Çanakkale Belediyesi geçtiğimiz gün sosyal medya hesabından olası bir afete karşı toplanma alanlarını açıkladı. Buna göre; Halk Bahçesi, Özgürlük Parkı, Cumhuriyet Meydanı, Dardanel Spor Tesisleri, Hastane Bayırı Spor Tesisleri, Hamidiye Tabyası, Cuma Pazarı, Tohum Sandığı, Karacaören Kültür Parkı, Esen Park Kafe Alanı, 75. Yıl Parkı, Prof. Dr. Halet Çamlıbel Yaşam Merkezi, Rotary Parkı, Hoşgörü Parkı ve Prof. Dr. Telat Koç Parkı toplanma alanları olarak açıklandı.

BOĞAZ KIYILARINDAN UZAK YERLER
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Doğan Perinçek toplanma alanlarının Çanakkale için yeterli olduğunu ancak önemli olan durumun deprem olduğu zaman aktif olması gereken konteynerler olduğunu belirtti. Perinçek şöyle konuştu: “Toplanma alanları içinde öncelikli yerler kıyılarda olanlar değil de yükseklerde olan yerler olmalı. Bilindiği gibi Çanakkale dolayında çalışmalarla bizzat tarafımızdan saptanan tsunami etki alanları var. Denizde deprem olduğunda tsunami dalgaları boğaz içinde ilerleyip kıyıya yakın yerleri etkileyebilir. Truva döneminde ve Gökçeada Bademli Höyüğü dolayında 3700 yıl önce olmuş tsunamilerin izleri var. Bu nedenle toplanma yerleri içinde öncelikli yerler, boğaz kıyılarından uzak yüksek yerler olmalı.”
KONTEYNERLERİN AKTİF OLMASI LAZIM
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Doğan Perinçek toplanma alanlarının Çanakkale için yeterli olduğunu ancak esas konu, deprem olduğu zaman aktif olması gereken konteynerler hususuna dikkat çekti. Perinçek açıklamasında şöyle konuştu: “Bu konteynerlerin aktif olması lazım. Biz o konteynerlerin kaç hafta arayla, kaç ay arayla kontrol ediyoruz? Aktif olup olmadığını biliyor muyuz? Bilmiyor muyuz? Bu konu çok daha önemli. Toplanma yerleri yeterli ama Çanakkaleler için bilinmesi gereken konteynerlerin durumu. Bir afet olduğunda gidip kapısını açıp içindeki malzemeleri kullanabilecek miyiz? Ya da o kapıyı açacak kimseler aktif olarak var olacak mı? Birkaç tanesinde yerini biliyorum ama bunların sayısı yeterli mi? Açacak kişiler aktif olarak hemen devreye girecek mi? Özgürlük Parkı, Halk Bahçesini herkes biliyor. İnsanlar ister istemez binalardan uzak durmak için oralara gidecektir. Esas ondan sonrası ne olacak? Belediyenin AFAD ile birlikte konteyner konusunu açıklaması lazım. Konteynerler nerede? Anında müdahale yapacak kişiler nerelerde görevli? Hemen devreye girecek mi? Bunun tatbikatının yapılması lazım. Çanakkale’de değil ama başka bir şehirde o konteynerlerin bazı vicdansızlar tarafından yağmalandığı da biliniyor. Bu konteynerlerin her biri için en az iki üç görevlinin olması lazım. Asıl önemli olan konteynerlerin listesi. Belediyenin yaptığı açıklama bu nedenle yetersiz. AFAD neden susuyor? Belediye ile birlikte davranmalı. Kentimizde tatbikat yapılmasını öneriyorum. Aynı anda Çanakkale’nin tümünde ya da her mahallede ayrı ayrı yapılabilir. Ne kadar tatbikat yaparsak, depreme o kadar hazır oluruz. Okullarda da öğrencilerimize ve çocuklarımıza eğitim vermek lazım. Tatbikat bir eğitim yöntemidir. Afet toplanma alanlarını açıklamak yapılması gereken işin sadece yüzde 10’u. Eksiklerimiz tatbikat ile ortaya çıkacak. O karmaşada ne yapılacağı en önemlisi. Tatbikat yapalım, eksiklerimizi görelim ve eksiklerimizi tamamlayalım.”
BELEDİYE VE AFAD KOORDİNASYONU GEREKLİ
Perinçek belediye ve AFAD’ın afet durumunda koordinasyonlu çalışmalarına dikkat çekerek sözlerine şöyle devam etti: “Tatbikat için görevlilerin listesi belli mi? AFAD ile nasıl bir ilişki kurulacak? Tatbikatta Belediye ile AFAD arasında çok iyi bir koordinasyon gerekli. Bunun için AFAD’a önemli görev düşüyor. Tatbikatın lokomotifi AFAD olacak ama en önemlisi belediye AFAD birlikteliği.” Konteyner yerlerinin AFAD’ın bilebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Perinçek, “Bu konuda AFAD sorumluluğu daha fazla. Hem belediye hem AFAD da deprem sonrası görev yapacakların listesi belli olmalı. Bir de afet gönüllüleri var. Tatbikatta gönüllüler de devreye girecek. Tatbikat yapılırsa Belediye, AFAD ve afet gönüllüleri arasındaki koordinasyon test edilmiş olacak.” şeklinde konuştu.
Yorumlar
Yorum Yaz