Ocak ayında gram altın 4.000 TL seviyelerinin altını test etti. Şubat ve mart aylarında jeopolitik gelişmelerin etkisiyle fiyatlar yeniden yükseldi. Nisan ve mayıs döneminde Fed’in faiz kararları fiyatlamalara yön verdi. Haziran ayında ise piyasalar, Merkez Bankası’nın adımlarına odaklandı.
Temmuz Ayındaki Dönüm Noktası
Temmuz ayında Merkez Bankası’nın 300 baz puanlık faiz indirimi altın fiyatlarını doğrudan etkiledi. Bu süreçte yatırımcılar, altını güvenli liman olarak tercih etmeye başladı. Gram altın, temmuz sonu itibarıyla 4.300 TL seviyelerini aşarak yeni bir yükseliş trendine girdi.

Ağustos ve Güncel Durum
25 Ağustos itibarıyla gram altın serbest piyasada 4.395 TL’den işlem gördü. Kapalıçarşı’da fiyat 4.433 TL seviyesine kadar çıktı. Bu rakamlar, yılın geri kalanında yukarı yönlü potansiyeli daha da görünür kıldı. Uzmanlar, dalgalanmanın süreceğini ancak genel eğilimin yukarı olduğunu vurguluyor.
Yıl Sonu Beklentileri
Ekonomist Muhammet Bayram, gram altının yıl sonuna kadar 4.750 TL’ye çıkabileceğini öngörüyor. Ancak küresel piyasalardaki gelişmeler bu seviyenin aşılabileceğini işaret ediyor. Özellikle ons altının 2.400 dolar bandına yönelmesi, gram altının 5 bin TL’ye ulaşmasının önünü açabilir. Fed’in faiz indirimine gitmesi de bu süreci hızlandıracak unsurlar arasında gösteriliyor.
Jeopolitik Risklerin Katkısı
Ukrayna–Rusya savaşı, Orta Doğu’daki belirsizlikler ve euro/dolar paritesindeki dalgalanmalar altına olan talebi artırmaya devam ediyor. Uzmanlara göre her yeni gerilim, gram altının yükselişini destekliyor. Güvenli liman algısının güçlenmesi, yatırımcıları altına yönelten en önemli faktörlerden biri.
Yatırımcı Stratejileri
Bayram, altının güçlü bir yatırım aracı olmasına rağmen yatırımcıların portföylerini çeşitlendirmesi gerektiğini belirtiyor. Borsanın uzun vadede cazip getiriler sunabileceğini, mevduatın ise kısa vadeli istikrar sağlayabileceğini hatırlatıyor. Portföy çeşitliliği, dalgalı piyasalarda risklerin azaltılması açısından öne çıkıyor.
Yorumlar
Yorum Yaz