İstanbul Boğazı’nın en eski yerleşimlerinden Emirgan’da yer alan Atlı Köşk, bir konut olarak tasarlanışından ev-müze kimliğine kavuşmasına uzanan tarihsel serüveniyle gündeme geldi. Resim ve Dekoratif Eserler Koleksiyonu yöneticisi Hüma Arslaner, 1 Şubat Pazar günü gerçekleştirdiği konuşmada, yapının 1925’te başlayan mimari yolculuğunu ve toplumsal bellekteki yerini mercek altına aldı.
Gündelik Yaşamın ve Zevklerin İzinde
İtalyan mimar Edoardo De Nari tarafından Prens Mehmed Ali Hasan için projelendirilen ve 1927’de tamamlanan köşkün, 1951 yılında Hacı Ömer Sabancı tarafından satın alınmasıyla başlayan yeni dönemi sunumun odak noktasını oluşturdu. Arslaner, bugün aile odalarında sergilenen mobilyalar üzerinden, köşkteki gündelik yaşamın izlerini ve zaman içinde değişen estetik değerleri katılımcılara sundu.
Resim Koleksiyonu ile Sanat Tarihine Bakış
Anlatı, yapının teşhirinde kritik bir öneme sahip olan Sakıp Sabancı’nın resim koleksiyonundan seçilen örneklerle genişletildi. Geç Osmanlı’dan Cumhuriyet dönemine uzanan Türk resim tarihine, köşkün tarihsel bağlamı içinden bakılarak dönemsel bir okuma yapıldı. Atlı Köşk’ün mimari ve sanatsal mirası, tüm yönleriyle aktarıldı.
Yorumlar
Yorum Yaz