Türkiye Deprem Tehlike Haritası’nda 1. derece deprem kuşağında yer alan Çanakkale’de, uzmanlar tarafından yapılan son değerlendirmelerle birlikte kentin görece daha güvenli bölgeleri ortaya çıktı. Ancak uzmanlar, “tamamen dayanıklı” bir ilçe bulunmadığının ve asıl belirleyici unsurun zemin yapısından çok yapı kalitesi ile doğru kentsel planlama olduğunun altını çiziyor.
Çanakkale Genelinde Deprem Riski Yüksek
Jeoloji ve zemin etütlerine göre Çanakkale ili aktif fay hatlarıyla çevrili durumda. Saroz-Gaziköy, Anafarta, Etili, Çan-Biga, Sarıköy, Yenice-Gönen, Evciler ve Pazarköy fayları, hem il merkezi hem de ilçeler için önemli bir tehdit oluşturuyor. Özellikle merkezdeki yerleşim alanlarının yaklaşık yüzde 70’inin alüvyon zemin üzerinde bulunması, zemin sıvılaşması riskini artırıyor.
Riskli İlçeler Dikkat Çekiyor
Ayvacık, Ezine, Bayramiç ve Biga gibi ilçeler ise aktif faylara yakınlıkları ve zemin özellikleri nedeniyle yüksek risk grubunda değerlendiriliyor. Kıyı şeridinde bulunan Lapseki de zemin sıvılaşması potansiyeli bakımından riskli bölgeler arasında gösteriliyor.
Görece Daha Güvenli Bölgeler
Deprem uzmanları, Çanakkale merkezinde yer alan Esenler, Karacaören ve yeni hastane çevresinin, daha sağlam zemin koşullarına sahip olması nedeniyle diğer bölgelere kıyasla avantajlı olduğunu belirtiyor. Merkezin güneyinde yer alan sırt bölgeleri de zemin stabilitesi açısından öne çıkıyor. İlçeler genelinde ise kıyıdan uzak, iç kesimlerde kalan bölgeler fay hatlarına daha uzak olmaları nedeniyle görece daha düşük risk taşıyor.
Adalar kısmen güvenli
Çanakkale’nin gözde turizm merkezleri Gökçeada ve Bozcaada, deprem riski açısından “kısmen güvenli” bölgeler olarak değerlendiriliyor. 2014’te Gökçeada açıklarında meydana gelen yaklaşık 6,5 büyüklüğündeki deprem, adanın çevresindeki tektonik hareketliliğin sürdüğünü gösterirken, Yunanistan açıklarında yaşanan 5,3’lük sarsıntı da adada hissedilmişti. Buna karşın deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Bozcaada için kısa vadede büyük bir deprem olasılığının düşük olduğunu belirterek, her iki adanın da fay hatlarına kıyasla görece avantajlı konumda olduğunu vurguluyor.
Zemin Kadar Yapı Kalitesi Önemli
Uzmanlar, yalnızca zemin yapısına göre güvenli bölge seçmenin yeterli olmayacağını vurguluyor. Depreme dayanıklı yapı stoku, düzenli kentsel dönüşüm ve sıkı denetim olmadan hiçbir bölgenin güvenli sayılamayacağını belirten uzmanlar, vatandaşların yeni konut alımlarında mutlaka zemin etüdü ve yapı denetim belgelerini sorgulamasını öneriyor.
Yorumlar
Yorum Yaz