Öğrenciler, üniversitede yeterli ve ulaşılabilir yemek talep ediyor ve yüzde 135’lik zammın geri çekilmesini istiyorlar.
“Yüzde 135 zam kabul edilemez”
Cemre Torosyan; “Ekimden bu yana yaşanan kadın cinayetlerinden sonra birçok kadın eylemi yapıldı. Bu eylemlerin sonucunda artık yeter diyen bir grup öğrenci dayanışmak için bir araya geldik. Toplanan kitleyle Öğrenci Birliğini kurduk. Öğrenci Birliği olarak duyurabildiğimiz kadar duyurduk eylemi, para topladık. Çağırımıza kulak veren arkadaşlarımızla birlikte önceki gün toplanıp sandviçleri hazırladık. 4 Kasım pazartesi günü de ÖSEM yemekhanesi önünde arkadaşlarımızı boykota, hep beraber dayanışmaya çağırdık, sandviçlerimizi dağıttık. Sonucunda da çok güzel tepkiler aldık öğrenci arkadaşlarımızdan. Vermek, göstermek istediğimiz mesaj üniversite öğrencileri olarak en temel hakkımız olan yeterli ve ulaşılabilir beslenme için omuz omuza verdiğimiz mücadelemiz. Bu dönem yemekhaneye gelen %135 zam kabul edilemez.
“Ses çıkarmanın vakti geldi”
Ses çıkarmanın vakti geldi de geçiyor. Tüm arkadaşlarımızı dayanışmaya, yemekhanenin fahiş fiyatlarını boykota çağırıyoruz. Öncelikli talebimiz açık, zamların geri çekilmesini istiyoruz. Geçen yıl 15 lira olan yemekhanenin bu sene 35 liraya çıkarılmış olması kabul edilebilir değil. Eminim fiyatlar bir yana herkes yemekhanede çıkan yemeklerin lezzetsiz ve doyurucu olmadığı konusunda da hemfikirdir. Ulaşılabilir ve doyurucu öğünler talep ediyoruz.
Özerk ve demokratik üniversite talebi
Samet Demiral; “Uzun yıllar sonra üniversitemiz kitlesel bir eyleme tanıklık etmiş ve eylem sonrası yine ÇOMÜ'deki ilerici öğrenciler tarafından örgütlenen forumda gençliğin sorunları tartışılmıştır. ÇOMÜ Öğrenci Birliği özerk ve demokratik üniversite talebiyle, üniversitede söz yetki ve kararın üniversite bileşenlerine devredilmesi istemiyle ÇOMÜ'lü öğrenciler tarafından kurulmuştur. Beslenme temel bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacımız ücretsiz karşılanması gereken yerde her sene gelen fahiş zamlarla ücretli olarak bize sunulmaktadır. Eylemde verilmek istenen bir diğer mesaj ise üniversite öznelerinin bozuk üniversite düzenine karşı bir alternatif oluşturabileceğidir. Keza biz kendi öğrenci harçlıklarımızdan ufak tefek toplanan paralarla üniversitenin paralı yemekhanesine bir alternatif oluşturduk.
“Zehirlenme olayı sabrımızı taşıran bir diğer durum”
Eylem öncesi ise sandviçleri sıra arkadaşlarımızla beraber hazırlamamız bizi her geçen gün bireyselleştiren düzene karşı birlik olunca neler yapabildiğimizi ve yapabileceğimizi anımsatan güzel bir dayanışma ortamının kurulmasına vesile oldu. Diğer talebimiz yemeklerin insan onuruna yakışır nitelikte olmasıdır. Yurtlarda ve okul yemekhanesinde çıkan yemekler ise bu talebimizden oldukça uzaktadır. Sene başında Terzioğlu Kız Öğrenci Yurdu’nda yaşanan zehirlenme olayı ise sabrımızı taşıran bir diğer durumdur. Biz öğrenciler nitelikli ve ücretsiz beslenme hakkımızı istiyoruz. Bu hakkımızı alana kadar mücadele edeceğiz.
“Dayanışmayı büyütelim”
Atakan Hoca; “Eylemin öğrenci sıfatına sahip herkesçe aidiyet duygusuna işaret etmesine yönelik çalıştık. Bu gayeler doğrultusunda maddi olarak katkıyı da, sandviçlerin hazırlanmasını da ve dağıtımına da kolektif bir şekilde sahiplendik. Krizin faturaları her zaman halk tabanına kesilmektedir, ekmeğini ise yönetenler yemektedir. Ayrıyeten sosyolojik bir fecaat daha vardır ki o da her şeyden bağımsız öğrenci tabanının ''yahu 35 TL de çok bari biraz indirsinler'' diyemeyecek kadar sosyal refleksler vermekten alıkoyulmuş zümrelere dönüşmüş olduğudur. Lakin herkes şimdiden hazır olsun, bu böyle kalmayacak. ÇOMÜ öğrencisi de hakkını aramaya başladığında kimse şok olmasın. Yapılan bu eylemler bunun işaretidir. Benim talebimin muhatabı öğrencilerdir, sıra arkadaşlarımdır. Haklarımızın farkında olalım, sosyal bir varlık olduğumuzu unutmayalım. Ses çıkaralım, dayanışmayı büyütelim.
Yorumlar
Yorum Yaz