Aslı Eti, ‘Dünya’nın On Dört Günü’ isimli kitabında zamanın durduğu bir güne uyanan Dünya ve Atlas’ın, zamanın tekrar akmasını sağlamak için yaşadığı maceralar anlatıyor. PhilippaPearce’in kaleminden ‘Tom’un Gece Yarısı Bahçesi’ kitabı ise, yaz tatilinde teyzesinin evinde gizemli bir bahçe keşfeden Tom’un, bahçede yaşadığı zaman yolculuğunu konu alıyor.
Sümeyra Güzel tarafından kaleme alınan ‘Bir Matematik Hikayesi’ ise farklı hikayelerle matematiğin günlük hayattaki yerini anlatarak çocukların ‘matematiği nerede kullanacağız?’ sorusuna yanıt vermeyi amaçlanırken, Maris Wicks ise hücreden başlayarak en dışa doğru vücudumuzda şaşırtıcı, komik ve eğlenceli bir anatomik yolculuk yaptıran bilimsel bir çizgi roman olan ‘İnsan Vücudu Tiyatrosu’nu kaleme alıyor. Kitaplar hakkında detaylı bilgi;
TOM’UN GECE YARISI BAHÇESİ
Tom’un Gece Yarısı Bahçesi, Tom’un yaz tatilinde keşfettiği gizemli bir bahçeyi ve o bahçede yaşayan insanları konu olarak ele alıyor. Kardeşinin kızamık olması sebebiyle o da hastalanmasın diye Tom, yaz tatilinin birkaç haftasını teyzesinin evinde geçirmek zorunda kalmasının yanı sıra kızamık taşıyor olabileceği için teyzesi belirli bir süre kimseyle görüşmemesi için onu uyarır. Küçücük evdeki tek ilginç şey eski duvar saati olarak Tom’un dikkatini çeker. Tom, alt kattaki duvar saatinin on iki yerine on üç kere çaldığını fark eder ve uykusunun kaçtığı bir gece, saat yine on üç defa çalınca saate bakmaya gittiğinde evin önündeki gizemli bahçeyi keşfeder.
Tom, bahçeyi ve içindeki insanların yaşamını izler, gözlemler ve bahçede Hatty dışında kimse Tom’u göremez. Hatty ile güçlü bir arkadaşlık kuran Tom bahçeye her girdiğinde Hatty bir başka zaman diliminde bir başka gelişim evresinde çıkar karşısına. Kimi zaman çocuktur, kimi zaman da genç bir kız. Tom tüm bu gizemli şeyleri çözebilmek için büyük bir maceraya atılır.
DÜNYA’NIN ON DÖRT GÜNÜ
Dünya’nın On Dört Günü, ailesi olmadan, okulunun en üst katında kalan küçük bir kız çocuğunun hikayesidir. Dünya’nın yaşadığı köy, ‘Geliştirme ve Kalkındırma’ ekipleri tarafından yıkılacak, yerine gökdelenler ve fabrikalar inşa edilecek köy halkı ise şehre taşınacaktır. Köylüler bunu bir fırsat olarak görürken, Dünya bu durum için çok üzgündür ve her şeyi değiştirecek bir dilek diler. Ertesi sabah uyandığında köyde zamanın durduğunu fark eder. Köylüler önce bunu bir hediye olarak düşünür. Hatta ölümsüz olduklarını sanırlar. Sonra herkes, aslında zamanın durmasının ve ölümsüz olmanın ne kadar yıpratıcı olduğunu fark ettikleri sırada Dünya ve Atlas, zamanın geri akması için çeşitli çözümler denemeye başlamışlardır bile. Okulun kütüphanesinde buldukları bir kitap onları Antik Yunan’a, Efes kentine kadar onları götürür. Orada ünlü düşünür Heraklit ile tanışır ve zamanın geri akması için onun fikirlerinden yararlanarak köylerini kurtarmak için mücadele ederler. Köylerini kurtarmak için kısıtlı zaman kalmışken, tüm köy halkı birlikte çalışır ve zamanın tekrar akmasını sağlarlar.
BİR MATEMATİK HİKÂYESİ
Bir Matematik Hikâyesi, deneyimli bir matematik öğretmeni tarafından, ‘Matematik günlük ve gerçek hayatta ne işe yarayacak?’ sorularını gidermek amacıyla kaleme alınmış. Kitapta 26 farklı başlıkta matematik konularına ve onların gerçek hayatla bağlantısına değinilirken balık tutmanın ve avcılığın açı terimleriyle ilişkisi, matematiğin sunduğu algoritmik düşüncenin toplu taşıma rotalarında kullanımı, Pisagor’un hipotenüsü keşfetme hikâyesi, Braille alfabesi ile matematiğin bağlantısı gibi konular eğlenceli bir üslupla aktarılıyor. Marketlerde kullanılan matematik, takılara yansıyan matematiksel semboller ve anlamları, merak unsurunun matematikle ilişkisi, günlük finansal hesaplamalar ve matematik, mantı açarken kullanılan matematik, havuz problemlerinin mantığı, papatya falının matematikle açıklanması ve arkadaşlarımızla öz çekim yaparken kullandığımız matematik kitapta ele alınan diğer bazı başlıklar arasında yer alıyor. Kitap tanıtım bülteni de matematik sevgisini aşılıyor. Bültende, “Matematiği sevmek ya da sevmemek. İşte bütün mesele bu! Matematiğe karşı beslenen önyargıları yıkmak ve çocukları sayıların dünyasına yaklaştırmak gibi idealist bir felsefesi bulunan deneyimli öğretmen Sümeyra Güzel'in kaleme aldığı Bir Matematik Hikâyesi; matematiğin gündelik hayatımızdaki yerine dikkat çekiyor. Sayıların ardında yatan gerçekleri merak edenlerin ya da her fırsatta matematiğin ne kadar zor ve gereksiz olduğunu dile getirenlerin zihinlerinde uçuşup duran soru balonlarına yanıt bulmaya çalışan bu sohbet tadındaki kitap, öğreticiliğe kaçmadan, matematiği yürekten sevmenin kısa yollarını paylaşıyor. Mizahtan beslenen eğlenceli üslubuyla, hem güldüren hem de düşündüren Bir Matematik Hikâyesi, farkında olmadan kullandığımız matematiksel durumlara işaret ediyor ve matematik bilenlerin işini şansa değil, akla bırakacaklarını hatırlatıyor” ifadelerine yer veriliyor.
‘Bir çay kaşığına kaç pirinç tanesi sığar? Zenginin parası züğürdün nesine yarar? Peki, bir tepsi mantının matematikle ne ilgisi var? Sorularının sorulduğu tanıtım bülteninin devamında şu sözlere yer veriliyor; Mantıklı düşünmek bir matematik meselesidir demişler. O halde gelin matematik üzerine biraz kafa yoralım. Milattan Öncesine uzanıp ışık hızıyla günümüze dönelim. Pisagor ve Gauss'la birlikte düşünmenin yollarını araştıralım. Sonsuzluğun sonu olup olmadığını tartışıp Pi sayısını sorgulayalım. Matematik sayesinde yapabileceğimiz iyiliklerin büyüklüğünü hesaplayalım. Evet, yanlış okumadınız, bunların hepsini ve çok daha fazlasını matematikle yapmak mümkün! Gelin, önyargılarımızı bir kenara bırakıp bir kez olsun matematiğe söz hakkı tanıyalım... Yaşamımızı düzenlemek için attığımız her adımda kapısını tıklattığımız matematiği günlük hayatımızdan kesitler eşliğinde aktarma yoluna giden Sümeyra Güzel bu kitabıyla, matematiğin bize sadece sayıları değil, aynı zamanda insanlığı da anlattığını savunarak zihinleri açıyor.
İNSAN VÜCUDU TİYATROSU
Kitabın yazarı Maris Wicks, biyoloji tutkunu bir eğitimci olarak bilime olan sevgisi, bugün pek çok ülkede eğitimde yardımcı kaynak olarak kullanılan bu çizgi bilim kitabının ortaya çıkmasını sağlıyor.
On bir bölümden oluşan kitapta, iskelet sisteminden kas sistemine, solunum sisteminden kalp-damar sitemine kadar vücudumuzdaki pek çok bölümün yapısı, nasıl çalıştığı ve hastalıklarla ilgili bilgiler, çizimler eşliğinde ve mizahi bir dille anlatılıyor. Son bölümünde, kitapta geçen vücut kısımlarına dair bir sözlük ve daha ileri okumalar için yazarın önerdiği kaynak kitapların bir listesi bulunuyor. Kitap Tanıtımında ise kitaba dair, “İnsan Vücudu Tiyatrosu'na hoş geldiniz. İnsan biyolojisine yapacağınız bu büyüleyici yolculuğun her aşamasında size ben eşlik edeceğim. Önce sahneye bir iskelet olarak çıkacağım ve her bölümde kostümüme yeni bir katman eklenecek, ta ki vücudum tamamen oluşana kadar. Bu anatomik yolculukta konunun kalbine (hatta midesine, damarlarına, hücrelerine, kemiklerine, beynine) kadar ineceğiz. Oyunumuz eğlenceli, hatta o kadar eğlenceli ki bedenimiz hakkında bunca şeyi ne ara öğrendiğinize şaşıracaksınız. İnsan Vücudu Tiyatrosu, çocukların (ve yetişkinlerin) vücudumuzun işleyişini derinlemesine ve keyif alarak öğrenebilmesi için harika bir kaynak” bilgileri veriliyor.
Yorumlar
Yorum Yaz