Çanakkale Altınokta Körler Derneği Başkan Yardımcısı Ercan Şen görme engeliler olarak Çanakkale’de yaşadıkları sorunlara dikkat çekti ve ekledi, “Neden bizim isteklerimiz diğer insanlara lüks olarak görünüyor?”
Türkiye’nin birçok şehrine göre Çanakkale’nin geride olduğuna dikkat çeken Şen sözlerine şöyle devam etti: “Bize engel olarak 3-4 durum var. Bu 3-4 durumun sebepleri; Çanakkale’nin eski yerleşim olması, denize yakın olması, arazilerin değerli olması. Temelde yaşadığımız sorunlar ise; görme engelliler için yapılan sarı şeritli yollarda odaklanılması gereken sağında ve solunda kaç santimetre mesafe bırakıldığı. Bir kaldırıma görme engelli yolu yaptıysan bu, ‘Ben senin daha güvenli ve hızlı hareket etmeni sağlayacağım’ demek. Bu da nasıl oluyor? Bastonumuzun ucunu takıyoruz, çok daha hızlı bir şekilde gidebiliyorsun. Çanakkale’deki görme engelli yolları bu güveni vermediği için aslında o yollar yokmuşçasına biz tarama yapmaya devam etmek zorunda kalıyoruz. O yol görme engelli dümdüz gitsin diye yok, hızlı ve rahat hareket edebilsin diye var.”
Çanakkale’nin Yolları ve Sokakları Dar
Çanakkale’nin yollarının ve sokaklarının dar olduğuna dikkat çeken Şen sözlerine şöyle devam etti: “Ara sokaklardaki çoğu kaldırım kaldırım değil bence. Esnaf kaldırımlara çok eşya bırakıyor ve bu da bizi zor durumda bırakıyor. O kadar dar bir sokakta trafiğin ne işi var? Saat kulesinin sağını ve solunu düşünün. Birçok kör de aynısını yapıyor, araç gibi davranıp yoldan yürüyor. Baktığınız zaman bir noktada tehlikeli ama yapacağımız hiçbir şey yok.”
Dubalardan Çok Çekiyoruz
Araçlar park etmesin diye kullanılan dubalardan da çok çektiklerini belirten Ercan Şen, “Onlar binlerce, her yerde. Bu kadar duba bolluğunu ben Çanakkale’de gördüm. Diğer kentlerde böyle bir duba fazlalığı yok. Hani bir söz vardır; ‘Kaldırım yüksekliği medeniyeti belirler’ diye. Bence Çanakkale’de ‘duba yüksekliği’ olarak değiştirilmesi lazım. Bastonunuz ile dubalara çarpmadan yürümek mümkün. Bu dubalar bir sürü olunca elbette birisine çarpıyorsunuz. Başka türlü tasarımlar da mümkün. Bununla ilgili çok sayıda belediyeye taleplerde bulunduk. Onlar da bize kısmen hak verdi ama sonuç olarak dubadan daha farklı tasarımlar hayata geçmedi.” dedi.

O Ağaca Çarpmayan Kör Yoktur
Bir diğer sorunun ise yamuk ağaçlar olduğunu kaydeden Şen, “Budanmamış olanlar ayrı, gövdeden yamuk ağaçlar var bir de. Buradaki sorun şu; ben bastonumla sarkaç hareketi yaparak zemini tarıyorum. Baş kısmımda bir tarama mümkün değil. Riskli yerlerde yapabilirim ama devamlı yapamam. Postanenin önünde bir tane yamuk ağaç var. O ağaca çarpmayan kör yoktur. Ağaçlarla ilgili de yapılabilecekler var. Demircioğlu’nun üstü mesela. Orada da yamuk ağaç var ama çarpmıyorum. Niye? Etrafını çerçeve içine almışlar. Çanakkale’nin nüfusu da arttı. Bugün yoldan yürüyenlerin işi daha zor. “ şeklinde konuştu.
HEPİMİZ İNSANSAK VE HEPİMİZİN HAKLARI VARSA TASARIMLAR HEPİMİZ İÇİN OLMALI
Altınokta Körler Derneği Çanakkale Şubesi Başkan Yardımcısı Ercan Şen sözlerini şöyle noktaladı: “ Ben doğuştan görme engelliyim. Önceden engelimin yüzdesi daha azdı yaş ilerledikçe o da ilerledi. Ülkemizde körlüğün en yaygın sebebi tavuk karası yani gece körlüğü hastalığı. Aşağı yukarı dernekteki herkes bu yüzden kör olmuş durumda. Hepimiz insansak ve hepimizin hakları varsa tasarımlar hepimiz için olmalı. Bizim 5 tane görme engelli arkadaşımız kordon bölgesinden denize düştü. Ben deniz kenarında yürümeyi çok severim. İnsanlar hep denizin kenarından yürümek ister. Orada bizi yavaşlatacak, uyaracak bir şey koymak çok zor olmamalı. Bizim isteklerimiz birtakım insanlara lüks gibi gözüküyor ama görenler düşmesin diye bütün kordon aydınlatılıyor. İsteklerimiz aslında lüks değil, herkes kadar istiyoruz. Tasarımlar herkes için yapılmalı. Dediğimiz tasarım modelleri sadece görme engelliler için değil, Çanakkale nüfusu yaşlanıyor. Oysaki tasarımı biz 20-50 yaş arası insanlar için yapmışız. Dubalar ile ilgili yaşlılar da takılıp düşüyor. Toplumumuz yaşlanıyor ve erişilebilir tasarım hepimiz için şart.”
Yorumlar
Yorum Yaz