Gündem

Atıkların insan ve çevre sağlığı açısından önemi: Bakteriler (21.03.2021)

Çanakkale Koleji Özel Anadolu Lisesi öğrencisi Eyşan Karataş, Öğretmenleri Esma Erem ve Neslihan Kurban Bölükbaşoğlu danışmanlı...

Atıkların insan ve çevre sağlığı açısından önemi: Bakteriler (21.03.2021)

Çanakkale Koleji Özel Anadolu Lisesi öğrencisi Eyşan Karataş, ‘Çevrenin Genç Sözcüleri’ adlı yarışma için hazırladığı makale ile çağımızın en büyük sorunlarından biri olan atık ve çöplere dikkat çekerek, çözülmesi gereken bu sorunun çevreye ve insan hayatına yarattığı problemleri aktardı. Atık ve çöp sorununun çözümlerine de değinen Eyşan Karataş makalesinde şu ifadelere yer verdi; “Çağımızın en büyük sorunlarından biri insan atıkları ve çöpler... Sizler için çözülmesi gereken bu sorunun çevreye ve insan hayatına yaratmış olduğu problemlerden ve çözümlerinden bahsetmek istiyorum... Birinci sorun; atıkların bilinçsizce çöp konteynerlerine atılması... Atılan her kontamine olmuş organik bazlı atıklar, örneğin; yoğurt kapları, süt kutuları, reçel kavanozları ve ekmek atıkları bunların hepsi bakteri üretir. Bakteriler, insan nüfusunun artması sonucunda artan atıklar sebebiyle artmakta olup atmosfere her geçen gün daha fazla yayılmaktadırlar. Mesela hepimiz bir çöp konteynerinin yanından geçerken kötü bir koku duymuşuzdur, işte bu kötü koku bakterilerin ta kendisidir. Kokuyu duyan her canlı ise bu bakterilere maruz kalmaktadır. Ayrıca atmosfere yayılan bakteriler yaşamak için en yakın canlı formuna tutunarak yaşamaya devam etmeye ve nesillerini devam ettirmeye çalışıyorlar. İşte bu yüzden çöp toplama merkezlerine veya çöp konteynerlerine yakın yerlerde yaşayan insanlarda, bitkilerde ve hayvanlarda bakteriyel enfeksiyonlara daha sık rastlandığı ve bu çevrede yaşan insanlarda görülen hastalıkların seyrinin daha uzun olduğu ve iyileşme sürecinin daha geç tamamlandığı görülmektedir. Bazen de insan, hayvan ve bitki sağlığına kalıcı olarak zarar verdiği gözlemlenmektedir. Özellikle temizlik ve hijyenin çok önemli olduğu bu pandemi günlerinde Covid-19'un mutasyona uğradığı gibi bu bakterilerin de mutasyona uğrayarak daha ciddi sorunlara yol açmasını önlemek için bizler tedbirlerimizi almak zorundayız. Alınacak tedbirlerin başında çöp konteynerlerine atılan süt kutuları, yoğurt kapları, reçel kavanozları atılmadan önce su ile çalkalanarak atılmalıdır. Eğer bunu yaparsak bakteriler çoğalabilmeleri için gerekli besinleri ve ortamı bulamayacaklarından, popülasyonları %70 oranında azalacaktır. Bu işlemin yapılması basittir ve canlıların yaşamı için hayati önem taşımaktadır. Geçmişimizde Sri Lanka'nın Colombo eyaletindeki ve İstanbul Halkalı ve Ümraniye çöplüğü patlamaları o dönemi yaşayan insanların hatıralarına kazınmıştır. Bu patlamaların sebebinin biriken metan gazı olduğu söylenir. Ancak bu metan gazının oluşma sebeplerinden pek bahsedilmez. Yaptığım araştırmalarımda karşıma çıkan sebebin, yine bu bakterilerin çalışması sonucu ortaya çıkan enerjinin, gaza dönüşmesi olduğunu gördüm. Bu yüzden bakterileri asla hafife almamalıyız.

İkinci problem ise; poşet, plastik şişe, elektronik eşyalar gibi atıkların geri dönüşüme kazandırılmalarındaki zorluklarla ilgili. Çanakkale Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğünde görevli Çevre Yüksek Mühendisi Burak SELÇUK ile bu konu hakkında yaptığım röportaj sayesinde öğrendim ki; kent genelinde evsel nitelikli atıklardan ayrı olarak toplanan cam, metal, kâğıt, plastik vb. atıklar ayırıldıktan ve geri dönüşüme yollandıktan sonra geriye kalan atıklar(Atıktan Türetilmiş Yakıt)yakılarak veya düzenli depolama sahasında gömülen atıklardan üretilen ve biyogaz tesislerinde açığa çıkardıkları gazları enerjiye çevirerek geri dönüşüme kazandırılmaya çalışmaktadırlar. Ancak bu işlem iş gücü ve çevreye verilecek olan zararı azaltmak için yapılan filtreleme çalışmaları yüzünden malî bir güç gerektirdiğinden gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkeler bu geri dönüşüm işlemlerine yeterince önem verememektedirler. Gelişmiş ülkelerde ise bu çok önemli bir konu olduğundan, yapışan anlaşmalar ve kanunlar gereği çevreye verdikleri zararları belli bir oranda tutmaları gerektiği için, çöplerini gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelere para karşılığında yollamaktadırlar. Ancak bu uzun vadede bir çözüm olmamakla beraber, kısa vadede bu ülkeler yalnızca kendi ülkelerini kurtarmış oluyorlar. Dünyanın neresinde olursa olsun birikmekte olan çöp dağları çevreye, atmosfere kısacası yaşadığımız dünyaya, soluduğumuz havaya zarar vermeye devam ediyorlar. İnsanlar ise hala bunların bilincinde değiller. İşte bu yüzden bu soruna çözüm olarak; özellikle küçük yaştan itibaren başlanarak,çizgi filmlerde,kitaplarda, reklamlarda, filmlerde, dizilerde ve okullarda bu konuya yeterli dikkat ve önem verilerek hazırlanan bilgilendirme çalışmaları yapılmalı ve insanlar bu konular hakkında bilinçlendirilmeliler. Ayrıca geri dönüşüme imkânı olmayan ülkelere çöp satmak yerine, çevre dostu kuruluşlarca toplanan bağışlarla kendi geri dönüşüm tesislerini kurmaları için yardımlarda bulunulmalı ve gerekli eğitimler verilmelidir. Sizlere şöyle bir örnek vermek istiyorum; Afrika kıtasında gelişmemiş bir ülkede, bir kadın girişimci atık plastik şişeleri eritip kumla karıştırarak kaldırım taşı üretmiştir. Ve bu da geri dönüşüme başka bir örnek olup atıkların bilinen yöntemlerin dışında da geri dönüştürülebileceğinin bir kanıtıdır. Ve bu gibi projeleri olan ülkelere gerekli imkanlar verildiğinde yapılabileceklerin sınırının olmadığı, bizleri sınırlayan tek şeyin hayal gücümüz ve imkansızlıklar olduğunu unutmamalıyız. Ve gerekli fırsatlar verildiğinde bunun gibi birçok değişik geri dönüşüm projelerinin önü açılmış olacaktır.”

Sedef Cansu Karakuş

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -