Aslen Malatyalı olan ve İzmit'te özel bir fabrikadan emekli olan Levent Karakaş emekliliğin ardından hayatını değiştiren bir yolculuğa çıktı. İki çocuk sahibi Karakaş, eşinin Çanakkaleli olması dolayısıyla bu şehre taşındı. Çanakkale’ye taşındıktan sonra, belediyenin açmış olduğu cam kursunu fark etti. Fabrikada çalışırken cam üfleme işine ilgi duyan sanatçı, bu merakını geliştirmek için kursa katıldı. Ancak kursun cam füzyon üzerine olduğunu öğrenince büyük bir sürprizle karşılaştı.
Füzyon cam sanatı, ona bambaşka bir dünyanın kapılarını araladı. Bu süreçte, iki arkadaşıyla birlikte Çimenlik Kalesi’nde bir atölye açmaya karar verdi. İki yıl boyunca burada çalışmalarına devam etti. Sonrasında Esenler’e taşınan sanatçı, 2013 yılından bu yana cam füzyon işleri yapıyor.
Sanatçı Karakaş, "Bizim iş çok güzel ve zevkli bir iştir. Ben sıfır cam satın almıyorum, sizin kırıp çöpe attığınız cam parçalarını alıyorum ve onları değerlendiriyorum" diyerek yaptığı işin sürdürülebilirliğine vurgu yapıyor.
Eski soda ve içecek şişelerini toplayıp eriterek kaşıklık, ayna gibi çeşitli objeler yapıyorum. Camın 820 derecelik fırında şekillendiği bu süreç, ortaya eşsiz eserler çıkarıyor” dedi. Son olarak Galata Kulesi’ni işleyen Karakaş, “Ben sıvaları dökülen Galata Kulesi, sen dalgalar arasında kız kulesi. Sırtını dönmüşsün bana, aramızdaki dalgalardan bahsediyorsun, oysa ben tüm dökülen sıvalarıma rağmen, yüzyıl sonra bile sana en yakın. Ben Galata Kulesi, Sen Kız Kulesi” dedi.
Yorumlar
Yorum Yaz