Çanakkale’de iş imkanlarının yetersiz olduğunu belirten Dinçer; ‘’Seçilecek olan başkandan beklentim Çanakkale’yi geliştirmesidir. Çanakkale gelişmeye müsait bir şehir ve genç nüfusu çok fazla, genç nüfusla gelişim gösterildiği takdir de uzun yıllar sürecek planlamalar yapılacaktır. Her seçim döneminde adaylar gençlere önem vereceklerini, şehri onlarla yöneteceklerini belirtiyorlar ama seçimden sonra böyle bir çalışma göremiyoruz. ‘’dedi
Çağdaş Ezgi Dinçer; ‘’Politikalar yanlış sürdürülüyor. Tarım merkezini yerleşime açmaktan ziyade yerinde dursun, birçok engebeli arazi var. Niye şehri o tarafa kaydırmıyorsunuz da hep verimli toprakları işgal ediyorsunuz, yok ediyorsunuz? Neden beton yığını yapılıyor? Ben en büyük hatayı orada buluyorum. O zaman bu siyaset böyle devam ettiği sürece, tabi ki tarım alanları yok olacak, bir zaman gelecek biz görmesek bile insanlar dışarıdan nemalanmaya başlayacaklardır. Bir benzetme olarak söylüyorum; tarım alanları da sürekli bu şekilde betonarmeye çevrilirse herhalde 10 yıl içerisinde Çanakkale’de bir avuç toprak bile bulmamız mümkün olmayacaktır. O bakımdan tarımda da tamamen dışa bağımlı olacağız. Üretim temel prensiptir. ‘’
‘’GENÇLERE İŞ DENEYİMİ VERİLMİYOR’’
‘’Seçilecek olan başkandan beklentim Çanakkale’yi geliştirmesidir. Çanakkale gelişmeye müsait bir şehir ve genç nüfusu çok fazla, genç nüfusla gelişim gösterildiği takdir de uzun yıllar sürecek planlamalar yapılacaktır. Her seçim döneminde adaylar gençlere önem vereceklerini, şehri onlarla yöneteceklerini belirtiyorlar ama seçimden sonra böyle bir çalışma göremiyoruz. Çanakkale merkez için bakacak olursak gençlere iş imkanı sağlayan kurum, özel işletme sayısı çok az, kemikleşmiş kadrolar bulunuyor. İhtiyacı olan gençlerde gidip kafeler de garsonluk yapıyorlar. Eğitimli insanları böylelikle köreltmiş oluyoruz. Bu sadece Çanakkale’de de böyle değil Türkiye’nin her yerinde bu şekilde işliyor. Mezun olduktan sonra bir işe başlamak isteseniz ya size 3-4 aylık ücretsiz deneme süreci teklifi sunuyor ya da hiç işe almıyor. İnsanlarında bu yüzden hevesleri kalmıyor. Bu söylediğim daha büyük şehirlerde gerçekleşiyor. Çanakkale’de ise iş kolları az olduğu için hiç iş bulamıyorsunuz. Eğitim aldığınız bir dalda iş bulamayıp o eğitimi çöpe atmak zorunda kalıyorsunuz. Burada var olan üniversite bölümlerinden mezun olduktan sonra ya da öğrenciyken alınan eğitimi pratiğe dökecek işletmeler bulunması gerekiyor. İşletme mezununun, turizm mezunun, su ürünleri mezunun çalışabileceği yerler sayılamayacak kadar az durumda, bu da öğrencileri zor duruma sokuyor. Üniversite sadece dışarıdan gelen öğrenciler yok, Çanakkale’de yaşayan öğrenciler de büyük çoğunluk oluşturuyor. Biz mezun olduğumuz da bu şehre faydalı olamayacaksak üniversite okumanın ne anlamı var? İşletmeler işin en güzelini istiyorlar ama bize kapı açmıyorlar. Yeni mezun birisi deneyimsiz olabilir ama ona deneyim kazandıracak şey kendi işinde bir yerde çalışmasıdır. Siz ücretsiz çalış derseniz bu bir deneyim olmaktan çıkar, onu kullanmak anlamına gelir. Maalesef ülkemizdeki çırak yetiştirme bu şekilde devam ediyor.’’
‘’HIZLI BİR GELİŞME YAŞADIK’’
‘’Bir Truva’mız var ve 2018’den beri şu an da sıkıca sarılmış durumdayız, sarılmaya da devam etmemiz gerekiyor. Bugün Ezine’nin bir peyniri, Bayramiç’in elması, şeftalisi, Lapseki’nin şeftalisi varken, Çanakkale merkezin neyi var? Çanakkale de bu alt yapı var, bu konu da üniversiteyi yeterince kullandığımızı düşünmüyorum. Çanakkale merkezde önce buna karar verilmesi lazım. Truva, Çanakkale’ye yeter diye düşünüyorum ama bunun planlamasını turizmcilerle değerlendirilmesi lazım. Tarım alanında ise Çanakkale yine bölge, bölge değişiklik gösteriyor. Bazı bölgelerimiz meyve, bazı bölgelerimiz sebzeye uygun bununla ilgili de çalışmalar yapılması gerekiyor. Taşın altına kimler elini koyacak ona bakmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Çiftçi ürününü ekerken hangisinin daha çok kazanç sağlayacağına bakıyor. Hepsi aynı mantıkta ekince o ürün kazanç sağlayamayabiliyor, yani bu ekimleri bir plan çerçevesinde yapılması gerektiğini düşünüyorum. Biga da çeltik üretimi varken, Bayramiç’in Kaz Dağlarından aldığı doğal havayla yetişen elması varken Çanakkale merkez de mevcut arazilerimizi sulayamıyoruz. Bunları bölgesel olarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Üniversite gençliği ayrı bir ekol zaten onlar kendi dünyalarını kuruyorlar. Onların şehre getirmiş olduğu, özellikle ekonomik olarak bir katkı ve canlılık var. O canlılığın getirdiği iş yeri sayısının artışı var. İş yeri sayısı arttığı gibi çeşitliliği de artıyor, AVM’lerimiz yoktu şimdi üç tane ortaya çıktı ve onlarda kendi içerisinde yarışarak daha iyiye ulaşıyorlar. Bu gelişmeler birçok şehirde en az 20 yılda gerçekleşirken bizde 5 yılda gerçekleşti. Hızlı bir gelişme yaşadık.’’ CANER KÜPELİ
Yorumlar
Yorum Yaz