ÇANAKKALE BÜYÜYOR, ÇANAKKALE DEĞİŞİYOR
Birol Ürkem
Kömürcüler, Oduncular ve Mahrukatçılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı
1-Çanakkale her geçen gün büyüyor ve gelişiyor. Bu büyümenin Çanakkale’ye katkıları sizce nelerdir? Bu anlamda neler yapılıyor?
Çanakkale de sanayi olmadığı için, tarım ve ormana dayalı olduğu, turizm ve eğitim kenti olduğu için her geçen gün büyümesi tabii ki şehre katkı sağlayacaktır. Bu büyüme ve gelişmeyi Çanakkale’ye uygun bir şekilde geliştirmemiz gerekiyor yani ne yapmamıza karar vermemiz gerekiyor. Tarım kenti mi? Turizm kenti mi? Orman kenti mi? Olacağız bunu bir belirlememiz, programlamasını yapmamız gerekiyor. Bence onlara göre gelişirsek daha iyi olacaktır. Ama biz çocuklarımızı burada okutuyoruz maalesef hiç fabrika kurulmuyor, h,ç bir iş yok yani çocuklarımızı şehir dışına gönderiyoruz. Bu da bizim için sıkıntı yaratıyor. Çanakkale bir emekli kenti, sadece nüfus olarak büyüyoruz, sanayi ile birlikte gelişmemiz gerekiyor. Bu anlamda Ezine de kurulacak olan Gıda İhtisas OSB, 8 bin kişiye iş demektir. Çanakkale olarak bunun gibi fabrikalara, bunun gibi gelişmelere ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Bunlar olursa Çanakkale’nin köprüyle beraber daha çok kalkınacağına inanıyorum.
2-Önümüzdeki 5 yıl içerisinde size göre Çanakkale ne yönde(turizm, eğitim, tarım vs) ilerleme kaydedecektir?
Çanakkale tarıma dayalı ilerliyor, tarım depoları olması gerektiğini düşünüyorum. Dışa bağımlı bir şekilde değil de kendi kendimizi idare etmemiz gerekiyor. Bu tabii ki Ankara’da ki büyüklerimizin işi biz halk olarak sadece yorum yapıyoruz ama inşallah bizim sesimize de kulak verirler. Çanakkale liman şehri olur, kruvazier turizmine açılabilir, sanayi gelişebilir bunları hep beraber yapmamız gerekiyor. Çanakkale halkının sen yaptın, ben yaptım kavgasını değil de birlikte ne yaptığımızın kavgasını yapması gerekiyor. İlk soruda da dediğim gibi ne yapmamıza karar verdikten sonra beş yıllık planımızı yapabiliriz.
3- Yaşanılabilir kentler listesinde ilk ona nasıl girebiliriz? Mutlu bir kent olma yolunda neler yapılabilir?
Yaşanılabilir kent olması için, yine üstteki idarecilerimizin Çanakkale’yi geliştirecek şekilde kararlar vermesi gerekiyor. Otopark sorunu, Çanakkale’de ev fiyatlarının yüksek olması, imar biraz daha açılarak fiyatlar düşürülebilir. Halkı da biraz düşünmeleri gerekiyor, hep vatandaşın sırtına binmenin bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Çanakkale’nin biraz genişlemesi gerekiyor, küçük sanayi sitesi Çanakkale’nin içinde kaldı, depolar hep Çanakkale’nin içinde kaldı, bunlara çözüm bulunsa bir şekilde rahatlayacağız ama plan ve projeyi düzgün yapmak gerekiyor. Ben oduncu ve kömürcü olarak söylüyorum bu yollar bize yetmiyor, biz turizm kenti olalım diyoruz ama iskeleye, topun karşısına yanaşan bir otobüse düdük çalıyoruz, arabanı buradan kaldır diyoruz böyle bir sistemin olmaması gerekiyor, gerekirse valiliğin bahçesini de açalım, misafirlerimize bir hoş geldin diyebilelim. Aynalı Çarşı’nın yanında otobüslerin durabileceği, insanları indirebileceği bir yer bile yok. İnsanlar kendi aracıyla gelse arabalarını park edecek yer yok. Şehrimizi cazip hale getiremiyoruz, insanlar geliyorlar ama üstün körü geliyorlar. Biz gelenlere iyi davranamıyoruz. Öncelikle bir fiyat kalitemiz olması gerekiyor, hediyelik eşya konusuna bir standart getirmemiz gerekiyor, bunlar çok önemli şeyler göz ardı edilmemesi gerekiyor. Su fıskiyelerinin etrafını düzeltmişler, mesela ben onu çok beğendim. Şimdi Çanakkale’ye yakışan bir yer olmuş, önceden çok kötü bir yerdi yapılan yatırıma göre çok kötüydü ama şimdi güzel bir yer olmuş artık insanlar önünde fotoğraf çekiliyorlar. Bunun gibi Çanakkale’yi ön plana çıkaracak yatırımlara ihtiyacımız var. İnsanlar buraya geldikleri zaman ‘’evet ben burayı gördüm, ben burada fotoğraf çekildim’’ demeliler. Çanakkale kordonun Kepez’e doğru genişletilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çanakkale halkı inşaat olmadığı sürece, emekli kenti olarak mutlu ama bu bize yeterli değil. Bunlar emeklilerimiz rahatsız edebilir ama biz barış kentte bile rahatsız olmaya başladık. Bir konser olduğu zaman yollara, birinci, ikinci sıra araba park ediliyor, ambulans dahi yanaşamıyor, itfaiye gelemiyor ama hiçbir kurumda bu konuda duyarlı olmuyor. Kurumlarımızın şehrimize sahip çıkması gerekiyor, bir koordinasyon merkezi oluşturup biz sivil toplum kuruluşlarını da davet ederek Çanakkale nasıl geliştirilebilir hakkında fikir alışverişi yapılması gerekiyor. Çanakkale de insanlar sıkıntı içinde, insanlar birbirleriyle kavga ediyorlar, böyle giderse yaşanılabilir kentler listesinde üste çıkmak yerine, geriye düşeceğimizi düşünüyorum.
4-Ekonomik yönden değerlendirdiğinizde değişim ve gelişim yönünde yatırımlar (ulaşım, turizm, eğitim, sanayi, termik santraller, metal madenciliği) ne yönde olabilir, maden ve termik santral konusuna nasıl bakıyorsunuz?
Madenleri çevreyi kirletmeyecek şekilde açıp, çalıştırmamız gerekiyor. Çanakkale’ye bir köprü yapacağız, köprünün betonlarına yetecek mıcır yok. Maden açılacaksa açılsın ama çevreye uygun olmalı, doğaya zarar vermemeli bunu da devletin denetlemesi gerekiyor. Biz halk olarak bunları bilemeyiz ama iş olsun diye de ‘’karşı çıkıyorum, eylem yapıyorum’’ çevre eylemi yapmasını gereksiz görüyorum. Geçen hafta Mv. Bülent Öz fotoğrafını çekmiş, değirmen çeşmesinin halini gidip bir görmenizi istiyorum. Oraya bir çöp konteyneri koymak çok mu zor? Çöp arabası çöpleri toplarken gidip o çöpü de oradan alabilir. Çevreci geliyor şehrin içinde ‘’biz çevreyi koruyoruz’’ diyor.’’Biz sokak hayvanlarını koruyoruz’’diye pankart asıyorlar. Pankart asılmaması gerekiyor, elinize bir poşet alıp çevreye gitmeniz, barınaklardaki hayvanlara yardım edip onlara sevgi göstermeniz gerekiyor. Belediye veterinerinin görevini yerine getirmediği düşünüyorum, sokaklarda çok fazla hasta hayvanlar var ve bu hayvanlarının aşılarının yapılması gerekiyor. Herkesin görevini yerine getirmesi gerekiyor. Çocuk parkında herkes hayvanlarıyla dolaşıyor, hayvanların ihtiyaçlarını gideriyorlar ama bazı duyarsız insanlar toplamadan gidiyorlar. Ben bu yüzden çocuğumu hiç parka götüremedim. Sokak hayvanlarına bir şekilde sahip çıkmak bizim görevimiz, şuan çevreciyiz diyen insanlar zamanında altın madenleri için olsun diyen insanlardır. Ülkenin kalkınmasının yolu sadece karşı çıkmak değil, oturup bir çözüm üretmektir. Çan’da akışkan yataklı bir termik santral var, ben her gün oradan geçiyorum ve bacasından duman çıktığını hiç görmedim.İkincisini yapıyorlar, yine öyle yapacaklarsa kurulsun ama olmayacaksa, çevreyi kirletecekse ona bende karşıyım. Biz bu çevreyi çocuklarımıza bırakacağız. Çanakkale ekonomik yönde tarımıyla, ormanıyla, Çanakkale’nin yüzde 52’si ormandır. Okulları ve eğitimiyle, turizmiyle hareket etmesi gerekiyor. Turizm gelişti eskiden 300 bin insan geliyorken şuan 3 milyon turist gelmeye başladı ama bu insanlara da yer bulmamız gerekiyor. Bu insanları Çanakkale’de bir gün nasıl eğlendirebiliriz? Onu düşünmemiz gerekiyor. Anzak günlerinde insanlar gidip İstanbul’da kalıyorlar. Burada sadece ayinlerini yapıp gidiyorlar. Biz bu insanların burada tutmamız gerekiyor. Çanakkale’de Çimenlik kalesinden başka neresini gezdireceğiz? İskele de bir top var onu bile kaldırmaya uğraşıyorlar. Bizim birkaç tane daha top koymamız gerekiyor. Otoparklar yapılması gerekiyor, bu şehrin gelişmesi için bir şeyler yapılması gerekiyor. İnsanlar Aynalı Çarşı’da alışveriş yapacakken sıkışıp kalıyorlar ve Aynalı Çarşı’da Çin malı ürünler satılıyor. Bizim Çanakkale’ye özgü hediyelerimiz neden orada değiller? Böyle şeyler varken biz bu şehrin ekonomisini nasıl geliştirebiliriz ki? Tarım ve hayvancılık olarak bakıldığında bizim çiftçilerimizin işlerini yapmadığını düşünüyorum. Devletten aldıkları kredileri yerinde kullanmıyorlar. Eğer doğru çiftçilik yapılırsa çok güzel kazanç sağlayacaklarını düşünüyorum. Bir lokanta sahibi, bir oduncu, kömürcü çiftçilikten kazanç elde edebiliyorsa bizim çiftçilerimizin de artık bilinçli bir şekilde üretim yapmaları gerektiğini düşünüyorum. Çiftçilerimizin bilinçlendirilmesi ve pazarlama kısmında onlara destek olunması gerekiyor. Bazı çiftçiler çok iyi ürünler yetiştiriyorlar ama pazarlama kısmında ürünlerini kullanamıyorlar, bu sorunu da Organize Sanayi Bölgesi ile aşabiliriz. Çanakkale’nin bu sorunların üstesinden gelebileceğini düşünüyorum.
5-Çanakkale 1915 Köprüsü şimdiden ses getirmeye başladı. Bittiğinde şehrimize katkısı ne olacaktır?
Köprünün Çanakkale’ye çok büyük katkıları olacağını düşünüyorum. Burada üretilen ürünler tüketilen yerlere çok daha hızlı ve taze bir şekilde ulaşacaktır. Daha sonra turizm içinde katkısı olacağını düşünüyorum çünkü insanlar, adalara geçerken feribot sırası beklemeden gidebilecekler ve bu da onlar için rahat bir ulaşım olacaktır. Feribotta bekleme süresinde insanlar gelip Çanakkale’yi gezebilirler. Çanakkale esnafının da daha fazla kazanacağını düşünüyorum. Ben hafta sonları ve özel günlerde dışarı çıkmaya çekiniyorum. Burayı geçiş noktası olarak kullanan insanlar bize çöplerini bırakıp gidiyorlar ve trafik sorunu yaşatıyorlar. İyi ki tırlar buradan geçmiyorlar, yoksa Çanakkale’de hayat durma noktasına gelecektir. Daha ferah ve refah olan bir şehre daha fazla insan gelecektir diye düşünüyorum.
6-2018 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Troia yılı ilan edildi. Bize kazanımları neler olacaktır? Nasıl hazırlanıyoruz?
Bizim turizmcilerimiz bu konuda iyi hazırlanıyorlar ve dünyanın duyacağını düşünüyorum. Geç kalındığını ama güzel bir şey yapıldığını görüyorum, Troya Müzesi’de bitince çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Çanakkale’ye değer katacaktır.
7-Muhtemelen büyükşehir olacağız. Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?
Büyükşehir veya bütün şehre Çanakkale’nin hemen ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bu sadece Çanakkale’ye özgü değil nüfus oranı artan bir şehrin bu planlama içine girmesi gerekiyor. Yatırımların daha kolay geleceğini, daha hızlı bir gelişme olacağından eminim. Kırsal kesimde yaşayan insanlarında, kentte yaşayan insanlarında bu konuda bilinçli olduğunu düşünüyorum. Biraz daha bilgilendirme yapılmasında fayda var. İyi şeyler olacağını düşünüyorum.
Caner KÜPELİ
Yorumlar
Yorum Yaz