Ayşe Can (29) ve kardeşi Velat Can (23), Boğaz kıyısında, Bebek’ten Rumeli Hisarı’na doğru yürüyüşe çıkmıştı. Aşiyan sırtlarına geldiklerinde, Ayşe Can hatıra olsun diye telefonunu çıkarıp selfie çekmek istedi. Ancak telefonun pozunu ayarlamaya çalışırken dengesini kaybetti ve soğuk Boğaz sularına düştü.
Ayşe’nin çırpınışlarını gören Velat, tereddüt etmeden suya atladı. Ablasını kurtarmak için büyük bir cesaretle dalgalara meydan okuyan genç adam, güçlü akıntıların etkisiyle ablasıyla birlikte gözden kayboldu. O an, Can kardeşlerin son kez görüldüğü andı.
Olayın ardından İstanbul Valiliği, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve AFAD koordinasyonunda geniş çaplı bir arama çalışması başlatıldı. İstanbul Boğazı’nın her iki yakasında denizden ve karadan yapılan taramalara dalgıç ekipleri de katıldı. Arama çalışmaları, akıntıların Can kardeşleri Marmara Denizi’ne sürüklemiş olabileceği ihtimaliyle genişletildi. Çanakkale Boğazı’na kadar uzanan bu süreçte gemiler, sonar cihazları ve insansız hava araçları da kullanıldı. Ancak, tüm çabalara rağmen kardeşlerin izine rastlanmadı.
Dün, arama çalışmalarının daha etkili yürütülebilmesi için İstanbul Boğazı geçici olarak gemi trafiğine kapatıldı. Profesyonel dalgıçlardan oluşan ekipler, Boğaz’ın zorlu su altı koşullarında yoğun bir çaba gösterdi. Ancak hava koşulları ve görüş mesafesinin kısıtlılığı, çalışmaları olumsuz etkiledi.
Ayşe ve Velat Can’ın ailesi ve arkadaşları, 42 gündür süren belirsizliğin getirdiği acı ve endişe içinde umutlarını kaybetmemeye çalışıyor. Sosyal medya üzerinden yapılan çağrılarla kardeşlerin bulunması için destek arayışları sürüyor.
Uzmanlar, İstanbul Boğazı’nın su altındaki güçlü akıntıları ve karmaşık yapısıyla dünyanın en tehlikeli deniz yollarından biri olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle Aşiyan bölgesindeki girdapların ve hızlı akıntıların, yüzme konusunda deneyimli kişileri bile zorlayabileceği belirtiliyor.
Ayşe ve Velat Can’ın trajik hikayesi, hem ailelerini hem de kamuoyunu derinden etkiledi. 42 günlük arama süreci, sadece kardeşlerin bulunmasını değil, aynı zamanda Boğaz kıyısındaki güvenlik önlemlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini de bir kez daha hatırlattı.
Yorumlar
Yorum Yaz