Kentin Mirası yaz ayına girerken bakımsız mı kaldı?


Çanakkale tarihi ve doğal güzellikleri ile doğasını koruyan, kentleşme düzeniyle örnek şehirlerden biri olmuştur. Çanakkalelilerin de en çok sevdiği şey; gün için de dinlenmek, serinlemek için bulundukları her semtte gidebilecekleri yeşil alan ve parkların olmasıdır.

Kent merkezinde bulunan; Halk Bahçesi, Morabbin Parkı gibi birçok yeşil park düzenli bakım halinde iken 500. Yıl parkı son zamanlarda bakımsızlık içindeydi

Cevatpaşa Mahallesi sakinleri Kaleninsesi Gazetesi’ne ilettikleri bildirimlerde, 500. Yıl parkına geceleri karanlık kaldığı ve tekinsiz kişilerin parka sık sık uğradığını, mahalle merkezinde güvenilir bir park olmadığını, belediye araçlarının ise bazen girdiğini ama çalışmaların hep yarım kaldığını belirttiler.
Çanakkale Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Mustafa Ömür İstek ve Çanakkale Belediyesi’ne ilettiğimiz talep doğrultusunda gördük ki park geçtiğimiz gün itibari ile temizlenmiş, onarımları yapılmış.


500. Yıl (Dostluk) Parkı Tarihçesi
Çanakkale’nin Cevatpaşa Mahallesi’nde, amfitiyatronun yan tarafında ve çam ağaçlarının arasında konumlanan 500. Yıl (Dostluk) Parkı hem doğal güzelliği hem de taşıdığı tarihsel anlamla dikkat çeken parklardan biri. Parkın çeşitli noktalarında, zamanla eskimiş mezar taşları bulunuyor. Bu mezarlardan bazıları ise yıllar içinde şehir mezarlığına taşındı.

Park, adını 1992 yılında almıştır. 1492 yılında Engizisyon Mahkemelerinden kaçarak Osmanlı topraklarına sığınan İspanyol Musevilerin gelişinin 500. yılına ithafen, Çanakkale Belediyesi tarafından yapılmıştır. Bu yönüyle 500. Yıl Parkı, insan haklarına saygının ve tarihsel adaletsizliklerin mahkûm edilmesinin simgesi olarak anlam kazanmıştır.

Bugün park, geçmişle bağ kuran bu özel anlamının yanı sıra, kent halkı için huzurlu bir dinlenme alanı olmaya devam ediyor.
Kırık gül kabartmasının hikayesi

Parkta bulunan tarihi mezar taşlarından biri, genç yaşta hayatını kaybetmiş bir gence ait.

Mezar taşında hem İbranice yazılar hem de Türkçe bir dörtlük yer alıyor. Taşa kazınan mısralar, gencin 22 yaşında bir kaza sonucu hayatını kaybettiğini hüzünle anlatıyor:
İRİŞMİŞDİM HENÜZ 22 YAŞIMA
BİR KAZADIR GELDİ BENİM BAŞIMA
HASRET BIRAKTI ARKADAŞLARIMA
AĞABEKİM İSMİM YAZDI MEZAR TAŞIMA
Osmanlı döneminde genç yaşta vefat eden kızların mezar taşlarında genellikle baş kısma duvak, ayak kısmına ise kırık gül motifi işlenirdi. Bu mezarda da dalından kopmuş bir gül figürü yer alıyor. Ancak taşta yer alan İbranice “Avram” ismi, mezarın genç yaşta ölen bir erkeğe ait olduğunu gösteriyor.

Bu mezar taşı, yalnızca bir kaybın değil, aynı zamanda dönemin kültürel ve dini çeşitliliğinin, insanlık ortak hafızasının da bir sembolü olarak parkın sessiz köşesinde varlığını sürdürüyor.
Haber: Süha Parmaksız
Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumlar
Yorum Yaz