Spor

Çanakkale'nin Gururu Birgül Erken: “Sınırlar, Kabul Ettiğimiz Yerde Başlar”

Milli sporcu Birgül Erken, Finlandiya’da buz altı serbest dalışta kırdığı dünya rekorunun ardındaki görünmeyen süreci Kaleninsesi okuyucularıyla paylaştı

Çanakkale'nin Gururu Birgül Erken: “Sınırlar, Kabul Ettiğimiz Yerde Başlar”

Birgül Erken, başarıya giden yolda yıllarca Türkiye’de ve dünyanın pek çok ülkesinde çalışmaları, kazandığı başarılarda karşılaştığı zorluklarla baş etmeyi, kendi imkânlarıyla ilerlediği zorlu hazırlık sürecini ve hayallerine ulaşmak uğruna yaptığı kişisel fedakârlıkları samimi ifadelerle anlattı.

Birgül Erken’in Finlandiya’da kırdığı dünya rekoru, yüzeyde birkaç dakikalık nefes kesen bir performans gibi görünse de, aslında yıllara yayılan derin ve zorlu bir yolculuğun sonucu. Bu başarı; yalnızca fiziksel dayanıklılığın değil, aynı zamanda sabrın, yalnızlığın ve inancın sınandığı bir sürecin ürünü.

Erken’in hikâyesi Finlandiya’nın buzlu sularında değil, Türkiye’de, Sivas’ın Zara ilçesindeki Tödürge Gölü’nde başladı. Yıllarca burada çalışan milli sporcu, en büyük hayalinin rekoru kendi ülkesinde kırmak olduğunu söyledi. Sivas’ta küresel ısınma nedeniyle buz kalınlığının yetersiz olması sebebiyle ertelemek zorunda kalan Erken, bu yıl rotasını Avrupa’ya çevirdi. Finlandiya’da yaklaşık 30 santimetre kalınlığındaki buz tabakasının altında gerçekleştirilen dalış, hem doğa koşulları hem de fiziksel zorluklarıyla dikkat çekti.

Kaleninsesi’ne özel açıklamalarda bulunan Erken, suyla kurduğu bağı “ikinci evim” sözleriyle tarif ediyor. Çocukluğundan bu yana suyun içinde geçen yaşamının, onu bugünlere taşıyan en güçlü motivasyon kaynağı olduğunu vurgulayan başarılı sporcu, sınırları zorlamanın kendisi için bir tercih değil, adeta bir yaşam biçimi olduğunu dile getirdi.

Suyun içinde disiplin şart!

Suyun içinde büyüyen bir genç kızın, yıllar içinde kendi sınırlarını keşfederek onları aşma yolculuğu… Bir yanda edebiyat öğretmeni kimliğiyle kelimelerin dünyasında yaşayan, diğer yanda ise nefesini tutup buzun altındaki sessizliğe kendini bırakan bir sporcu Birgül Erken.

Erken tarafımıza yaptığı açıklamada; suyun altında ilerlerken yalnızca bedenini değil, zihnini de kontrol etmek zorunda olduğunu aktardı. Erken’in başarısı; disiplin, sabır ve kararlılığın bir sonucu. Onun hikâyesi, sporun ötesinde, insanın kendi iç yolculuğuna dair güçlü bir motivasyon oluşturdu her zaman. Bu yüzden antrenmanlarında da büyük bir disiplinle yürüttüğünü aktardı.

Her rekor denemesi bir finansman sürecinden geçiyor

Bu rekorun en çarpıcı yönlerinden biri ise finansman süreci. Erken, hazırlıklarının büyük bölümünü kendi imkânlarıyla gerçekleştirdiğini açıkça ifade ediyor. Hatta bu hedef uğruna bireysel emeklilik birikimlerinin bir kısmını bozdurduğunu da açıklayan Erken “Bazı hedefler vardır; sadece çalışmak yetmez, kendi geleceğinizden de yatırım yapmanız gerekir,” şeklinde bazı fedakarlıkların yapılması gerektiğini belirtti. Erken, bu sürecin yalnızca sportif değil, aynı zamanda kişisel bir fedakârlık hikâyesi olduğunun altını çizdi.

Bu noktada yaşadığı en büyük zorluklardan biri ise destek eksikliği. Zaman zaman motivasyonunun düştüğünü kabul eden milli sporcu, Finlandiya’da öğrendiği bir deyimle o anları şu şekilde anlattı;

“Burnuna bezelye kaçmış gibi hissetmek… Bir ara gerçekten öyleydim. Ama sonra kendime şunu hatırlattım: Yıllardır bunun için çalışıyorum. Destek yok diye duramam,” dedi.

Ekipman Bile Bir Hikâyeye Dönüştü

Birgül Erken’in Rekor dalışında kullandığı monopalet bu yolculuğun sembollerinden biri. Kendi ölçülerine özel olarak üretilen bu ekipmanı, Finlandiya’ya gitmeden önce satışa çıkaran Erken, rekoru kırdıktan sonra paleti yeni sahibine teslim ettiğini açıkladı. Erken; “Bazı ekipmanlar sadece kullanılmaz, tarih yazar,” diyerek bu tercihin onun için ne ifade ettiğini anlattı.

Serbest dalışın dışarıdan fiziksel bir mücadele gibi göründüğünü ancak asıl savaşın zihinde başladığını vurgulayan Erken, dalış anını “kabul” duygusuyla açıkladı.

Rekor gününde yeni ekipmanına rağmen son anda eski dalış elbisesini tercih ettiğini söyleyen sporcu, yalnızca bir antrenmanla suya girdiğini belirtiyor. Bu belirsizlik içinde zihinsel olarak teslimiyet noktasına ulaştığını belirterek; “O an ‘olursa olur, olmazsa da dünyanın sonu değil’ dedim. Zihnim sustu. İlk 20 metrede bunun rekor dalışı olacağını hissettim. Çünkü akış kusursuzdu.”

“Sanki tüm hücrelerim aynı anda “başardın” diye bağırıyordu.”

Birgül Erken için su yalnızca bir spor alanı değil. Onun ifadeleriyle su, ikinci evi gibi.

O kadar ki Erken yaptığı açıklamada; “Kendimi suya ait hissediyorum. Deniz çocuğuyum ve suyun dışında bir hayat düşünemiyorum,” şeklinde konuştu.

“Ben suyu seçmedim, su beni çağırdı,” diyen Erken, kendini suyun içinde “anne karnındaymış gibi” hissettiğini anlattı. Bu bağ, onun disiplinli antrenman rutinine de yansıdığını aktardı. Meditasyon, yoga ve nefes çalışmaları hayatının merkezine aldığını belirten Erken “Güç kaslarda değil, sakinlikte,” sözleri ile zihin ve vücut arasında nasıl bir denge kurduğunu anlattı.

Finlandiya’daki kırdığı rekor için de bu nedenle sakinlikle geçirdiğini aktardı. Rekoru kırdığı anı; “O an yalnızca bir rekor değil; yılların emeği, yalnızlığı, inancı ve fedakârlığı aynı anda yüzeye çıktı. İlk 20 metreyi palet sayarak geçtim. Ve tam o anda bunun rekor dalışı olacağını anladım. Çünkü akış kusursuzdu. Sonraki tüm metre işaretleri daha rahat, daha kendinden emin geçti. Artık sadece yüzmüyordum… akışın içindeydim. Rekoru kırdıktan sonra, sanki tüm hücrelerim aynı anda “başardın” diye bağırıyordu.

Ve Türk bayrağını açtığım anda şunu hissettim; Bütün zorluklar buna değmişti,” şeklinde açıkladı.

Kırılma Noktası: İnancını Kaybetmemek

Kariyerindeki en önemli dönüm noktasının bir rekor olmadığını söyleyen Erken, asıl değişimin kendi içinde gerçekleştiğini ifade ederek “Herkesin ‘olmaz’ dediği yerde, benim içimden ‘olur’ demeye devam ettiğim an… Asıl kırılma buydu, ”dedi.

141 Metrelik Sessizlik ve Bir Tamamlanma Anı

Finlandiya’daki dalışta 141 metreyi aşarak dünya rekoruna imza atan Erken, su yüzüne çıktığı anı şu sözlerle anlatıyor:

“Göğüs kafesim fersah fersah açıldı. Sanki içime yeniden hayat doldu. Bu sadece bir rekor değildi; yılların emeği, yalnızlığı ve inancı aynı anda yüzeye çıktı.”

Dalış sonrası performansı ekip ve hakemler tarafından son derece kontrollü ve güçlü olarak değerlendirilirken, Erken’in fiziksel durumu da oldukça iyi olarak kaydedildi.

Hatta bu başarıyı şu sözlerle ifade ediyor:
“Bu kadar kolay olacağını bilseydim daha fazla metreyi bile düşünebilirdim.”

“Bu ödülü pes etmeyen tüm kadınlara armağan ediyorum”

Birgül Erken, elde ettiği bu başarıyı yalnızca kişisel bir zafer olarak görmediğini belirtti. Rekorunu, korkularına rağmen yola çıkan tüm kadınlara armağan ettiğini söyleyen Erken; “Sınırlar, yalnızca onları kabul ettiğimiz sürece vardır. Bu rekoru, korkularına rağmen yola çıkan ve vazgeçmeyen tüm kadınlara armağan ediyorum. ”dedi.

Onun hikâyesi, buzun altında kırılan bir rekorun ötesinde; görünmeyen mücadelelerin, sessiz fedakârlıkların ve vazgeçmeyen bir zihnin hikâyesini barındıran Birgül Erken, Çanakkale dahil bir çok şehirde sporun her kategorisine başlayan, zorluklarla karşılaşan gençlere hem ilham oluyor, hem öğrencilerine dolu dolu bir başarı hikayesinin kahramanı olmaya devam edecek görünüyor.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Eren Derdes
Editör
E
Editör Hakkında

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -