Çanakkale’de bütün dünyaya kafa tutan Türk milletinin, 15 Temmuz direnişi ile bir kez daha vatanını koruduğunu belirten Bülent Turan; “15 Temmuz’un üzerinden iki yıl geçti. Bu iki yıl da Türkiye, terörle ve darbecilerle mücadelede önemli mesafeler kaydetti. Devlet, FETÖ’den temizlenirken, terör örgütlerinin eylem yapma kapasitesi sınırlandırıldı. Huzurlu, güvenli bir geleceğin Türkiye’sini inşa etmek için milletimizle beraber elbirliğiyle çalışacağız. Bu yüzyılı, Türkiye’nin yüzyılı yapacağız. Kalkınan, gelişen, büyüyen bir Türkiye’yle geleceğe yürüyeceğiz. Türkiye için, Çanakkale için, milletimiz için durmadan çalışmaya devam edeceğiz.”şeklinde konuştu
BİR MİLLETİN DESTANSI DİRENİŞİ
Milletlerin tarihlerinde öyle anlar vardır ki, o anlarda harekete geçmek bütün coğrafyayı, gelecek nesilleri kurtarır.
18 Mart 1915 öyle bir andı.
“Hasta adam” olarak nitelendirilen devlete sahip bir millet, silkinerek ayağa kalkıp tarih yazdı.
O gün Çanakkale sularında boğazı geçip İmparatorluğun kalbi olan İstanbul’a ilerlemeye çalışan düşman kuvvetleri kendilerinden çok emindiler.
Ne de olsa bütün okyanuslara ve denizlere hâkim olduklarını düşünüyorlardı.
Dünyaya nizam vermenin hayallerini kuruyorlardı.
Kendilerine karşı başkaldıracak, mücadele edecek bir gücün olacağına ihtimal vermiyorlardı.
Ama düşman gemileri Çanakkale Boğazına girmeye çalıştıklarında karşılaştıkları direnişle büyük bir yenilgi yaşadılar.
Türk milletinin iman ve inanç dolu mücadelesi düşmanları toplarını parçalamış, bağımsız bir ülkenin kapısını aralamıştı.
***
15 Temmuz da bu tarihi anlardan biriydi.
Vatanımız işgal edilmek istendi.
Üniforma kılığına girmiş teröristler geleceğimizi çalmak istediler.
Aklını meczup bir sahte hocaya kiralamış, gözü dönmüş haşhaşi darbeciler tanklarla, savaş uçaklarıyla vatandaşlarımızı şehit etti.
Düşman kuvvetlerinin bile karışmadığı Gazi Meclis alçak teröristler tarafından bombalandı.
Bu hain girişim karşısında milletimiz adeta ikinci bir Milli Mücadele destanı yazdı.
Başbakanımızın ve Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla sokağa çıkan vatandaşlarımız, tankların karşısında durdu, kurşunların üzerine yürüdü.
Küçüğünden büyüğüne herkes meydanlara döküldü.
İlk meydana çıkan illerden biri de Çanakkale oldu.
Tarihinden aldığı güçle darbecilerin karşısına dikildi, vatanın işgaline izin vermedi.
Tıpkı 18 Mart 1915’te olduğu gibi bir kez daha “ÇANAKKALE GEÇİLMEZ” dedi.
Çanakkale halkı, 15 Temmuz tarihî direnişinin asil bir parçası oldu.
Doğu’dan Batı’ya, Kuzey’den Güney’e bir millet, istiklâli söz konusu olduğunda nasıl yeniden ayağa kalktığını tüm dünyaya gösterdi.
Vatan topraklarını düşman postalları altında ezdirmeyeceğini cümle âleme duyurmuş oldu.
Milletimiz can verdi, gazi oldu; ama “mabedin göğsüne namahrem eli” değdirmedi.
Kimisi 16 yaşındaki Abdullah Tayyip gibi babası Erol Olçok’la beraber şehit düştü.
Kimisi, Meclis’in önünde Meclis’in hukukunu korurken şehit düştü, 22 yaşındaki Yasin Naci gibi…
Sütçü İmamlar, Nene Hatunlar adeta tarihin içinden yeniden gelerek yaşarken bir tarih yazdılar.
“Burası benim vatanım, memleketimi işgalcilere çiğnetmem” dediler.
Adeta ölümü öldürerek bir destanın öncülüğünü yaptılar.
Bütün yurt sathı bir direniş cephesi oldu.
15 Temmuz, Kut'ülAmare oldu, Dumlupınar oldu, Sakarya oldu.
***
15 Temmuz’un üzerinden iki yıl geçti.
Bu iki yıl da Türkiye, terörle ve darbecilerle mücadelede önemli mesafeler kaydetti.
Devlet, FETÖ’den temizlenirken, terör örgütlerinin eylem yapma kapasitesi sınırlandırıldı.
Huzurlu, güvenli bir geleceğin Türkiye’sini inşa etmek için milletimizle beraber elbirliğiyle çalışacağız.
Bu yüzyılı, Türkiye’nin yüzyılı yapacağız.
Kalkınan, gelişen, büyüyen bir Türkiye’yle geleceğe yürüyeceğiz.
Türkiye için, Çanakkale için, milletimiz için durmadan çalışmaya devam edeceğiz.
Yorumlar
Yorum Yaz