Belgin Akpınar; “Maden ve termik santrallerin ekolojik dengeye zararı olduğunu düşünüyorum. Çanakkale tarım bölgesiydi, yavaş yavaş tarımda yok oluyor. En güzel domatesi biz yetiştiriyoruz ama bir salça fabrikamız yok, en güzel meyveler biz de ama bir aroma fabrikamız yok bu fabrikaların doğaya da bir zararı yok. Yani bir termik santral kurulacağına bu tür sanayiye yönelik sütümüzü, meyvemizi, sebzemizi işleyebileceğimiz temiz sanayi olursa daha iyi olacağını düşünüyorum.
Bundan önceki yıllarda Çanakkale’de bir taş fabrikası varmış, salça fabrikası varmış, meyve suyu fabrikası varmış ve burada yaşayan kadınlar çalışıp emekli olmuşlar. Biz kadın istihdamından bahsediyoruz ama Çanakkale’de böyle bir şey şuan mevcut değil. Bozcaada, Bayramiç’te üzümler yetişiyordu, kanyak fabrikamız vardı ama şuan üzüm bağımız kalmadı. Çanakkale’de üretim bitiyor ve tüketici bir Çanakkale haline geliyoruz.
Betonlaşma burada da başladı. Eskiden İntepe’den merkeze doğru gelirken Çanakkale’nin görüntüsüne hayran olurdum şimdi sadece beton görüyorum. Daha çok yeşil alan olması gerekiyor. Maden ve termik santrallerin değil yeşil alanların bu şehre katkısı olacağını düşünüyorum.” dedi. NİHAL İLHAN
Yorumlar
Yorum Yaz