TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Çanakkale Şubesi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 26. yılında basın toplantısı düzenleyerek, Türkiye’nin deprem hazırlık durumunu ve 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından gelinen noktayı değerlendirdi.

Çanakkale Yönetim Kurulu Başkanı Evren Değirmenci, toplantıda yaptığı açıklamada, “Depremler doğal olaylardır, ancak afete dönüşmesi tamamen insan kaynaklıdır” diyerek, mevcut yapı stoku, planlama eksiklikleri ve denetimsizliğe dikkat çekti.
26 yılın kayıp bilançosu
Değirmenci, Marmara Depremi’nin ardından geçen 26 yıla rağmen İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi’nde yaşayanların deprem endişesinin devam ettiğini söyledi. “Topraklarımızın ve nüfusumuzun büyük kısmı deprem riski altında. Son yüz yılda 85 yıkıcı deprem oldu, 85 bin vatandaşımız hayatını kaybetti. Ortalama her 1,5 yılda bir yıkıcı deprem yaşıyoruz” dedi.

6 Milyon Riskli Yapı, %4’ü dönüştürüldü
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de 6 milyon civarında yapının riskli olduğunu hatırlatan Değirmenci, “Bu sayı, toplam yapı stokunun yüzde 60’ına denk geliyor. Ancak 2012’den bu yana sadece 238 bin yapı dönüştürüldü. Yani riskli yapıların yalnızca yüzde 4’ünde dönüşüm sağlanabildi” diye konuştu.
Kentsel dönüşümün rant değeri yüksek bölgelerle sınırlı kaldığını vurgulayan Değirmenci, “Birçok riskli bölgede tek çivi çakılmamışken, yeni sayılabilecek binalar bile yıkılıp yeniden yapıldı” dedi.
Toplanan vergiler nerede?
17 Ağustos’un ardından getirilen Özel İletişim Vergisi’nin kalıcı hale geldiğini hatırlatan Değirmenci, “2025 yılı başına kadar bu kalemden 40,2 milyar dolar toplandı. Buna rağmen 2012–2024 arasında kentsel dönüşüme merkezi bütçeden sadece 480 milyar TL harcandı. Yani toplanan vergiler, halkın can güvenliği için yeterince kullanılmadı” ifadelerini kullandı.
Ulusal Deprem Stratejisi kağıt üzerinde kaldı
2011’de hazırlanan Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’nın 2023’e kadar Türkiye’yi depreme hazır hale getirmeyi hedeflediğini belirten Değirmenci, “2017’ye kadar tamamlanması gereken yapı stoku envanteri yapılmış olsaydı, 6 Şubat’ta yıkılan ve ağır hasar alan 240 binden fazla bina önceden tespit edilebilirdi” dedi.
6 Şubat Depremleri: 30 ayda hedefe ulaşılamadı
6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden 30 ay geçmesine rağmen vaat edilen 650 bin konuttan yalnızca 250 bin 636’sının teslim edildiğini belirten Değirmenci, “Bu, hedefin sadece yüzde 32’sine karşılık geliyor. Bir yılda 319 bin konut teslim etme sözü verilmişti, bu rakama 30 ayda ulaşıldı” dedi.
Altyapı eksiklikleri devam ediyor
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yıl sonuna kadar 453 bin bağımsız bölüm teslim edileceğini açıklamasına da değinen Değirmenci, “Bu, 650 bin konut vaadinden vaz mı geçildiği sorusunu akla getiriyor” diye konuştu.
Deprem bölgesinde hâlâ geçici yerleşim alanlarında yaşamın sürdüğünü belirten Değirmenci, “Elektrik, su, kanalizasyon, haberleşme gibi temel altyapı sorunları devam ediyor. Eğitim ve sağlık hizmetleri yetersiz” dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre deprem sonrası planlanan 1241 okuldan sadece 524’ünün tamamlandığını aktaran Değirmenci, “Planlanan 19 bin 784 derslikten ancak 7 bin 497’si hayata geçirilebildi” diye konuştu.
“Rant değil, insan öncelenmeli”
Evren Değirmenci, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Toplumun yaşam hakkı, siyasal ve ekonomik çıkar hesaplarına kurban edilemez. Depremler kaçınılmazdır ancak afetler önlenebilir. Bilimsel verilerle şekillenen planlama, kamusal denetim ve meslek odalarının sürece aktif katılımı hayata geçirilmelidir. Rantı değil, insanı önceleyen bir kentleşme anlayışı acilen uygulanmalıdır. Daha fazla geç kalmadan harekete geçilmelidir,” dedi
Yorumlar
Yorum Yaz