Serin bir öğleden sonrası, kahveniz ve kitabınızla size eşlik eden bir plak dinletisinin olduğu plak kafede oturdunuz mu hiç?

Peki hayalinizdeki kafeyi açmak ne kadar zor?
Herkes bir gün “bir kafe açacağım” der. Bazıları hayallerine kavuşur. Bazıları çok çabalar. Bazıları sadece düşünmekle yetinir. Çanakkale’nin üretken gençlerinden Duygu Karadeniz ise bu hayalini çok uğraşarak gerçekleştirenlerden.

Duygu Karadeniz (36), Bozcaada’daki Kafe ve Restoran işletmeciliği deneyimini Çanakkale Merkeze taşımaya karar verdi. Bu fikrini geliştirerek kafesinde hem özel seçkilerden oluşan kitaplar bulundurmayı, hem de plak dinletisi eşliğinde kendi hazırladığı mutfak ürünleriyle misafirlerine özel bir deneyim sunmayı hedefliyor. Bize bu konseptin Türkiye’de tek olduğunu belirten Karadeniz kafe açma deneyimlerini paylaştı.
Duygu Karadeniz kimdir?

İstanbul'dan Bozcaada'ya Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümü okumaya gelen Karadeniz, burada geçirdiği zamanlarda, hayatının da değişeceğini henüz bilmiyordu. Okuldan sonra kurumsal iş hayatına dönen Karadeniz, evlenince çalışma hayatına devam etti. Ancak Karadeniz ve ailesi İstanbul’un gürültülü ve kaos barındıran ortamında daha fazla yaşamak istemediler. Ailesi ile tekrar Bozcaada’ya dönen Duygu Karadeniz, burada biraz çalıştıktan sonra Bozcaada Kitap Fuarı’nda olan eniştesi Murat Deniz ile ortak olmaya karar verdiler. Plak Kafe açma fikri bu şekilde gerçeğe dönüştü.

Duygu Karadeniz Kaleninsesi Gazetesi okuyucularına samimi açıklamalarda bulundu.
Herkes bir gün kafe açmak ister, siz ise erken yaşta bu hayali gerçekleştirenlerdensiniz. İçinize sindi mi? Ne gibi zorluklarla karşılaştınız?
Ben kafe açma fikrini hep taşıyordum ama zaman ve yer konusunda hiçbir fikrim yoktu. Çünkü uzun bir dönem İstanbul’da yaşadık. Ancak ailemle daha huzurlu sakin bir kasaba hayatı yaşamak istediğimize karar verip Bozcaada’ya yerleştik. Burada işletmeci olarak küçük deneyimlerim oldu ama kışın karşılaştığımız zorluklar nedeni ile Çanakkale merkeze yerleştik. Her yerde kafe var zaten ve benim farklı bir vizyonum olduğunu göstermem gerekiyordu. Burada Murat Deniz’e ait eski plak dükkanını Plak ve Kitap kafeye çevirmeye karar verdik, birlikte ortak olduk. Tasarım süreci benim için zaman alan bir süreçti.
“Tüm Tasarımlar bana ait”

Aynı zamanda tasarımcı mısınız?
Ben hayalimdeki kafeyi kafamda canlandırırken, avizesinden, kitap rafına, menü ve duvar dekoruna kadar çok yönlü tasarlama işine giriştim. Tüm aşamalarında emeğim olsun istedim. Bu kafedeki bazı tasarımlar sadece bana ait, uzun saatler düşünüp elime fırça alıp boyadım, çizip tasarladım, avize, plak rafı, kitap reyonu, okuma köşesi alanını dahi tasarladım.
Rulo menüyü de siz mi tasarladınız?

Bu menüyü de ben tasarladım, seçtiğim kâğıdın rengi ve kağıt tomarının rulo olması bu kafeye özgü bir nitelik kazandırdı. İstediğim zaman yazıp silebiliyorum yırtabiliyorum hissi, görenler de farklı duygular uyandırabiliyor.

Bu kafede plaklar ve kitapları nereden temin ediyorsunuz?
Kitaplar daha çok Bozcaada Kitap fuarı işletmecisi Murat Deniz’in de dahil olduğu Kepez’de bulunan bir depomuzdan getirtiyoruz. Burada daha çok kendi oluşturduğumuz seçki kitapları bulunduruyoruz.

“Nadir Kitap Seçkimiz var”

Kitaplarımız son güncel olmasından ziyade edebiyat sevenler için anlam ifade eden özel seçkilerle dolu, hatta Nadir Kitap serimiz de var. Bu bazı kitapların Birinci baskıları ve bazı kitapların özel baskılarını içeriyor.

Plaklar için kurallarınız nedir?
Kitaplarımız %20 indirimli genelde plaklarımız da açılışımıza özel indirimlerle satılık. Plaklarımız arasında çok eski nadir plaklar da bulunuyor. Hiç paketinden açılmamış yeni plaklarımız da bulunuyor.

Ancak bir plağı burada denemeniz için onu önce müşterimizden satın almasını istiyoruz. Çünkü plaklar kolay çizilebilen ve telafisi olmayan ürünler. Ben bazen kuralları esnetebiliyor müşterilerimi kırmıyorum. Ama öncelikli olarak plakların satıldıktan sonra çalınması.
Sizin bu kafeye gelen bir müşterinize tavsiye olarak kitap, plak, içecek kombinasyonunuz nedir?
Herkesin zevki farklı tabi ki, ama ben Harper Lee’den Bülbülü Öldürmek isimli kitabını yeni okudum ve çok etkilendim.

Bu kitap eşliğinde dinlemek için ise Ela Fitzgerald Jazz seçkisini tavsiye ederim. Yanında az sütlü filtre kahvemiz ile benim ellerimle hazırladığım manolya tatlısı sanırım güzel eşlik
eder.
“Ruhunuza hitap etsin istiyoruz”
Bu kafede insanın hem kulağına hem gözüne hem damağına hem de ruhuna hitap ettiğimizi düşünüyorum.
Tatlı ve atıştırmalıklar da sizin el emeğiniz tabi

Kesinlikle öyle, evimde aileme çocuklarıma nasıl özenerek yapıyorsam aynı özeni göstererek özel tatlılar yapıyorum.

Kafe açarken karşılaştığınız zorluklar olmuştur muhakkak, sizin kırıldığınız bir an oldu mu?
Bürokratik işler zaman alıyor. Evrak işleri de bir şekilde hallediyorsunuz. Ben biraz dekor ve tasarım kısımlarında zorluk yaşadım. Bu işler zaman aldı. Ustalarla birlikte çalıştım birlikte boyadık. Ama emeğim çok olduğu için herşey istediğim gibi oldu.


Kaleninsesi Gazetesi olarak teşekkür eder başarılar dileriz.
Haber: Süha Parmaksız
Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumlar
Yorum Yaz