Yaşam

Arıcılığın duayeni konuştu: “Arılar tarımın sigortasıdır”

Çanakkale İli Arı Yetiştiricileri Birliği Eski Başkanı Cahit İleri, 20 Mayıs Dünya Arı Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada arıların doğa ve insan yaşamı için vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Çanakkale’de arıcılık denince ilk akla gelen isimlerden biri olan İleri, arıların ekosistemdeki kritik rolüne dikkat çekti.

Arıcılığın duayeni konuştu: “Arılar tarımın sigortasıdır”

Yaklaşık bir ay önce Birlik Başkanlığından ayrılan ve koltuğu Geyikli’den Akın Kuşçu’ya bırakan ve yeniden aday olmayan İleri, “Arısız bir yaşam söz konusu olamaz” diyerek, yalnızca bal üretimiyle değil, tarımda bitkisel üretimin devamlılığı açısından da arıcılığın hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.
Arıların, tozlaşma yoluyla birçok tarım ürününün verimini doğrudan etkilediğini hatırlatan İleri, “Bugün sofralarımıza gelen birçok sebze ve meyve, arıların sayesinde yetişiyor. Arıların olmadığı bir dünyada, ne gıda güvenliğinden ne de sağlıklı bir çevreden söz edebiliriz” dedi.

“Arı popülasyonları tehlike altında”                                    

Dünya genelinde arı popülasyonlarının tehdit altında olduğunu belirten İleri, iklim değişikliği, zirai ilaçlar ve bilinçsiz tarım uygulamalarının arıların yaşamını olumsuz etkilediğini söyledi. Bu konuda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayan İleri, özellikle gençleri arıcılığa yönlendirmek için projeler geliştirdiklerini de ifade etti.

 Cahit İleri, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Arılar sadece bal üretmez; doğanın dengesini korur, tarımı destekler, hayatı sürdürür. Dünya Arı Günü’nü kutlarken, bu küçük canlıların büyük etkisini bir kez daha hatırlamalı ve onları korumak için hep birlikte hareket etmeliyiz.”

“Üretimde arıyı öldürmeyen ilaçlar kullanmalı”

Kaleninsesi Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan İleri, “Ülkemizdeki üreticilerin bazıları, çiçek döllenmesinin önemini bilmekle birlikte, birçok üretici, arının çiçek döllenmesindeki önemini hala kavrayamamış durumdadır. Arı sahiplerinin, meyve ve sebze bahçelerinin sahiplerinden, Avrupa’daki gibi kira istememesine rağmen, birçok üretici, arı; çiçekleri ziyaret ettiği zaman ilaçlama yapmakta, iyi bir meyve ve sebze üreteyim derken, arının ölümüne sebep olmakta ve kendi kazancını düşürmektedir; kısaca kendi ayağına kurşun sıkmaktadır. Arı, kendi sahibine sağladığı yarardan, yaklaşık yirmi katından daha fazlasını, meyve ve sebze üreticisine sağlamaktadır. Bu basit ama önemli sorun; ilimizdeki tarımsal üretim yapan herkesi yakından ilgilendirmektedir. Aslında bu sorun sadece ilimizin değil, ülkemizin sorunudur. Bu sorun, kiraz, şeftali, kayısı, elma, erik, badem, üzüm, armut, domates, biber, üreticileri tarafından önemsenmediğinden çiftçimizin, üretim için yaptığı masraflar ürüne dönüşmemekte ve çiftçimizin kazancı artmamaktadır. Arı ülkemizin zenginlik kaynağıdır. Çiftçilerimiz, tabiî ki zirai mücadelesini yapacaktır. Ürünlerini, mantarlardan, bakterilerden, zararlı böcek ve haşerelerden koruyacaktır. Önemli olan bunları yaparken arıyı da yaşatmaktır. Çiftçilerimizin bilmesi gereken en önemli konu: arı; balı, poleni, arısütü, bal mumu, propolis üretimi ile sahibine bir kat fayda sağlıyorsa, çiftçimize, tozlaşmadaki katkısıyla, üründen ürüne değişmesine rağmen en azına yirmi kat fayda sağlamaktadır. Meyve ve sebze üreten çiftçilerimiz zirai mücadele yaparken arıyı öldürmeyen ilaçlar kullanmalı, bunu yapamıyorlarsa, ilaçlamasını, arı; kovana girdiği, akşam saatlerinde yapmalıdırlar. Bu tam anlamıyla ‘kazan- kazan’ yöntemini oluşturacaktır. Yani, böyle bir uygulama hem arıcının hem de, meyve ve sebze üreticisinin kazanmasına yol açacaktır” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Haber Merkezi

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -