazla hasta hayvanlar var ve bu hayvanlarının aşılarının yapılması gerekiyor. Herkesin görevini yerine getirmesi gerekiyor. Çocuk parkında herkes hayvanlarıyla dolaşıyor, hayvanların ihtiyaçlarını gideriyorlar ama bazı duyarsız insanlar toplamadan gidiyorlar.
Ben bu yüzden çocuğumu hiç parka götüremedim. Sokak hayvanlarına bir şekilde sahip çıkmak bizim görevimiz, şuan çevreciyiz diyen insanlar zamanında altın madenleri için olsun diyen insanlardır. Ülkenin kalkınmasının yolu sadece karşı çıkmak değil, oturup bir çözüm üretmektir. Çan’da akışkan yataklı bir termik santral var, ben her gün oradan geçiyorum ve bacasından duman çıktığını hiç görmedim.İkincisini yapıyorlar, yine öyle yapacaklarsa kurulsun ama olmayacaksa, çevreyi kirletecekse ona bende karşıyım. Biz bu çevreyi çocuklarımıza bırakacağız. Çanakkale ekonomik yönde tarımıyla, ormanıyla, Çanakkale’nin yüzde 52’si ormandır. Okulları ve eğitimiyle, turizmiyle hareket etmesi gerekiyor. Turizm gelişti eskiden 300 bin insan geliyorken şuan 3 milyon turist gelmeye başladı ama bu insanlara da yer bulmamız gerekiyor. Bu insanları Çanakkale’de bir gün nasıl eğlendirebiliriz? Onu düşünmemiz gerekiyor. Anzak günlerinde insanlar gidip İstanbul’da kalıyorlar. Burada sadece ayinlerini yapıp gidiyorlar.
Biz bu insanların burada tutmamız gerekiyor. Çanakkale’de Çimenlik kalesinden başka neresini gezdireceğiz? İskele de bir top var onu bile kaldırmaya uğraşıyorlar. Bizim birkaç tane daha top koymamız gerekiyor. Otoparklar yapılması gerekiyor, bu şehrin gelişmesi için bir şeyler yapılması gerekiyor. İnsanlar Aynalı Çarşı’da alışveriş yapacakken sıkışıp kalıyorlar ve Aynalı Çarşı’da Çin malı ürünler satılıyor. Bizim Çanakkale’ye özgü hediyelerimiz neden orada değiller? Böyle şeyler varken biz bu şehrin ekonomisini nasıl geliştirebiliriz ki? Tarım ve hayvancılık olarak bakıldığında bizim çiftçilerimizin işlerini yapmadığını düşünüyorum. Devletten aldıkları kredileri yerinde kullanmıyorlar. Eğer doğru çiftçilik yapılırsa çok güzel kazanç sağlayacaklarını düşünüyorum. Bir lokanta sahibi, bir oduncu, kömürcü çiftçilikten kazanç elde edebiliyorsa bizim çiftçilerimizin de artık bilinçli bir şekilde üretim yapmaları gerektiğini düşünüyorum. Çiftçilerimizin bilinçlendirilmesi ve pazarlama kısmında onlara destek olunması gerekiyor. Bazı çiftçiler çok iyi ürünler yetiştiriyorlar ama pazarlama kısmında ürünlerini kullanamıyorlar, bu sorunu da Organize Sanayi Bölgesi ile aşabiliriz. Çanakkale’nin bu sorunların üstesinden gelebileceğini düşünüyorum. '' dedi. NURDURAN DUMAN
Yorumlar
Yorum Yaz