Gündem

BÜYÜK FOTOĞRAF

BÜYÜK FOTOĞRAF

BÜYÜK FOTOĞRAF

Barbaros dün yine susuz kaldı.

Kalenin Sesi gerçekten anlamlı başlık atmış “Şehir merkezinde çöl hayatı.”

Anlayan için çok şey anlatıyor başlık ama ya karşındaki anlamıyorsa…

İsmet Paşanın talebesi olmak böyle bir şey. İşine geldiğini du, işine gelmediğine kulak tıka..

Siyasi üstat öyle dememiş miydi?

ÇTSO İÇİNDE

ÇTSO’dan önceki gün bir basın açıklaması ve ardından başlayan tartışmalar.

Gerçekten zamanlaması çok ilginç.

ÇTSO, FETÖ ile ilgili yönetsel ayıklanma kararı almış. Tarihte verilmiş. Ardından Yönetim kurulundan Sadık Aydoğan’ın istifası ve aynı gün açıklama..

İnsan gerçekten şaşırıyor.

Madem FETÖ ayıklaması TOBB çağrısı öncesi ilk Çanakkale’de başlamış niye basın açıklaması 17 Ağustos’a bırakılmış? Yada şöyle sorayım; ÇTSO yönetimi kamuoyu bildirisini unuttu da Sadık Aydoğan’ın istifa mektubu gelince mi akıl edebildi.

Bu işte bir bit yeniği var ama ne?

İlerleyen günlerde ortaya çıkar nasıl olsa..

15 Temmuz darbe girişimi sonrası umarım birileri suyu bulandırma peşinde değildir.

Çanakkale iş dünyası moral bekliyor, kamuoyu yatırım ve kalkınma projeleri istiyor, ÇTSO ise içinde ileri hesaplar peşinde mi koşuyor? Gerçekten aklım hafızam almıyor.

BÜYÜK FOTOĞRAF

FETÖ’nün itirafçıları dahil herkes söylüyor. Küresel güçlerin her türlü desteği ile (darbe planı,strateji geliştirme, lojistik destek v.s) , FETÖ, PKK, DAİŞ ne kadar tüm terör örgütleri Türkiye’nin üzerine çullanıyor.

15 Temmuz akşamı güney sınırını kimler PYD, DAİŞ’e açmış deşifre oldu. PKK ile mücadelede kimler Kandil ile işbirliği içine girmiş, bunlar da çıktı ortaya. “Tek vatan, tek bayrak, tek millet, tek devlet” diye canını feda etmekten çekinmeyen iliklerine kadar Türkiye sevdası taşıyan insanları itibarsız kılma ile birlikte Türkiye’yi kimlerin hangi oyunla itibarsızlaştırmaya çalıştığını henüz netleşmese de ortaya çıkan parçaları birleştirdiğimizde, bugünlerin moda değimiyle, büyük fotoğrafta görmeye başladık.

Çanakkale’de meslekten ihraç edilen polis şeflerine bakalım. Tamamı, bir şekilde FETÖ ile öncesi bağlantılı olduğu ortaya çıkıyor. Daha önce kimi İstanbul’da Deniz Şube müdürüyken, kimi Denizli’de, kimi Şanlıurfa’da, velhasıl yasal (657) şartlar elvermediği için yapılabilen, ancak sürgün edilebilmiş.

Sadece polis şefleri mi, ihraç edilenlerin tamamı, illa bir yerinden bulaşmış…

Bugün ise KHK ile ayıklanıyor.

Hani bazıları ‘cadı avı’ diyor ya, hiç de alakası yok. İhraçları cadı avı diye nitelendirenler ya gerçekten hiçbir şey araştırmadan boş konuşuyor, ya FETÖ/PDY temizliğini itibarsızlaştırıp örgütü aklama uğraşı içindeler, ya da küresel güçlerle işbirliği yapıyor.

İlk başlarda ‘senaryo’ demeye çalıştılar ama baktılar ki virüs temizlenirken kararlılık ortada,bu defa da ‘cadı avı’ tanımlamasıyla ortaya çıkıyorlar. Çeşitli nedenlerden kaynaklı bir iki yaş, temizliğin içindeki kuruların içine atılıyor da olabilir ama burada özellikle şunu vurgulamak istiyorum, yaşı kim ne delille kurunun içine katmış, onları da iyi araştırmak lazım, haklarında gereken ne ise acil yapılması gerekir diye düşünüyorum.

Bir de 17/25 Aralık üzerinden milat tartışması başlatanlar var. Onlarla ilgili sadece Çanakkale yereline ilişkin bir örnek vereceğim; Türkiye’nin Suriye sınırında PKK’nın Suriye’de silahlı kolunu ben mi kardeş ilan edip komşu olarak görmeyi arzu ettim?

Eğer miladı geçersiz sayacaksak, milat sonrası dervişin fikri de, zikri de ortada…

Kim, kime ne destek vermiş hepsi deşifre oluyor…

KARADAĞ’IN MEKTUBU

Ak Parti İl Başkanı Yeşim Karadağ, demokrasi nöbetlerine katılan halkı ‘bir hafta, 10 gün nöbet tutmakla demokrat olunmaz’ diyen Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na şikayet etmiş.

Karadağ, CHP’li belediye başkanının sarf ettiği sözler nedeniyle halkın infial halinde olduğunu belirtip Gökhan’ın partililerine yönelik sözlerinin de kırıcı olduğunu bildirmiş.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bu mektuba ne yanıt verir bilmiyoruz ancak Çanakkale’deki tartışma Ankara’ya taşınıyorsa mutlaka karşılıksız kalmayacaktır. Olumlu yada olumsuz bir cevap gelecektir diye düşünüyorum ancak cevabın ötesinde bu şikayetin Çanakkale’de etkisel boyutu ne ona bakmak lazım.

Demokrasi nöbetlerine katılmış STK olarak MÜSİAD ne tepki vermiş yada vermemiş veya verememiş bir de bu yönden sorgulamak lazım. Bilindiği üzere MÜSİAD yöneticilerinin büyük bölümü daha önce Ak parti yönetimlerinde görev almış veya almaya devam ediyor. Parti içinde bunlar tartışılmıyor mu?

Memur-Sen dışında demokrasi nöbetlerine katılan diğer sivil toplum örgütleri niye susuyor, bunun da sorgulanması lazım.

Aslında bugüne kadar bu soruların yanıtını alan çalışma yapılmalıydı.

Son noktayı koyan ve üzerinde değerlendirme yapan biz yorumcular olmalıydı.

Karadağ’ın çıkışına katılıyorum ama eksikleri de ortaya koyalım.

Örneğin her karede yer alan Kadın Kolları.

İskele’deki kadınları savunma adına..

Yanlış mı düşünüyorum başkan?

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -