Gündem

BİRŞEY SÖYLERKEN…

BİRŞEY SÖYLERKEN…

BİRŞEY SÖYLERKEN…

İGDAŞ, bu ay kabarık faturalar çıkması üzerine abonelerini bir nebze rahatlatmak için taksitle ödeme imkanı tanımış. ÇAGAZ’dan da beklentiler oluştu ama bugüne kadar henüz bilgilendirme geçilmedi. Malum, kar, kış Çanakkale’de de faturaları epey kabarttı. 130 TL civarında bir önceki ay tahakkuk eden fatura Ocak’ta 250 TL civarı.

Yüzde yüzlük bir artış.

Memur üç kuruş zam aldı, doğalgaz faturasına yetmez. Emekli, 100 TL aldı, bu bile faturaya yetmiyor. Hani diyorum; ÇAGAZ da anlaşmalı olduğu bankalarla iletişime geçse, vatandaşı biraz rahatlatsa.

NE OLDU O ÇAĞRI?

Bir gazetenin Ak Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider ile yapılan röportajında okudum. Sayın Gider, Fezvipaşa Mahallesinin dönüşüme kazandırılması için parti ayrımı gözetmeksizin belediye ile birlikte bir çözüm arayışında olduğunu söylüyor. Hatta Gider, konuyu belediye başkanına da açmış ve o da ‘ne yaparsan yap, birlikte olalım’ gibisinden bir şey söylemiş.

Şaşırdım.

Ne demek; ne yaparsan birlikte yapalım?

Merkez İlçe Belediyesinin bir projesi yok mu?

Fevzipaşa’da yapıların el değiştirdiği, mahalle sakinlerinin dışında birilerinin gelip alım yaptığı ayyuka çıktı. Arsa, konut adı her ne ise, o insanlar yüz binlerle ifade edilen paraları sokağa mı savuruyor?

Sonuçta mahallede kaçak yapıları dikkate almazsak, imar durumu sanırım 4 kat. Onca para 4 kat imar için mi veriliyor insanlara?

Gelelim birlikte çalışma teklifine.

Fevzipaşa’nın dönüşümünden daha kolay, üstelik de bakanlıklarla çözümlenecek Kordon Boyundaki resmi kurumların kaldırılması ile ilgili Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın 6-7 ay önce yaptığı çağrı. Başkan bugüne kadar sayın Turan’ın o çağrısına bir yanıt verdi mi? Herhangi bir bakanlığa elinde proje ile resmi yazıyla başvuruda bulundu mu?

Sahi ne oldu o çağrı?

Gider de dahil Turan ve herkes parti ayrımı yapmaksızın birlikte iş yapma kültürünü geliştirme adına bir çaba harcıyor ama sonuç ortada. Aylardır tek bir cevap vermedi başkan. Evet varım yada yokum da demedi.

Kordon gerçeği ortada dururken Fevzipaşa’yı nasıl dönüştüreceksin?

Sosyal Konutlar projesi resmen patladı. En sert eleştiriyi yapan bir Ak Partili değil, sosyal demokrat tabana yakın bir akademisyen.

Sen yap ben yanındayım demek basit bir tercihtir. Siyasal ve ekonomik sorumluluğu almak gerektirir, biraz da cesaret. Açıkçası, çok samimi bulmuyorum belediyenin Fevzipaşa konusuna eğileceğini.

4 yıl daha sallanacak, ya sonra…

Kökten değişim…

Çanakkale buna hazırlıklı olsun.

BİRŞEY SÖYLERKEN…

Yerel basına iktidar baskı mı kuruyor? Gazeteciler biat kültürüne mi zorlanıyor? Ak Parti iktidarı yerel basını ele geçirmeye mi çalışıyor? Ve daha birçok iddia ile birlikte havada kalan sözlerle yerel basın üzerinden genel iktidara çakma amacı. Bir de genel iktidar üzerinden Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın medya ilişkileri kastedilerek kıskançlık tepkisi.

İddiada bulunan zatla ilgili o gün şöyle bir ifade kullanmıştım; basın büron düzenli çalışmıyorsa bunun sorumlusu bizler miyiz?

Eleştirim adresine varmış olmalı, belediyeden servis edilen haberlerde artış gözlüyorum. Haber bulma sıkıntısı çeken (!) editörler için bu bir avantaj olarak değerlendirilebilir ancak ben katılmıyorum. İyi bir gazete yapma adına doğru yaklaşım değil. Gazeteci haberi kaynağında görüp yaşamalı. İliklerine kadar yaşayıp gözlemlerini okurla paylaşırsa haberde objektif kriterlere uyulmuş olur.

Bir örnek vermem gerekirse; hafta başı Çanakkale kar ile uyandı sabaha. Gazeteciler sahada, her şeye rağmen habere ulaşmak için mücadele verdi. Ertesi gün de okurları ile paylaştılar haberleri. Ancak hiç kimsenin aklına mı gelmedi, belediyenin kriz yönetim merkezindeki kapılar açık mı kapalı mı çok da iyi bilmiyorum, yerel yönetimin çalışmalarını yayınlanan basın bülteniyle iki gün gecikmeli öğrenebildik.

Oysa Çanakkale Belediyesi ulaşılamayan mesafede değil. Tek elden çekilmiş fotoğraflar, haber ayrıntı diye bir şey yok içinde. Eğer biat kültürü, basına baskı, basın özgürlüğü gibi eleştirilerden irdelemek gerekiyorsa, o servis edilen bülten de bir biat eseri.

Yani bir laf ederken, ithamda bulunurken, sonradan içine kendini de koyacağını hesaba katmalısın. Ne söylediğin önemli değil, ne söylememen gerektiğini düşünmek önemli olan.

Aksi halinde söylenenlerin bir hükmü yoktur.

Tıpkı Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın verdiği 1950-1960 dönemi örneğindeki gibi.

1939-1945 arası neler yaşanmıştı bu ülkede?

Birden aklıma geldi işte…

SOSYAL BELEDİYECİLİK

Sosyal belediyecilik nedir? Sosyal belediyecilikte kar amacı güdülür mü? Bozcaadalılar bu iki soruya cevap arıyor. Gerekçeleri de ulaşıma yapılan yüzde 20’lik zam. Bozcaada-Çanakkale arasında yapılan seferlerin yükseltilmesine bağlı olarak getirilen eleştiri.

Adalılar diyor ki “Sosyal demokrat belediyenin aldığı zam kararı, ticari iş yapan özel sektörle aynı. Bu nasıl bir mantık?”.

Aslında bu eleştirilere verilecek yanıt basit ama adı CHP olunca biraz zorlanıyor insan.

Lafın tamamını beklemeyin benden.

İş, aş, emek, istihdam…

Alıştık artık bu sloganlara… MEHMET CELEN

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -