ÇANAKKALE BÜYÜYOR, ÇANAKKALE DEĞİŞİYOR
Ayhan Çetin – Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Yönetim Kurulu Üyesi
1-Çanakkale her geçen gün büyüyor ve gelişiyor. Bu büyümenin Çanakkale’ye katkıları sizce nelerdir? Bu anlamda neler yapılıyor?
Çanakkale de plansız bir büyüme var. Örneğin Barbaros Mahallesindeki iki katlı evler, dört kata çıktı. Daire sayısı arttırıldı, sokaklar aynı sokak. Her sokakta araba park edecek yer kalmadı. Çanakkale’nin nüfusunun artması bizim gibi esnaflık yapan insanlar için olumlu. Nüfus artmasın diye düşünemeyiz. Neden ? Çünkü bir şehirde nüfus arttıkça yeni yeni iş alanları ortaya çıkıyor. Hiç tahmin etmediğimiz, bu iş yapmaz diye baktığımız iş yerleri çok iyi işler duruma gelebiliyor. Ama bu iş yeri sahipleri kendini yenileyemediği zaman bir bakmışız işi bitmiş. Yani genelde hiçbir işin devamlılığı yoktur. Devamlılığın olabilmesi için kendini yenileyerek başka bir şekilde devam etmesi gerekiyor. Önceden hayvanlarla çiftçilik veya taşımacılık yapılırken, atın ayağını nallayan nalbantlar vardı. Onun demirini yapan demirci ustaları vardı. Çapa, balta, kazma yapan ustalar vardı. Bugün onlar çok azaldı. Yok denecek kısma geldiler. Halbuki onlar dönemin en cazip işleriydi. İşte dönem dönem her iş belli bir zaman içinde devam eder ve kendini yenilemezse son bulur. Çanakkale’mizde büyüme olarak plansız sağlıksız bir büyüme var. Aynı sokaklarda, aynı mahallelerde önlem alınmadan yapılan büyümeler var. Her parsele bir bina dikmek yerine, adalar bazında, Barbaros mahallesi bir ada kabul edilseydi ve buna yönelik otoparklar, çocuk parkları, eğlence mekanları, konutlar yapılmış olsaydı. Plansız planlaşma olmayacaktı. İnsanlar mahallelerde park yeri bulmak için dönüp duruyorlar. Apartmanlarda oturan insanlar var, onlar evine geliyor mağdurlar. Biz iş yerimize geliyoruz mağduruz. Benim kapımın önünde üç tane motor duruyor ve hiç biri benim değil. Sabahleyin kapımın önünü temizleyemiyorum. Neden ?çünkü sağlıksız bir büyüme var. Yani bu yapılanma olarak zamanında Çanakkale’nin büyüyebileceği dikkate alınarak yapılsaydı; hem bu şehirde yaşayan insanlar ve bundan sonra yaşayacak insanlar daha rahat, daha mutlu yaşamlar sürerdi. Yapılanma yönünde baktığımızda Çanakkale’de ciddi sıkıntılar var. Çanakkale yaşanmaz hale geldi. Eski Çanakkale’nin eski durumlarını özenme durumuna geldik. Nüfus artmasın mı? Tabi ki artsın. Çanakkale’ye dışarıdan da insan gelsin ama bunlar planlama içerisinde olmalıdır. Nüfus arttıkça, doğal olarak trafik sorunu oluşuyor. Trafik ışıklarının sıkıntısı ortadadır. Plansız şehirleşmeyle her yere trafik ışığı koymak zorunda kalınmış.Buda büyük sıkıntılara sebep oluyor ama önlemi de alınabilir. Örneğin İzmir ve Bursa’da buna benzer olaylar vardı ve çözüldü. Arabalara alttan veya üstten geçiş sağladılar ve trafik rahatladı. Çanakkale su seviyesi sıkıntı ama yine de yapılabilir. İbrahim Bodur Lisesi’nin önünden bir tane alt geçit olsa bu bölgenin trafiği azalır. Birde Belediye Merkezi’nin olduğu kavşakta yapılmış olsa belki de uzun yıllar Çanakkale’nin şehir içi trafiği olmayacaktır. Hatta bir noktada bile yapılsa çok rahat olacaktır. Çanakkale’de bir şeyler üretilmesi lazım. Çanakkale yine de geç kalmış değil. Biraz daha dikkatli olunursa ve günü kurtarma adına planlar değil de uzun vadeli planlar yapılırsa şu anda büyük sıkıntı gibi görünen problemlerin büyük bir çoğunluğunu yaşamayız.
2-Önümüzdeki 5 yıl içerisinde size göre Çanakkale ne yönde(turizm, eğitim, tarım vs) ilerleme kaydedecektir?
Üniversitenin büyümesi önemli. Hem öğrenci sayısı olarak büyüdü hem de bayağı ileri bir duruma geldi. Özellikle Tıp Fakültesinin gelişmesi ve yeni devlet hastanesinin açılmasıyla daha da ilerleyecektir. Örneğin Dokuz Eylül Üniversitesinde ameliyat olduğumda İngiliz, İsveçli, Norveçli, Finlandiyalı hastalar gördüm. Hatta orada termal tesis var ve bu hastalar aylık termal tesislerde tedavi gören insanlar var. Bizim burada ilerleyen yıllarda özellikle devlet hastanesinde kapasite olarak büyümesiyle yurt dışından hastaların geleceğini ve bu hastalarında otelci, turizmciye de bir katkı sağlayacağını düşünüyorum. Bunun dışında üniversite nüfusunun da her yıl artıyor olması ekonomiye de ayrı bir katkı sağlıyor. Geçmişte gelen öğrenciler konut sıkıntısı çekerlerdi ve o yavaş yavaş bitti. Otel gibi tesisler yapılmaya başlandı. Çanakkale deki imkanlar hiçbir üniversite şehrinde yok. Diğer şehirlere ulaşım fena değil. Esenlerden binen üniversiteye kadar çıkabiliyor. Raylı sistemle biraz daha geliştirilebilir. Ücret olarak kiralar büyükşehirlere yarı yarıya ucuz. Üniversite hastanesi ve yeni devlet hastanesiyle hem turizme hem de eğitime büyük katkılar olacaktır.Sağlık turizm fark yaratacaktır.
3- Yaşanılabilir kentler listesinde ilk ona nasıl girebiliriz? Mutlu bir kent olma yolunda neler yapılabilir?
Çanakkale beğenilen bir yer. Bazı sitelerde zaman zaman toplantılara katılıyoruz. İlk defa gelenler oluyor. ‘’Niçin geldiniz Çanakkale’ye’’ dediğimde; ‘’ çocuğum üniversiteye geldi. Önce daire kiraladık, ondan sonra Çanakkale çok hoşuma gitti ve daire aldım. Şu anda kendi evim’’ diyen çok insanlar gördük. Çanakkale her şeye rağmen yine de Türkiye’nin sebze meyve yönünden en ucuz şehridir. İstanbul’da Kadıköy’de pazara girmiştik. Zeytin fiyatını gördük fiyatlar doğru mu diye düşündük. Çanakkale’de 2-3 liraya satılan bir zeytin orada 7-8 lira. Bu yönüyle de Çanakkale yaşanılabilir bir şehir. İnsanlar buraya geliyorlar rahat ve huzurlu oluyorlar. Bazı sıkıntılar da var tabi. Deniz ve kara ulaşımında sıkıntılar var. Bu yüzden geri sıralarda olduğumuzu düşünüyorum. Bir etkende iş sahasının azlığı da olabilir. Turizm ve eğitimin gelişmesiyle bu sıkıntılar da aşılabilir.
4-Ekonomik yönden değerlendirdiğinizde değişim ve gelişim yönünde yatırımlar (ulaşım, turizm, eğitim, sanayi, termik santraller, metal madenciliği) ne yönde olabilir, maden ve termik santral konusuna nasıl bakıyorsunuz?
Üniversite mezunlarımızın çoğu Çanakkale’ye geri dönmüyor. İzmir’e giden İzmir’de, İstanbul’a giden İstanbul’da kalıyor. Çünkü mezun olduğu bölüme uygun iş bulma şansı yok. Üniversite mezunu bir kişiye olup olmadık işler teklif ediyorsun. İş yeri sahiplerini bir gezin adamın mezuniyetiyle yaptığı işin hiç alakası yoktur. Bunları yönelik yatırımlar yapılırsa Çanakkale için iyi olacaktır. Yer altında duran madenlerin orada durduğu sürece ülke ekonomisine katkılarının olmadığını düşünüyorum. Yer altında ki madenler ileri teknolojiyle, çevreye insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde çıkarılması taraftarıyım. Tabi ormanı bozuyorsunuz ama işiniz bittikten sonra orayı eski haline getirmeniz gerekiyor. Bunu da devlet takip edecek. İçme suyumuza zarar vermemesi lazım. Çevreyi kirletmemesi lazım. Termik santraller çevreye zarar veriyor. Kanser hastalıkları oranı da biraz yüksek seviyede. Bunların çok fazla çoğaltılmaması lazım. Ülkenin başka yerleri de var. Buralara da yayılırsa daha iyi olacaktır. Bir yere toplanması yerine yayarak kurulması gerekiyor.
5-Çanakkale 1915 Köprüsü şimdiden ses getirmeye başladı. Bittiğinde şehrimize katkısı ne olacaktır?
1915 Çanakkale köprüsünün yapılıyor olması çok güzel bir olay. Avrupa’dan gelecek insanlar bizim şehrimize daha kolay seyahat edecek. Ben Çanakkale, Eceabat’ta doğmuş büyümüş birisiyim. Köyüm Bigalı köyü, doğduğum ev ise Atatürk’ün Çanakkale Savaşları’nı yönettiği evin bitişiğindedir. Kardeşim hala Bigalı köyünün muhtarıdır. Bizim çocukluğumuz da deniz taraflarında arazilerimiz vardı, gelip bakardık. Tarlalarımızdaki çimlerin içinde yatan yabancı turistler görürdük. O yıllarda 3-4 saatte bir gemi kalkardı, ulaşım daha zordu, kömürlü gemiler çalışırdı. Bugün, o yıllardaki zorlukları gören insanlar bizim ulaşım sıkıntılarımızdan dolayı bu bölgeye yönelmemeye başladılar. Şimdi İstanbul, İzmir üzerinden gidiyorlar. Bizim buradan Romen, Bulgar bile az geçiyor. Onlar da İstanbul’u tercih ediyorlar. Bize daha fazla döviz gerekiyor, bunun içinde ülkelerin birbirlerine gelip gitmeleri lazım. Mesela daha önceden Bulgaristan’la ilgili düşüncelerimiz iyi değilken, benimde Bulgaristan’a yeşil pasaportum olduğu için girip çıkabiliyorum. İnsanların bakış açıları farklılaşabiliyor. Bugün oraya bakış açımız farklıdır. İnsanlar ülkeler arasında ne kadar çok gelir, görür, gezerse daha fazla katkısı olur. Bizim turizm açısından keşke yat limanımız olsaydı, büyük yolcu gemilerinin yanaşabileceği, bizim Ticaret Sanayi Odamızın projeleri var. Bu kruvazier iskelesi bugüne kadar yapılmış olsaydı Çanakkale’ye çok büyük katkısı olacaktı. Bu köprü özellikle uluslar arası bir köprü olacak, ilerleyen zamanlar da onun üzerinde demir yolu bağlantıları olabilir. Şuan da devletin yaptığım 1/100000 ölçekli planlar var. Ben ümit ederdim ki şehirlerdeki gelişmeleri belediye meclisine bırakmayacaklardı. Devlet gelip bir proje yapacaktı. Şuan karşıda Alan Başkanlığı var, karşıda insanların çok sıkıntıları var. 7 yıldan beri evinin duvarını yapamayan insanlar var. Alan Başkanlığıyla görüştüğünüz zaman diyorlar ki ‘’bunlar zamanla yapılacak.’’ Şuan da Alan Başkanlığı bütün köylerde projeler yapıyor, yani yerleşim yerlerinin nereye kadar genişleyebileceği, hangi alanlarda neler yapılabileceği, bunlar sonradan değişebilir ama bugün onların üzerinde çalışıyorlar. Keşke Alan Başkanlığının yaptığı çalışmalara benzer olarak bizim Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da belediyelere bırakmasaydı. Bana kim ne derse desin, belediye meclisinin verdiği kararların çok sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. Çevre Bakanlığı daha önceden bir proje yaparak köprüyü yapabilirdi. Geç kalındığını ve yararlı olacağını düşünüyorum.
6-2018 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Troia yılı ilan edildi. Bize kazanımları neler olacaktır? Nasıl hazırlanıyoruz?
Turizm Komitesindeki arkadaşlarımız bunu gündeme getirdiler, çok doğru bir çalışma oldu ve bizde destekledik. Görevlendirme yapıldı ve çalışmalar yapıldı. Gerekli çalışmalarda turizm bakanımızla, valimizle, Çanakkale milletvekilleriyle görüşülerek bu konu gündeme getirildi ve kabul edildi. Benim en çok üzüldüğüm taraf daha öncede bahsettiğim gibi keşke bir kruvazier iskelemiz olsaydı. Uluslar arası anlamla bir proje olacak ama farklı ülkelerden gelen insanların gemilerini, yatlarını yanaştıracakları bir liman yok. Önümüzdeki yıl için İstanbul uçak seferleri garantiye alındı gibi görünüyor. İstanbul uçak seferleri eğer düzgün anlatılabilirse İstanbul’dan çok misafir ve turist gelecektir. Devlet tarafından da destek sağlanması gerekiyor çünkü bu proje sadece Çanakkale için önemli bir proje değil, Türkiye turizmi açısından çok önemli bir proje. Bu proje bize 2018’den sonrada lazım, şuanda dünyanın en büyük nüfusu Çin’de ve bizim Çin’de yaşayan insanları buraya çekebilmemiz lazım. Büyük nüfuslu ülkeleri Türkiye’ye, Çanakkale’ye çekebilmemiz gerekiyor. Ülkeler arası yaşanan krizlerden dolayı turizmde biraz sıkıntı yaşadık. Bizim ülkemiz Avrupa’nın gelişmiş gibi görünen ülkelerinden daha rahat diye düşünüyorum.
7-Muhtemelen büyükşehir olacağız. Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?
Çanakkale büyükşehir olmaya aday bir şehir haline geldi. Artık uluslararası bir bağlantı yolu üzerinde olacağız. Artık Büyükşehirden kaçınılamaz. Üniversitelerin yaptıkları çalışmaları da gördüm. İster istemez gelişme olacak. Köprünün adının geçmesiyle bile arsa fiyatları katladı. Bununla beraber sağlıklı büyüme olmak zorunda sağlıksız büyüme yarın bize daha fazla zarar verecektir. Çanakkale’den kaçalım köyümüze geri gidelim pozisyonuna getirebilir. Devletin daha sıkı denetim yapması gerekiyor. Çanakkalemiz büyümeli ama su kaynaklarımız, ormanlarımız, kaynaklarımız korunarak büyümeli. Büyükşehir olması bazı sorunları ortadan kaldıracaktır. Küçük belediyeler kendi personel giderlerini karşılamakta zorluk çekiyorlardı. Bunlar il özel idaresine devredildi. Özel İdare vasıtasıyla hizmet götürülüyordu. Belediyeden daha kötü oldu diyen daha görmedim. Daha iyi olacağını düşünüyorum ve ümit ediyorum. Yönetimler biraz daha planlı olur. Yönetim çoklukları da bazı sıkıntılar yaratıyor. Hem hizmetler daha iyi sunulur hem de masraf yönünden de tasarrufa geçeriz. Eğer Çanakkale’nin mevcut durumu değişmeyecekse, yapılan harcamalar düşmeyecekse büyükşehir olmanın bir anlamı yok.DoğancanUstabaş
Yorumlar
Yorum Yaz