Gündem

CELEN KALENİNSESİ'NDE

Günlük yazılarında siyasi analizleri , ekonomik-sosyal-kültürel hayat ve toplumsal gelişmeleri kendine özgü farklı üsluplarıyla...

CELEN KALENİNSESİ'NDE

Yeni denizlere yelken açmak için ‘fırtınanın dinmesini beklemek lazım’ demiştim bir önceki limandan ayrılırken. Geçtiğimiz hafta hayli etkili olan lodosa rağmen halat söküp açıldık yazı denizine. Elbette karar değiştirmemize yol açan çok neden var ama kafa da şişirmeyelim.

Dev dalgalarla mücadele ederken sığınacak liman çok önemli değildi. Bize ‘adam gibi adam gerek’ deyip asıldık yaşam küreğine. Kürek başında; cesareti menfaatle ilişkilendiren, dostluk ve arkadaşlığı iç dünyasında flört olarak değerlendiren, emeği sömüren kemirgenler düştü aklımıza. Verdiğimiz en doğru karar. Vicdanımızın sesini dinledik.

Kalenin Sesi’nde başlıyoruz.

Sizlerle birlikte, cesaretle, tıpkı eski günlerdeki gibi…

Bugün suya sabuna dokunmuyoruz, yarın farklı olacak.

Tıpkı eskiden olduğu gibi..

Bir haftanın özeti

Geçen hafta lodos havanın etkili olduğu Çanakkale’de gündem pek sıcaktı. Çadırda yaşamını yitiren bir bayanın ölüm nedeni maalesef öylesine ajite edildi ki, içim burkuldu. Siyaset kurumu, üstelik de Romanların sözcüsü olduğunu iddia eden bir vekil tarafından politik malzeme seçilmesi, Romanları hayli üzmüş olmalı ki, yeni hafta da tepkiler devam ediyor. Truva Roman Dernekleri Başkanı Ramazan Işıldak’ın sosyal medyada gösterdiği tepkilere hak vermek gerek çünkü Çanakkale Valisi Hamza Erkal de defalarca ölümün donarak değil hastalığı bağlı doğal ölüm olduğunu resmi bir dille ifade etti.

Devletin resmi yetkilisinin yaptığı açıklama, doktor raporları.. Yok hükmünde mi sayalım?

Yine geçen haftadan yeni haftaya sarkanlara göz atmaya devam ediyoruz.

Çanakkale’de kirli sanayi iddiaları. Duyulan endişeler v.s.

İş dünyası tepki veriyor, sanki tekel, birileri Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sadık Aydoğan’a tepki gösteriyor. ‘Konuşamazsın’ deyip Aydoğan’ın ağzına bant çekmeye çalışıyor. Yakışık almayan birçok laf dolaştırılıyor ortalıkta.

Aklıma Alman Vakıfları geliyor. Hiç de yabancı olmadığımız birçok karşı algı türetmeler. Çevreye karşı duyarlılık ne zaman meslek oldu? ‘Sadece ben konuşurum’, var mı böyle bir engelleme?

Dün aklında yoktu diyebilmek kimin haddi?

Siyaset, ideoloji.. Ne zaman kurtulacağız bu hastalıklardan?

Mülteci sorunu. Yeni dramlar. 1.5 aylık hamile bir kadını ve bebeğini kimler katletti?

Ülkesindeki savaştan kaçıp gelen ailelerin yitirilen çocukları da, kadınları da bizim ortak acımız, anlıyor ve hak veriyorum ancak 10 ay önce Bayramiçli bir vatandaşımızla evlenip güzel hayaller kuran Azeri soydaşımız bayan ve karnındaki bebeği de bizim insanımız değil mi?

Ve dün…

Çalışan Gazeteciler Gününüz kutlu olsun…

Cici, bici bizim gazeteciler (!) nutukları ‘ağızlara sürülen birer kaşık bal’ tadında. Afiyet osun…

Ne bir kimse dem vuruyor günün içeriğine, ne de anlayabiliyor 10 Ocak ne anlama geliyor.

İlişkilendirme..

Yeter ki ‘çak’ anlayışı.

Ne söylediği önemli değil, söylenmiş olsun yeter !

Gazeteciliğin sadece çivisi çıkmadı, kalıp söküldü kalıp…

CHP ve o karar

Çanakkale CHP’de karar; Kemal Kılıçdaroğlu desteklenecek. Yani muhalif kim çıkarsa çıksın oy yok. Böyle bir karar delegenin hür iradesine ipotek koyma mı, orası pek aklıma yatmıyor ancak ‘demokrasi’ ve ‘siyasette etik’ diyebilmek için vatandaşla çelişmemek gerekir diye düşünüyorum.

Kamuoyuna duyurulan karar, ortak alınmış olabilir. Dayatma da yapılmış olabilir. Delege niye serbest bırakılmıyor diye sorabilmek için CHP tabanının düşüncesini de almak gerekmez mi?

Bu soruyu aklım estiği için sormuyorum, tabanın düşüncesini yansıtmaya çalışıyorum. CHP’nin başına kim gelmiş, gelmemiş benim sorunum değil. Sorun, tabanın düşüncesinin alınmamış olması. Yani oy zamanı verilen sözler. ‘Eğer ‘ diyor CHP tabanı “bize bir şey sorulmuyorsa genişletilmiş toplantının ne anlamı var” diyerek kendi seçtikleri insanların kendileri adına karar vermesini demokratik bir yöntem olarak kabul etmiyor.

Genel anlamda kabul ediliyor gibi gösterilse de vicdani sorumluluk temelinde yukarıdaki değerlerin dikkati alınmasını istiyor partililer. Aksi halinde ‘Belediye başkanlarını, meclis üyelerini ön seçimle belirleyeceğiz’ vaatlerinin de bir hükmü yok. 16-17 Ocak öncesi Çanakkale’deki tabanın sesi böyle.

Yeni yılda işsizlik

Yeril basın nedense sayfalarında pek yer vermedi, hiç kimse gürültü de çıkarmadı.

Kendilerini ‘emek güçleri’ olarak nitelendirilenlerden de hiç ses çıkmadı. Herhalde gündemleri yoğun (!) olsa gerek. Birilerinin uydusu olunca maalesef işten atılanları görmüyor kimse.

Sponsorluk anlaşmaları sendikal örgütlenmenin üzerinde olunca demek ‘ekmek-hürriyet’ hepsi slogan ve birer siyasal şovmuş.

Yeni yılda işsiz kalanlara inat Bayramiç’in yeşil elması.

Kazdağları’nı simgeliyor. Ya sponsorların işsiz bıraktığı insanların işsizler ordusuna katılması ne anlam ifade ediyor, neyi simgeliyor.

Efendim gerekçe; yeni asgari ücret.

Bahane hazır.

Çanak tutan kim?

Emekten yana açık tavır aldığını (!) söyleyenler.

Yeşil elmaların tadına doyum olmamıştır.

Biraz da ocakları aşsız kalanlara gönderseniz.. MEHMET CELEN

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -