Gündem

“Çarpık yapılaşmayı önlemeliyiz” - Önder ERGÜL

ÇANAKKALE BÜYÜYOR, ÇANAKKALE DEĞİŞİYOR

“Çarpık yapılaşmayı önlemeliyiz” - Önder ERGÜL

1 -Çanakkale her geçen gün büyüyor ve gelişiyor. Bu büyümenin Çanakkale’ye katkıları sizce nelerdir? Bu anlamda neler yapılıyor?

Çanakkale 1960’lı yıllardan beri küçük bir şehirken, şuanda 140.000 nüfusu olan bir kent haline geldi. Nüfus yönünden bakarsak evet gelişiyoruz diyebiliriz. İnşaatlar artış görüyoruz. Eskileri yıkılıp yerine 6-7 katlı binalar dikiliyor. Yeni imar bölgeleri açılıyor. Fakat bu büyüme sadece inşaat ve nüfus anlamında gerçekleşiyor. Üretime yönelik herhangi bir çalışma yapıldığını göremiyoruz. Bir köprü muhabbeti tutturuldu, köprünün getirisi, götürüsü hiç tartışılmadan köprü dayatıldı. Bu muhabbet sayesinde insanlar 3-5 lira etmeyen tarlalarını çok büyük rakamlarla satarak, ömürlerinde görmeyecekleri paraları kazandılar ve zengin oldular. Bana göre üretmeden edinilen zenginlik günün birinde insanlara kölelik olarak geri döner. Dolayısıyla bu büyüme sağlıklı bir büyüme değil, sadece ve sadece günü kurtarmaya yönelik yapılan politikalardır diye düşünüyorum. Sanal bir büyüme. Üretim olmayan bir büyüme günün birinde duvara çarpmaya mahkumdur diye düşünüyorum.


2 -Önümüzdeki 5 yıl içerisinde size göre Çanakkale ne yönde(turizm, eğitim, tarım vs) ilerleme kaydedecektir?

Saydıklarınızın hepsi Çanakkale’de gelişmeye müsait olan ve Çanakkale’yi geliştirebilecek sektörler. Çanakkale’nin dünyada eşi benzeri olmayan bir lojistik konumu var. Denizimiz, doğamız ve boğazımız var. Adım attığınız her yer tarih kokuyor. Dünya emparyalizmine başkaldırının başlangıç noktası burası. Her ne kadar buraya Barışın Kenti desek de, burası aynı zaman da Direnişin Kentidir. Çanakkale’nin gelişminde sanayi olmazsa olmazdır ama sanayi sektörüyle bozulamayacak kadar güzel bir bölgedir. Allahın özene bezene yarattığı, dışarıdan gelen herkesin çok beğendiği bir bölgedir. Çanakkale’de en çok gelişmesi gereken sektör turizmdir. Deniz turizmi olabilir, doğa turizmi olabilir. Antalya’ya gidiyorsunuz ve görüyorsunuz ki buradaki güzelliklerin yarısı orada yok. Ama adamlar planlı bir şekilde çalışıp reklamını güzel yapıyor ve turisti çekiyorlar. Aynı reklam yapılıp turistlerin bir kısmı buraya çekilebilir. Bunun dışında spor sahaları yapabilabilir. Spor tesisleri kurulabilir. Bu sayede spor kulüpleri burada konaklar ve buda turizme katkı sağlar. Turizmin dışında tarım açısında da ilerlemeliyiz. Domatesimizi tesir ettirebiliriz. Örnek olarak yoğurtu bildiğiniz gibi Türkler bulmuştur. Bugün bakıyoruz özel bir marka bizim yoğurdumuzu almış içine meyve katıp ve dondurup dünyaya satıyorlar. Adına da frozen yoghurt koymuşlar. Halbuki yoğurt bizim bildiğimiz yoğurt. Biz kendi değerlerimize sahip çıkamıyoruz. Ürettiklerimize sahip çıkamıyoruz ve bunları dünyaya tanıtamıyoruz. Bu tanıtım eksikliğimiz Çanakkale’de de hat safhada. Burası direnişin kenti ama dışarıdan gelenleri bunu hissettiremiyoruz. Ben yurtdışına Singapur’a gittim. Singapur tarihi 30-40 yıl içerisinde yazılmış bir tarih. Adamlar o 30-40 yılı öyle bir görselleştirmişler ki oraya girdiğiniz zaman o hissiyatı yaşıyorsunuz.Ben bunu yıllardır dile getiriyorum ama herhangi bir çalışma yapılmıyor.

3 -Yaşanılabilir kentler listesinde ilk ona nasıl girebiliriz? Mutlu bir kent olma yolunda neler yapılabilir?

Çanakkale’nin en büyük özelliği özgür bir kent olması. Çanakkale huzurun kenti. Türkiye’de asayiş açısından en sıkıntısız illerden bir tanesi. Dolayısıyla, Çanakkale mutlu bir kent. Daha mutlu olmamız için neler yapılabilir derseniz, tabi ki yapılabilecek birsürü çalışma vardır. Kentin kalkınması için yapılan toplantılarda bu konuyla alakalı sıkıntılar gündeme getirilir ve çözüm arayışına girilir. Gündeme de getiriliyor zaten ama hayata geçirme aşamasında bir sıkıntı var. Birsürü şey gündeme geliyor ama hayata geçirilemiyor. Örneğin Çanakkale imar yönünden çok çarpık bir kent. İmar olayı, yolların durumu, parkların durumu ve yeteri kadar yeşil alan ayırılmaması büyük birer sorun. Depreme dayanıklı binalar yapılıp, kat sayısı arttırılır. Böylece yeşil alan ve park alanları genişlemiş olur. Ben sporla ilgilendiğim için oradan da dem vurayım. Daha mutlu ve sosyal bir kent için belediyenin yaptığı bazı çalışmalar var. Özgürlük Parkı’nın yanına kurulan Gençlik Merkezi gerçekten kaliteli bir yer. Gittim gördüm. Böyle yerlerin sayısı arttırılarak çocuklar sokaktan kurtarılabilir. Sporla ilgilenmeleri sağlanabilir. Sinema salonları arttırılabilir. Tiyatro salonları arttırılabilir. Bunların haricinde çokta bir şey yapılmasına gerek yok. Çanakkale zaten huzurlu ve mutlu bir kent. Ufak rötuşlar ekleyerek bazı düzenlemeler yapılabilir diye düşünüyorum.

4 -Ekonomik yönden değerlendirdiğinizde değişim ve gelişim yönünde yatırımlar (ulaşım, turizm, eğitim, sanayi, termik santraller, metal madenciliği) ne yönde olabilir, maden ve termik santral konusuna nasıl bakıyorsunuz?


Kesinlikle karşıyım direk söyleyeyim. Hiç kıvırtmaya falan gerek yok. Termik santrallere de yeşil alanların bozulmasına karşıyım. Kazdağları’nın kazılmasına da karşıyım. Kazdağları’nın üzerindeki endemik yapı, altındaki altın madenlerinden çok daha değerlidir diye düşünüyorum. Kazdağları’ndan çıkarılan altının Türkiye’nin kasasına hiçbir getirisi olmadığını düşünüyorum. Zeytin başlı başına kutsal bir ağaç ama maalesef dünyada zeytin ağacını kesen tek ülkeyiz. İspanya, Fransa, İtalya bir tane dalına bile zarar vermezken bir yol geçecek diye 100 tanesini kesiyoruz. Yerine yenisi ekiliyor diyorlar ama alakası yok. 100 kesiliyorsa 10 tane ekilmiyor bile. Dolayısıyla, Kazdağları’nın kazılmasına da termik santrallerine de karşıyım. Güneş ve rüzgar enerjisinden yararlanmamız gerektiğini düşünüyorum.

5 -2018 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Troia yılı ilan edildi. Bize kazanımları neler olacaktır? Nasıl hazırlanıyoruz?

Çanakkale’ye katkısı muhakkak olacaktır. Siyasi anlamda, politik anlamda ve reklam anlamında büyük katkıları olacaktır. Vatandaşa bir katkısı olur mu? O konuda şüpheliyim. İnşallah olur diyelim.

6 -Çanakkale 1915 Köprüsü şimdiden ses getirmeye başladı. Bittiğinde şehrimize katkısı ne olacaktır?

Şehrimize sadece görsel olarak bir katkısı olacaktır. Başka hiçbir katkısı olmayacaktır. Yanlış olabilir ama benim düşüncem bu. Çanakkale’nin denizi var, feribotları var. Feribot sayısı arttırılsa bu trafik sıkıntısı ortadan kalkacak. Hep aynı şeyleri söylüyorlar. Bayramda kuyruk oluyor diye. Doğru oluyor. Feribot sayısını arttırırsın, bunları Kepez’e, Karaören’e alırsın bu sorun ortadan kalkar. Köprü yapmak ve yol yapmak sadece ve sadece birilerine para kazandırmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

7 -Muhtemelen büyükşehir olacağız. Bu konuda hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Konuya hangi açıdan baktığımıza bağlı. Büyükşehir olmanın maddi anlamda getirileri tabi ki var. Büyükşehir olduktan sonra Çanakkale’nin üzerinde yaratacağı etkiler önemli diye düşünüyorum. Çünkü büyük bir kent olduktan sonra Çanakkale’deki huzur ve mutluluk hali devam edecek mi? Bu sürdürülebilecek mi ? Önemli olan bu. Büyükşehir olmanın iller bankasına katkısı olacaktır. Siyasiler istediği gibi oy potansiyeline sahip olacaktır. Onun haricinde kesinlikle Çanakkale’ye bir getirisi olacağını düşünmüyorum. Çanakkale bu haliyle gayet güzel. Büyüyecekse sadece tarım ve turizm ile büyüsün.

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -