ÇANAKKALE BÜYÜYOR, ÇANAKKALE DEĞİŞİYOR
Abdulllah Köklü – Çanakkale İl Özel İdaresi Genel Sekreteri
1-Çanakkale her geçen gün büyüyor ve gelişiyor. Bu büyümenin Çanakkale’ye katkıları sizce nelerdir? Bu anlamda neler yapılıyor?
Çanakkale köprü projesinden sonra özellikle de emlak alanında önemli bir atılım sağladı. Buda nüfus artışı ve köyden kente göçü biraz daha artırdı. Köydeki insanların yatırımlarının merkeze kaymasına ve dışarıdan gelen inşaların buralardan arazi alması oranını arttırdı. Dolayısıyla emlak piyasasında bir hareketlilik var ve nüfusta da hareketlilik olacağı görülüyor. Bizde buna önlem olarak okul sayılarını, kültür merkezi, spor salonlarını, milli eğitim ihtiyaçlarını bu gelişim ve büyümeye uydurmaya çalışıyoruz. Yatırımlarımızı bu yönde çoğaltıyoruz. Milletvekillerimiz ve Valimizin desteğiyle bu yatırımları hızlandırmaya çalışıyoruz. Belediyeler açısından planlarda düzgün yapılırsa, yapılan projelerin çevresinde oyun alanları ve yeşil alanlarında çoğaltılması olursa bu büyümeden olumlu etkileniriz. Şehir olarak bunları yapamasak ileride sıkışık, çocukların oynayacağı alanların olmaması, çarpık kentleşme gibi bir çok sorun ortaya çıkıyor. Kendi adımıza konuşacak olursak; Kamu yatırımları olarak ciddi bir okul yenileme, yurt yenileme ve yapma, spor salonları yapma gayreti içerisindeyiz. Büyümeyle birlikte vatandaşın okul ihtiyacı artacak. Mahallelerde ki öğrenci sayısı artacak. Sosyal ihtiyaçlar artacak. Buna mukabil kültür alanında da yatırım yapılması lazım. Çok fazla öğrenci olduğu zaman kütüphane ihtiyacı olacak. Ders çalışacak alan ihtiyacı olacak. İnsanların buna talepleri artacak. Köprü yapılacak. 2018 Troia Yılı ilan edildi. Yabancı turist sayısı artacak. Bunlara da ayak uydurmak lazım. Örenyeri’ne ciddi bir müze yapılıyor. Yani büyümenin farkındayız ve bu büyümeye ayak uyduruyoruz.
2-Önümüzdeki 5 yıl içerisinde size göre Çanakkale ne yönde(turizm, eğitim, tarım vs) ilerleme kaydedecektir?
Önümüzdeki 5 yıl içerisinde tarım, turizm, eğitim, sanayi hepsi ileriye doğru gidecek. Sebebini de Türkiye’nin en büyük Gıda OSB’si Ezine’ye yapılıyor. Şuan kamulaştırma gibi yasal süreçler devam ediyor. Birincisi Çanakkale’ye Tarım OSB’si yapılmasıyla, tarım verilen önemi ortaya koyuyoruz. İkinci konu köprünün yapılmasıyla ulaşım sektörünün gelişecek ve bu sayede tarımsal ürünlerin de pazarlanması kolaylaşacak. Üçüncüsü Çanakkale bir üniversite şehri oldu. Öğrenci sayısı 50 bini geçti ve bu çok ciddi bir rakam. Türkiye’de sayılı üniversiteler arasına girmemiz demek. Bu gelişme öğrenci sayısını da artıracak. Ayrıca müthiş bir doğal güzellik, tarih var, boğaz var. Bu alanda da ciddi gelişmeler sağlanacak. Bütün bu gelişmeler insanın oluşturduğu harcama kalemleri sanayiyi tetikleyecek. İnsan sayısı arttıkça ve talepleri ortaya çıktıkça sanayi ürünleri talep edecekler ve sanayide gelişecek. Köprü konusuna sadece köprü olarakta bakmamak lazım. Arkasına otoban yapılıyor. İnsanlar İstanbul’dan 2-3 saatte Çanakkale’ye, Assos’a, Ayazma’ ya, Kaz Dağları’na ulaştıkları zaman daha fazla gelmek isteyecekler. Daha fazla gelmek demek ,daha fazla harcama ve daha fazla talep demek. Konut talebi, gıda talebi gibi konular birbirini tetikleyecektir. Bizim bunlara doğru hazırlanmamız lazım. Bence Çanakkale’yi her alanda gelişme bekliyor. Bundan sonra içeriye yönelik çalışma yapmak lazım. Milli eğitim alanında şu anda 25 tane şantiyemiz var. Bunlar ne demek okul ihtiyaçları hızla gideriliyor.
3- Yaşanılabilir kentler listesinde ilk ona nasıl girebiliriz? Mutlu bir kent olma yolunda neler yapılabilir?
Bana soracak olursanız Çanakkale, Yaşanılabilir Kentler Listesi’nde ilk 10’dadır. Biraz emlak pahalı, konutlar pahalı. Yaşanılabilirlikte ucuz oturma, hayata kolay idare ettirebilmeyi de kriter olarak koyuyorlar. Biraz pahalı bir şehiriz. Belki bunlara yönelik çalışmalar, biraz daha hayatın yaşamasını kolaylaştıracak örneğin emlak sektöründe biraz daha planlı ve düzenli büyüme, belki TOKİ’ yi devreye sokmam gerekebilir. Bunları aşarsak üst sıralara çıkabiliriz. Bizde bu tarz çalışmalar yapıyoruz. Maalesef şehir içinde trafik sorunumuz var. Daha çok belediyeler bu konularla ilgili çözüm üretmesi lazım. Bizim ilgi alanımız köy yolları ve buralarda elimizden gelen hayretin fazlasını veriyoruz. Şehir içi trafiğiyle alakalı tüm yetki il belediyesinde. Belediyenin çözeceği iş. Bizden katkı istenirse fikir olarak verebiliriz. Trafik nasıl akacak ? otoparklar nerelere yapılacak ? gibi fikirlerde yardımcı olabiliriz. Mesela otopark büyük bir sorun Çanakkale’de. Biraz daha dengeli bir şekilde şehri merkezi etrafına yayılsa o zaman belki ne olur? İnsanlar şehir içine girmeden araçlarını park edip yürüyebilirler ama herkes aynı yere yüklenince sabah ve akşamları trafik işin içinden çıkılamaz bir hal alıyor. Tabi İstanbul kadar fazla değil ama yine de sıkıntılar yaşanıyor. Ayrı bir konuda insanların ekonomisi üçe, dörde katladı. Nüfus arttı, zenginleşme arttı ve araba sayılar 2-3 e katladı. Bunlarda önemli bir etken. İşte bunlara önlemler almak lazım. Kamunun görevi artan nüfusu görüp, proje planlamak. Türkiye’nin en iyi teknoparklarından biri inşa ediliyor. Bunun gibi etkenler nüfus artışı oranını yukarı çekiyor. Bu oran çerçevesinde ne kadar nüfus olur ne kadar araba olur gibi konuların düşünülmesi gerekiyor. Bunlara göre alanlar üretmek lazım.
4-Ekonomik yönden değerlendirdiğinizde değişim ve gelişim yönünde yatırımlar (ulaşım, turizm, eğitim, sanayi, termik santraller, metal madenciliği) ne yönde olabilir, maden ve termik santral konusuna nasıl bakıyorsunuz?
Maden ve termik santrallere konusunda Enerji Bakanlığı bunun en iyi kritiğini yapıyor. Biz en son noktada devreye giriyoruz. Devlet var olan enerjisini çıkarmaya çalışıyor. Orada bir değeri var ve bunu paraya dönüştürüp istihdam sağlamaya çalışıyor. Bunu insanları rahatsız etmek için yapmıyor. Belli planlamaları var. Öte yandan da vatandaşlar tepki gösteriyor. Bunun dengesini üretmek lazım. Vatandaşla devletin istişare ederek konuyu çözüme bağlaması gerekiyor. Bunlarda şu anda yapılıyor. Şöyle bir konu var: İnsanlar doğal yaşamlarını bozacak plan ve projelerden hoşlanmazlar. Buda bir gerçek ama hoşlanılmıyor diye de orada ki milyar dolarlık yatırımı da yapmama anlamına gelmez. Adamın normal bir hayatı varken oraya tesis geliyor ve normal hayatı bozuluyor. Otomatik olarak ona zarar vermeyecek olsa bile bundan rahatsızlık duyuyor. Eskiye göre daha iyi diyaloglar var. Örneğin 20 yıl önce maden ruhsatları bilgilendirmeden verilmiş, vatandaş yanlış anlamış veya birileri yanlış anlatmış. Sonucunda ortada bir karmaşa oluşmuş. Bu durumlara müsaade etmemek lazım. Kenti gücümüzün yettiğince bilgilendirmeleri ve projeleri doğru yapmaya çalışıyoruz. Vatandaş bununla ilgili bir şey sorduğu zaman cevabını veriyoruz. Ayrıca kurumlar böyle bir şey yapacaksalar bütün müsaadeleri almak zorundalar. Devletin en yetkili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. Buradan izin almadan yapılamaz. Sonuç olarak diyalogları biraz daha arttırmak lazım. Yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ilgili çalışmalar yapılıyor. Örneğin rüzgar enerjisiyle alakalı ruhsat talepleri var. Belki de Çanakkale rüzgarın en meşhur olduğu yerdir. Hükümetimizin en büyük projesi KÖYDES ( Köyleri Destekleme Projesi) dir. 2005 yılından beri faaliyette. Bende o dönemden beri idarecilik yapıyorum. Kaymakamlık yaptım. Hakikatten güzel bir proje. Tüm köylerin alt yapısını, alt yapıyı açacak olursakda içme suyu, yol, kanalizasyon ve sulama gibi sorunlarını gidermektir. Bu sadece köyden kente göçü engellemek için yapılan girişimler değil. Aynı zamanda artık kentlerde de belli süre çalışıp köye dönen insanlara da bir cazibe merkezi sağlamaktır. Büyükşehir’de yaşamaya alışmış 50 yaşını geçmiş köyüne geri dönmek istiyor. Ama şehirde ki standardını da köyde bulmak istiyor. KÖYDES projesi de bunları hedefliyor. Diğer hedefi yerinde bulunan insanlara istihdam sağlamak. Orada yaşanılabilir bir hayat sunduğun zaman, oradaki insanların köyde kalma istekleri artacaktır. Çünkü bir şekilde tarım üreni üretmek zorundayız ve bunları da yapmamız için birilerinin köylerde yaşayıp o üretimi yapması lazım. Kimse yapmadığı zaman ithalata dayalı, dışarıdan alım yapan, bağımlı bir ülke haline geliriz ki buda doğru bir şey değil. Onun için hükümetimiz KÖYDES projesine 12 yıldır çok ciddi para aktarıyor. Bu senede yine geldi ve köylerde toplam 225 km civarında yol yaptık. Yapmaya da devam edeceğiz. Ciddi sulama projeleri yaptık. Kanalizasyon projeleri yapılıyor. Yani köylerde ki yaşanabilir standardını artırmak için para harcanıyor. Önümüzdeki yıllarda da harcanmaya devam edecek. Hükümet zaten KÖYDES projesinin devamı yönünde , özellikle köy yollarının kalitesinin arttırılması yönünde Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakanımızın ifadeleri var. Milletvekilleri de sık sık gündeme getiriyorlar. Hakikatten gayet güzel kaynak getiriyorlar. Kendilerine teşekkür ediyoruz. O kaynaklar sayesinde Çanakkale’miz zaten güzel, daha güzel hale geliyor. Bizim yapmamız gereken bu doğal güzelliği disipline etmek, organize etmek, korumak. Yatırımlar düzgün yapılmazsa doğal güzellikte bozuluyor. Yol, meydan veya alt yapıya yönelik kazı yapılacaksa bunları nizami yapmamız gerekiyor. Bu o çevreyi mümkün olduğunca bozmadan yapmak gerekiyor. Bakıldığı zaman Çanakkale’de hemen hemen her ürün yetişiyor. Meyvesinden tut sebzesine kadar canın ne istiyorsa Çanakkale coğrafyasında yetişiyor. Endüstriyel lüks ürünlerde var. Normal temel gıda ürünleri de var. Gıda OSB’sinin gelmesiyle de bunlar daha verimli olacaktır. Vatandaşlar haklarını daha iyi alacaklar. Başka bir yatırımda sağlık, muhteşem bir devlet hastanesi yapılıyor. Vatandaşlarımızın da her türlü sağlık ihtiyacı kafasında takıntı olmayacak. İzmir’e Balıkesir’e gideyim gibi düşünceler içerisinde olmayacak. Büyük ihtiyaçlarımızı yerelde çözecek hale gelmemiz gerekir. Zaten hedefimiz bu. Köyde aylık 3-4 bin tl geliri istemeyen ama merkezde asgari ücrete razı olan genç nüfusu görüyoruz. Bununda düşünülmesi gerekiyor. Şehirde yaşam kültürü farklı bir sosyolojik kültür.
5-Çanakkale 1915 Köprüsü şimdiden ses getirmeye başladı. Bittiğinde şehrimize katkısı ne olacaktır?
Çanakkale’ye değil Türkiye’ye çok büyük katkısı olacak. Düşünün otoyollarıyla beraber köprü bittiği zaman 2 saatte İstanbul’dasınız. İstanbul’dan sıkılmış, şehir yaşamından gına gelmiş insanlar hafta sonlarını Çanakkale’de geçirmek isteyeceklerdir. Zaten şuanda bile 4-5 saatlik yolu çekip gelen insanlar var ama bu köprü ve otoyolları hizmete girdiğin gelen sayısı artacaktır. Çanakkale köprüsü Türkiye’nin de önünü açacak. Şöyle bir öngörü var. Buradaki endüstriyel gıdaların İstanbul pazarına ulaşması çok hızlı olacak. Şimdi mesela 5-6 saatlik mesafede gidiyorken bu süreler yarıya inecek. Sabah toplanmış bir şeftali öğleden sonra İstanbul’da taze taze lüks markette satabileceksin. Yani bu ticaret için önemli bir şeydir. Ayrıca Çanakkale’ye de önceki yıllara göre ilgi alakada fazla . Yabancının ilgisi dışında birde yerli turistin ilgisi de çok fazla. Köprü bunların getirdiği yoğunluğu da alacaktır. Bayram günleri dışında artık normal zamanlarda trafik olmaya başladı. Kısacası köprü her alanda büyük katkılar sağlayacaktır.
6-2018 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Troia yılı ilan edildi. Bize kazanımları neler olacaktır? Nasıl hazırlanıyoruz?
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından çok ciddi hazırlıklar var. Troia müzesi ve Örenyeri düzenlemesi yapıyoruz. Devlet ödenek gönderiyor ve alt yapısına, üst yapısına ciddi paralar harcıyoruz. İyi bir hazırlık yapılıyor. Bu dönem biraz daha tanıtıma yönelik girişlere önem veriyoruz. Bunları da biraz daha hızlandırabilirsek Troia yılı Çanakkale’nin tanıtımı açısından özellikle yabancılar açısından çok güzel bir girişim olacaktır. O bölgede köylerimizde oturan 1-2 kişiye daha nasıl iş çıkar? Biz bunların derdindeyiz. Tanıtım bu yüzden çok önemli. Amacımız ‘’Troia burada’’ demek değil. Ekonomiyi geliştirme ve işsizliği azaltma, para kazandırma, köylülerimiz daha rahat yaşayacak, oranın çevre düzenlemesi yapılmış olacak. Birde bunları yaparken kazanılan paralarla elimizdeki değerleri korumuş oluyoruz. Bizde 2018 Troia yılına Vali beyin talimatıyla 10 kişilik bir ekip kurduk ve çalışıyoruz.
7-Muhtemelen büyükşehir olacağız. Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?
Hükümetin bu yönde bir taktiri var. Amaç ne? Yerel hizmetlerin daha hızlı olması, daha yerinden çözülmesi. Şehir zaten büyük ve gerekli alt yapısını hazırlayıp teslim etmek durumundayız. Henüz model açıklanmış değil. Model açıklansa daha sağlıklı yorum yapılabilir. Balıkesir kadar nüfusumuz yok. Orada 1 milyona yakın nüfus var. Oralarda ki uygulamalarla buranın uygulamasını karşılaştırmak doğru değil. Oranın nüfusu farklı, şehirleşmesi farklı, iç dinamikleri farklı. Nasıl bir model önerilecek hükümetin açıklamasından sonra göreceğiz. Bizde ona göre hazırlıklarımızı yapacağız. Ama yapılan hazırlıkların, değişimlerin temelinde vatandaşın daha iyi hizmet alması var. Nihai hedef vatandaş mutluluğudur. Ana fikir budur. Hangi model daha iyiyse ortaya konulur. Meclis ‘’Biz bu sistemle daha iyi hizmet verebileceğimize inanıyoruz’’ derse herkes uymak zorundadır. Demokrasinin gereği budur.
Caner KÜPELİ
Yorumlar
Yorum Yaz