Koronavirüse karşı alınan önlemler doğrultusunda aşılama sürecinin aile hekimliği ve hastanelerde başarılı bir şekilde yürütüldüğünün altını çizen Dr. Burhan Kütük;“Vatandaşlarımız E-nabızdan veya 182’den aldığı randevu ile belirtilen sağlık merkezlerine yönlendiriliyorlar. Buna istinaden de 2inci doz uygulama bir hafta önce sağlık çalışanları ile başlandı ve ihtiyaç grupları ile devam ediyor. Aynı zamanda 65 yaş üstüne vurulan birinci doz aşıyı halen vurulmaya gelenler de mevcut. Bu doğrultuda onlarla birlikte 1.ve 2.doz olarak bir birleşme yaşandı. Birinci dozu olanların 28 gün bekleyerek gelmesi gerektiği için 28 gün sonunda şu tarihte ilk aşınızı oldunuz, ikinci doz aşınızı da şu tarih aralığında randevu alarak yaptırınız diye bir mesaj geliyor. Yalnız şu an bize gelenlerin çoğuna bakacak olursak 1.doz aşı vurulmaya gelenler, çünkü sıra ancak onlara geldi. İkinci doz aşı vurulma sırası gelip de randevu alanlarında biz buradan barkodunu okutuyoruz ve o şekilde aşı uygulamamızı gerçekleştiriyoruz” dedi.
“Toplumun %70’inin aşı vurulacağı öngörülüyor”
“Aile Sağlığı Merkezimizde devletin bize yönlendirdiği inaktif aşıları kullanıyoruz” diyen Dr. Burhan Kütük sözlerini şu şekilde sürdürdü;“Bu aşıyı herkesin vurdurması zorunlu değil. Zaten toplumun %60-70’ine vurulacağı öngörülüyor. Aşılamaya aktif bağışıklama diyoruz. Hastalığı geçirenler için bir de pasif bağışıklama var.Gerçi hastalığı geçirdikten sonra yeniden tekrarlama riski de mevcut ve bunun net süresi belli değil. Kimisi 6 ay diyor kimisi 1 sene olur mu?diye soruyor. Tabii ki bu aşının etkisi 3-6 ay aralığında vücutta bir antikor oluşturup, ondan sonra azalacak. Bunu grip gibi düşünebiliriz, çünkü grip geçiren birisi bir daha hayatı boyunca grip geçirmeyecek diye bir şey yok. Yani yapılan aşı belli bir süre antikor oluşturup koruyor, seyir düştükten sonra vücut direnci de düştüyse virüs tekrar vücudu ele geçiriyor. Tabi bunun gripten daha farklı sıkıntıları var. Malum bu sıkıntıları da 1 senedir hepimiz yaşıyoruz. Bir kişi virüsü alıyor ayakta geçiriyor ama 10 kişiye bulaştırıyor. İçlerinden bir tanesine bakıyorsunuz ağır geçiriyor. Yoğun bakıma kaldırılıp entübe ediliyor, hatta vefat ediyor. Zaten şu çektiğimiz sıkıntıların hepsi bununla ilgili” şeklinde konuştu.
“Aşı vurulduktan sonra ağır bir reaksiyon geçiren olmadı”
Aşının ağır bir yan etkisine rastlamadıklarını belirten Dr. Burhan Kütük; “Ağır reaksiyonları görebilmek izleyebilmek adına, aşı vurulduktan sonra 15-20 dakika herhangi bir yan etkiye karşı, kişileri burada gözlem altında bekletiyoruz. Çünkü her aşıda olduğu gibi bu aşıda da yan etkiler gözlemlenebiliyor. Zaten öyle ağır bir reaksiyon olursa, ilk yarım saat içerisinde olur. Ağır aşı reaksiyonları genelde böyledir. Sonrasında hafif bir soğuk algınlığı gibi; eklem ağrıları, burun akıntısı, hafif bir ateş, öksürük geçirilebilir. Yaşanacak reaksiyonlar vücudun direnci ile de tamamen ilgili. Bu yönde yaşanacak en ağır reaksiyon örnekleri; solunum sıkıntısı, vücutta kabarma gibi akut benzeri yan etkiler olabilir. Sonuçta vücuda yabancı bir madde sevk ediyoruz. Bunlar her uygulamada olabilecek şeyler. Ancak bugüne kadar çok şükür bunlara benzer bir reaksiyon hiç olmadı” diye konuştu.
“Bencil davrandığımız sürece bu hastalıktan kurtuluş yok”
Dr. Burhan Kütük sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Aşı olmak gerekiyorsa aşı olmakta fayda var. Aşı olalım bu sıkıntıları bir an önce geçirelim. Şu maskeleri bir an önce atalım. Bir sağlık çalışanı olarak gerçekten biz bu süreçte çok zorlandık. İzin kullanamadık ve neticede bizde bir insanız. Birbirimizi korumadığımız, bencil davrandığımız sürece maalesef bu hastalıktan kurtuluş yok. Ne yazık ki böyle bencil davranışlar ile hala karşılaşıyoruz. Umursamaz tavırlarla“Bana bir şey olmaz, aşı vurulmasam da olur, ya da hastalık yok” diyenler gibi… Her zaman bana bugün olmaz ama yarın anneme, babama, sevdiklerime olabilir mantığıyla hareket etmemiz gerek. Korunma, tedbir önlemleri neyse onları uygulamak gerek. Artık elimize bir aşı ulaştı. Bunu da iyi değerlendirmemiz lazım.”
Özden Nur ÖZDEN
Yorumlar
Yorum Yaz