Asayiş

Çanakkale’de 39 Yaşındaki Restoratörün Şüpheli Ölümü: Profesör Eşinin Yargılanmasına Başlandı

Çanakkale’de 39 yaşındaki restoratörün 5. kattan düşerek yaşamını yitirmesine ilişkin tutuklanan profesör eşinin yargılanmasına başlandı.

Çanakkale’de 39 Yaşındaki Restoratörün Şüpheli Ölümü: Profesör Eşinin Yargılanmasına Başlandı

Çanakkale’nin Kepez beldesinde 30 Ekim 2024 tarihinde meydana gelen ve restoratör Tuğba Yavaş’ın (39) hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olayla ilgili açılan davada, tutuklu sanık Prof. Dr. Alptekin Yavaş’ın yargılanmasına başlandı. Çanakkale 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tutuklu sanığın yargılamanın Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etmesine karar verildi.

Olay, Kepez beldesi Hamidiye Mahallesi Aziz Nesin Caddesi’nde bir apartmanın 5. katında yaşandı. Restoratör Tuğba Yavaş, apartmanın balkonundan park halindeki bir motosikletin üzerine düştü. Çevredeki komşuların ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan Yavaş, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Polis ekipleri, olayın ardından Tuğba Yavaş’ın eşi Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Alptekin Yavaş’ın ifadesine başvurdu. Sanık, ifadesinin ardından “kasten adam öldürme” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Prof. Dr. Alptekin Yavaş hakkında “kasten adam öldürme” suçlamasıyla dava açıldı. Savcı, olayın aile içi bir şiddet ve cinayet olayı olabileceği üzerinde durarak, suçu “üstsoy veya altsoya, eş veya kardeşe karşı işlenmesi” maddesi üzerinden ağırlaştırılmış ceza talep etti.

Bugün gerçekleştirilen ilk duruşmaya, tutuklu sanık Prof. Dr. Alptekin Yavaş, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Mahkeme salonunda müşteki avukatları, Tuğba Yavaş’ın yakınları ve sanık avukatları hazır bulundu.

Sanık Prof. Dr. Yavaş, SEGBİS üzerinden yaptığı savunmada suçlamaları reddederek eşinin ölümünün bir kaza sonucu meydana geldiğini öne sürdü. Ancak müşteki avukatları, olay yerinde yapılan ilk incelemelere dayanarak olayın bir cinayet olduğunu savundu ve sanığın cezalandırılmasını talep etti.

Sanık Prof. Dr. Alptekin Yavaş’ın savunması şu şekilde:

“Tarafıma yönetilen suçlamaları kabul etmiyorum. Eşim 2023 yılında büyük bir epilepsi nöbeti geçirdi. Daha önce böyle bir nöbet geçirmemişti. Geçirdiği nöbet sonrasında evde tek kalmaktan korktuğu için bir süre benimle okula geldi. Krizden sonra gittiğimiz nöroloji uzmanı bizi psikiyatriye yönlendirdi. 6 defa psikiyatriye gittik. Çeşitli ilaçlar verildi. Sonra kilo aldığı için ilaçları kullanmayı bıraktı. Kıskançlık krizleri başladı. Şüphelendiği kişiyi eve getirerek beraber yemek yedik. Bu yemek sonunda eşim bana ‘Sen haklısın’ dedi. Eşimin bundan önce intihar girişimi oldu. Büyük epilepsi krizinden 1 ay önce Çanakkale’de otomobille seyir halindeyken, her zamanki tartışmaları yaşarken bir anda arabanın kapısını açıp kendini atmaya çalıştı. Bu sırada ben de kolundan tutarak buna engel oldum. Bunun dışında oğlumuzun yanında da bir intihar girişimi oldu. Evdeyken tartışma anında televizyonu ve bilgisayarı yere attı. Balkona çıkarak ‘Kendimi atarım’ dedi, daha sonra evimizin üs katından oğlum geldi. Oğlumla beraber eşimi bunu yapmaması konusunda ikna ettik.”

Olay günü eşinin mevlit organizasyonu için bir arkadaşıyla görüştükten sonra eve geldiğini belirten Yavaş, şunları söyledi:

“Her şey normaldi. Uyumak için yatağa yattık. Bu sırada eşim benim ilgisizliğimden yakınarak, yaşadığı bazı sorunlardan anlatmaya başladı. Konuşma bir süre sonra tartışmaya dönüştü ve eşim benim üzerime yürümeye başladı. Eşim ara sıra oğlumun yanında da bana vuruyordu. Ben herhangi bir fiziki müdahalede bulunmadım. Bunun üzerine ben yüksek sesle ‘Tuğba yeter’ diye bağırdım. Tartışmanın sona ermesi için banyoya girdim. Her zaman tartışmalarda böyle yapardım. Onun da arkamdan geleceğini düşündüm. Böyle de oldu. Eşim arkamdan banyoya geldi. Ona şaka olsun diye su fırlattım. Ancak eşim bağırarak banyodan çıktı. Ben de hemen banyodan kurulanıp çıktım. Çıktığımda eşimi evin içinde göremedim. Eşim balkona çıkmıştı. Eşim balkondan bana bağırarak ‘Kendim atarım’ dedi. Ben de ona ’Oğluma ve bana bunu yapamazsın’ dedim. Balkon tırabzanlarına doğru yaklaşınca ben de ona doğru yaklaşarak ’Yapma’ dedim. Bunun üzerine eşim bana ‘Yaklaşma’ diye bağırdı. Bir süre sonra eşim tırabzanların öbür tarafına geçti. Eşimin bir süre sonra ayakları kaydı ve balkon tırabzanlarına sadece elleriyle tutundu. Bunu fark edince koşarak bileklerinden tuttum. Eşime sağ ayağını trabzanın üstünden atarsa kurtulabileceğini söyledim. Eşim bunu yapamadığını belirtti. Bir süre sonra eşimin elleri trabzandan kaydı ve sadece ben bileklerinden tutuyordum. O sırada eşimi tutup çekmeye çalıştım ancak gücüm yetmedi. Eşim düşerek vefat etti. Beraatımı talep ediyorum.”

Hakim, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Ayrıca davanın, suçlamanın ağırlığı ve delillerin kapsamı nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etmesine hükmetti.

Duruşma sonrası açıklama yapan Tuğba Yavaş’ın ailesi ve yakınları, adaletin yerini bulmasını beklediklerini belirtti. Avukatlar, olayın cinayet olduğunu kanıtlayacak yeterli delillerin mevcut olduğunu ifade ederek sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi.

Dava, Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edilmesinin ardından ileri bir tarihte yeniden görülecek. Mahkeme, olayın aydınlatılması için ek delil ve tanık beyanlarını da dikkate alacak.

Kaynak: İHA

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
İHA
Editör
İ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -