Gündem

"Çanakkale Türkiye’nin En Özel Şehri" 29.3.2019

Çanakkale 31 Mart Yerel Seçimlerine hazırlanıyor. Seçime sayılı günler kala halk adaylardan ne bekliyor? Çanakkale’nin geleceğe...

"Çanakkale Türkiye’nin En Özel Şehri" 29.3.2019

Hilal Aksan; ‘’ Bizim ülkemiz değerlendirmeye tabi tutulduğu zaman üç yanımız denizlerle çevrili diğer yanlarımız karasal olmasına rağmen tarihi zenginliği bol olan bir ülkeyiz. Bunu dünyanın başka yerlerindeki insanlar gezip, görmesi bakımından uygun olduğu için ülkemizi gelip, görmelerini arzu ederiz. Onlarda bu arzuya uyuyorlar ama biz onlara geldikleri zaman gereken misafir perverliği ya da geldikleri zaman onların barınması, giyinmesi ihtiyaçlarının karşılayabilecek imkanları henüz daha arzu edilen niteliğe ulaşmış değiliz. Bu nedenle, öncelikle sanayiye önem verildiği gibi turizme de önem verilmesi gerekiyor. Bunun geliştirilmesi için daha yapılacaklar, kat edilecek mesafeler çok ama mesela benim kendi tespitim; bizim 1915 Savaşları’nın cereyan ettiği Gelibolu Yarımadası bildiğim bileli hep günü birlik kutlamalarla geçiştiriliyor. Örneğin büyük bir kitle geliyor, İstanbul’dan buraya, kutlamayı yapıyor, gidiyor. Bu Anzak’lar konusunda da böyle yerli turist konusunda da böyledir. Çanakkale’ye bu insanların barınması için kalacakları yerlerin mutlaka yapılması lazım. En büyük eksilik budur. Eğer turizmde faydalanılması gerekiyorsa mevcut olan oteller bu işe cevap vermiyor, verse de kifayetsiz bir cevap oluyor. Özel günlerde çok yoğunluk oluyor ve o gün başka gelenler de açıkta kalıyor. Günübirlik otobüslerle geliyorlar, otobüslerle geri dönüp gidiyorlar. Her ne kadar şimdi Çanakkale’ye uçak seferleri de yapıldı, bununda faydası olsa bile yine de turizmin bir başka yönüyle gelir getirici tarafı mutlaka kalıcı olması gerekiyor. Yani turist geldiği zaman sadece orasını görmek için gelmemeli örneğin Gelibolu Yarımadası’nın dışında Truva’mız var, Behramkale gibi turistik yerler var. Daha öte de dağ turizmine cevap verecek Kaz Dağları’mız var. Bunların elden geçirilip turizme açılması, açılmış olanların güncellenmesine ihtiyaç var diye düşünüyorum.’’

‘’BETONLAŞMA GELECEK YILLARDA SORUN OLUŞTURACAK’’

‘’Betonlaşmanın hızla yükseldiğini görüyoruz. Kat sayılarında bir artış var. Sahillerimiz, kıyılarımızdaki kumulların üzerine yapılan binaların hızla yükseldiğini göreceğiz ve gözlemliyoruz. Bu konuda belediye meclisinde veya il özel idarede sürekli tartışmalar olsa da bunun önüne geçilemiyor ve sahillerimiz parsel parsel paylaşılarak betonlaşıyor. Bu betonlaşma halkımıza mı yoksa bir avuç kişinin denizi daha yakından seyir etmesi adına mı buralar talan ediliyor? Kumun üzerine bina yaparsanız depreme dayanıksız olur, dalga ve tsunamiye dayanıksız olur, rutubet insan yaşamı için kötü bir sonuçtur. Başkasının buralardan sağlık, spor yönünde kullanacağı alanları da işgal etmiş oluyorlar. İnşaat sektörü çarpık şekilde gelişiyor. Bu iyi olmayacaktır.’’

‘’ÇİFTÇİNİN BİLİNÇLENDİRİLMESİ GEREKİYOR’’

‘’Ben Çanakkaleli değilim ama Çanakkale’de o kadar çok tarımsal ürün var ki gelmeden önce bende bilmediğimi fark ettim. Domatesinden, şeftalisine, etinden, sütüne kadar bir çok ürün var. Her ilçenin kendine göre özel ürünleri bulunuyor. Ben Umurbey’den gelen ürünlerin yedikçe daha lezzetli olduğuna şahit oldum ama şimdi kaç yıldır Kösedere domatesinin olmadığını biliyoruz. Pazarda satıyorlar ama onunda gerçek olmadığını biliyoruz. Artık üretilemiyor çünkü toprak artık verimsiz. Bizim belki konumuz şuan da toprağın verimi değil ama insanların buraları işgal etmeye başlaması belki bir, iki yıl içerisinde biz bunu fark edemeyiz ama ilerleyen yıllarda o bahçelerin yerinde villalar, dublex evler görmeye başlayacağımızı biliyoruz. Kulaktan duyma, insanların o civarlardan arazi almaya başladıklarını biliyoruz. Kısa vadede olmasa bile yıllık bir zaman da o bahçelerin yok olacağını tahmin edebiliyoruz. İstanbul’da belediyeler çocuklar ağaçtan meyve toplamayı öğrensinler diye çalışmalar yapıyorlar. Ben gerçekten korkuyorum yakında Çanakkale’de ağaçtan meyve yemeyi unutacaklar. Maddi anlamda da bir pahalılık oldu, daha önce pazara çıktığımızda yerel üreticinin ürettiği ürünleri daha düşük meblağlara alabiliyorken hormonlu ürünleri daha pahalı alıyoruz. Şu anda pazarda üreticilerimiz azaldı. Benim oralarda bir arazim olsa ben çocuğumun gelecekte ekip, biçeceği bir arazi olsun diye satmak istemem. Benim çiftçi arkadaşlarım da var. İnsanlar gündüzleri tarlaya gidip, çalışıp gece yine şehre gelip oturuyorlar. Rahat bir yaşam arzusu var. Şehir yaşamı belki de insanları cezp ediyor. Çünkü insanlar bahçeden, çiftçilikten para kazanmanın garantisi olmadığını düşünüyor, memur olayım, bir yer de işçi olayım, devletten maaş alayım, sigortam olsun, geleceğim olsun havasına girmeye başladılar. Ay başında garanti maaş almak daha cezp edici geliyor. Çünkü diğer türlü toprak ürün verecek mi? Onu satabilecek mi? Bence birazda bu yüzden topraklarını satıyorlar. Oralara da apartman veya bina yapılıyor. Bir 10 yıl sonra o bahçelerin yarısının olmayacağına eminim. Çiftçilerin bilinçlendirilmesi için bazı çalışmalar yapılabilir.’’

‘’GÜZELLİK KAYBOLMASIN’’

‘’Seçilecek olan başkandan beklentim Çanakkale’nin şu anda var olan huzurunun, Avrupai havasının, herkesin rahat olduğu ortamı bozmamasıdır. İnsanlar bu şehirde rahat yaşadıkları için bu şehri tercih ediyorlar, Çanakkale Türkiye’nin en değerli şehirlerinden bir tanesi bu güzelliğin kaybolmamasını temenni ediyorum.’’ CANER KÜPELİ

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -