Kültür

ÇASEM’in 25 Yıllık Hafızası Belgeselle Ölümsüzleşti

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Çanakkale Seramikleri Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi (ÇASEM), kuruluşunun 25. yılını kapsamlı bir programla kutladı

ÇASEM’in 25 Yıllık Hafızası Belgeselle Ölümsüzleşti

Çanakkale’nin kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olan merkez, çeyrek asırlık üretim serüvenini hem özel bir sergiyle hem de uluslararası ödül alan bir belgeselle sanatseverlerin karşısına çıkardı.

Kaleninsesi Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulunan ödüllü belgesel yönetmeni Kurumsal İletişim Direktör Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Ülkü Sönmez ve projede görev alan Medya Merkezi öğrencileri, ÇASEM’in 25 yıllık kültürel mirasını anlatan “TOPRAKTAN” belgeselinin perde arkasını anlattı. Çanakkale seramiğinin sabır, emek ve ustalıkla yoğrulan hikâyesini beyaz perdeye taşıyan yapım, Nicomedia Uluslararası Film Festivali’nde “En İyi Yönetmen” ödülüne uzanarak kentin kültürel belleğini uluslararası arenaya taşıdı.

Çanakkale seramiğinin geçmişten günümüze uzanan hikâyesini konu alan belgesel, yalnızca bir sanat üretimini değil; Çanakkale’ye özgü seramiğin üretim sürecinde sabrı, emeği, ustalığı ve kültürel mirası da beyaz perdeye taşıdı.

Belgesel, kısa süre içerisinde uluslararası alanda da önemli bir başarı elde etti. ÇASEM’in 25 yıllık serüvenini anlatan yapım, Nicomedia Uluslararası Film Festivali kapsamında düzenlenen yarışmada “En İyi Yönetmen” ödülüne layık görüldü. Böylece Çanakkale’nin köklü seramik geleneği ve üniversite bünyesinde yürütülen kültürel çalışmalar uluslararası platformda da görünürlük kazandı.

“Topraktan gelen hikâyeyi anlatmak istedik”

Belgeselin yönetmeni Arş. Gör. Dr. Ülkü Sönmez, projenin kendi kariyeri açısından da özel bir yerde durduğunu belirterek, kültürel miras alanında daha önce çalışmalar yaptığını ve ÇASEM’in hikâyesinin kendisini heyecanlandırdığını anlattı.

Sönmez, “1000 yıllık bir geleneğin bugün hâlâ yaşamaya devam ettiğini görmek çok etkileyiciydi. ÇASEM sadece bir üretim alanı değil; aynı zamanda kültürü geleceğe taşıyan bir hafıza merkezi. Bu hikâyeyi kayıt altına almak bizim için çok kıymetliydi” ifadelerini kullandı.

Belgeselin hazırlık sürecinin oldukça yoğun geçtiğini aktaran Sönmez, ÇASEM Müdürü Prof. Dr. Yeşim Zümrüt ile yaptıkları görüşmelerin ardından merkezin 25. yılına özel bir çalışma hazırlama kararı aldıklarını söyledi.

Sönmez, “25. yılın yaklaşmasıyla birlikte böyle bir belgeselin gerekli olduğunu düşündük. Planlama, çekim ve kurgu sürecini toplam 14 gün içerisinde tamamladık. Projede yer alan öğrenciler; Deniz Derin Akar, Pelin Yurdanur, Duygu Kaya ile ve ÇASEM sanatçılarıyla birlikte yaklaşık 3 gün boyunca çekim yaptık. Ardından kurguyu da 5 günlük yoğun bir çalışmayla tamamladık” dedi.

Seramiğin sabır isteyen yolculuğu kameraya taşındı

Belgesel sürecinde seramik sanatçılarının üretim aşamalarına yakından tanıklık ettiklerini anlatan Sönmez, seramiğin yalnızca estetik bir ürün değil, uzun ve emek isteyen bir süreç olduğunu vurguladı. Sanatçılarla atölyede bulundukları süre için; “Onlarla sıcak bir iletişim kurduk. Adeta aileden biri olduk. Seramiğin öyküsünü daha yakından gözlemleme fırsatı bulduk. El yapımı ürünlerin ne kadar sabır istediğini gördük. Defalarca fırınlama süreçlerinden geçen, uzun emeklerle ortaya çıkan eserler var. Seramik aslında Çanakkale’nin çok önemli bir kültürel alanı. Bu yüzden ortaya çıkan çalışma bizim de içimize sindi” sözleriyle süreci değerlendirdi.

Belgeselin ilk gösterimi ise Şubat ayında Çanakkale Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Gösterim sırasında izleyiciler, ÇASEM’in kuruluşundan bugüne uzanan üretim serüvenine tanıklık etti.

“25 yıllık hafıza orada yaşıyor”

Kutlamalar kapsamında hazırlanan “25. Yılında ÇASEM: Gelenek ve Sürdürülebilirlik” başlıklı sergi de büyük ilgi gördü. Sergide geleneksel Çanakkale seramik formlarının modern yorumları, Ar-Ge çalışmaları sonucu geliştirilen teknikler ve merkezin 25 yıllık birikimini yansıtan eserler sanatseverlerle buluştu.

Sönmez, merkezin yalnızca bir araştırma alanı olmadığını, aynı zamanda yaşayan bir kültür belleği olduğunu ifade ederek, “25 yıllık hafıza orada yaşıyor. 25 yıl önce başlayıp bugün hâlâ üretmeye devam eden, emekliliği yaklaşan hocalar var. Bu yönüyle ÇASEM, Çanakkale’nin kültürel hafızasını taşıyan çok önemli bir merkez” dedi.

“Hocalar el vermek istiyor ama genç katılım azalıyor”

2000 yılında kurulan ÇASEM’in temel amacının Çanakkale’nin binlerce yıllık seramik geleneğini araştırmak, üretmek ve gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu söyleyen Sönmez, gençlerin bu alana daha fazla yönelmesi gerektiğine dikkat çekti.

Sönmez, “Bu alan usta-çırak ilişkisiyle ilerliyor. Hocalar artık bilgi ve deneyimlerini yeni kuşaklara aktarmak istiyor. Ancak genç katılımcı sayısında azalma var. ÇASEMDER, Çanakkale’ye özgü niş bir kültürel alanı temsil ediyor. Bu yüzden diğer araştırma merkezlerine göre biraz daha fazla ilgi görmesi gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Seramiğin yalnızca bir zanaat olmadığını, sanat ve endüstriyle iç içe geçmiş çok katmanlı bir alan olduğunu belirten Sönmez, Çanakkale’nin geleceğinde seramiğin daha etkin bir rol üstleneceğine inandığını söyledi.

“Küresel kültür belleği içerisinde seramik çok önemli bir yerde duruyor. Malzeme yapısı, üretim biçimi ve estetik diliyle çok güçlü bir anlatım alanı oluşturuyor. Bilim, sanat ve tasarım disiplinleriyle birlikte düşünüldüğünde Çanakkale’de seramiğin gelecekte daha etkin bir noktaya taşınacağını düşünüyorum” dedi.

ÇOMÜ Medya Merkezi ilk kez kendi belgeselini üretti

Belgeselin dikkat çeken yönlerinden biri de yapım sürecinin büyük ölçüde öğrencilerden oluşan bir ekip tarafından yürütülmesi oldu. ÇOMÜ Medya Merkezi bünyesinde gerçekleştirilen çalışmada öğrencilerden Deniz Derin Akar, Pelin Yurdanur, Duygu Kaya’nın destek verdiği çalışma, merkezin ilk iç yapım belgesel projesi olarak kayıtlara geçti.

Sönmez, “Daha önce birçok proje yapılmıştı ancak öğrenci ekipleri ve ekipmanlarla tamamen uygulamalı şekilde yürütülen bir film projesi olmamıştı. Biz öğrencileri doğrudan sürece dahil etmek istedik. Böylece iş hayatına başlamadan önce çok önemli bir deneyim kazanmış oldular” dedi.

Öğrencilerin çekim, planlama ve kurgu aşamalarında aktif rol aldığını belirten Sönmez, bu deneyimin ileride gerçekleştirecekleri projeler için önemli bir altyapı oluşturduğunu ifade etti.

“Öğrenciler üretmekten vazgeçmemeli”

Uluslararası festivalden gelen ödülün yalnızca bireysel bir başarı olmadığını söyleyen Sönmez, ödülün tüm ekibe ait olduğunu vurguladı.

“Nicomedia Uluslararası Film Festivali’nde belgesel kategorisinde ‘En İyi Yönetmen’ ödülünü aldık. Bu ödül aslında bütün ekibin emeğini temsil ediyor. Öğrenciler burada işin mutfağını öğrendi. İleride kendi projelerini üretirken nasıl planlama yapmaları gerektiğini deneyimlediler” dedi.

ÇOMÜ Medya Merkezi’nin tüm öğrencilere açık olduğunu belirten Sönmez, medya, podcast, radyo, televizyon ve içerik üretimi alanlarına ilgi duyan öğrencilerin merkeze başvurabileceğini söyledi.

“Öğrenciler burada kendilerini denemeli. Hata yapmaktan korkmamalılar. Çünkü öğrenmenin yolu uygulamadan geçiyor. Kendi imkânlarıyla üretebilecekleri projeleri festivallere göndermeliler. Bir projede en önemli motivasyon hikâyedir. Neyi anlatmak istediğinizi doğru aktarabilirseniz sponsor ve iş birliği desteği de bulabilirsiniz. Bu yüzden gençlerin meraklı olması, network kurması ve pes etmemesi gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Eren Derdes
Editör
E
Editör Hakkında

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -