Kültür

2025'te Türk Kültür Sanat Ortamı Başlıca Nelere İmza Attı?

2025, Türkiye'de kültür sanatın rekorlar kırdığı, yeni formatların denendiği ve uluslararası başarıların arttığı bir yıl oldu.

2025'te Türk Kültür Sanat Ortamı Başlıca Nelere İmza Attı?

2025, Türk kültür–sanat dünyasında çok katmanlı dönüşümlerin belirginleştiği bir yıl oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Kültür Yolu Festivalleri, 20 şehirde 9.600 etkinlikle geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. Öte yandan uluslararası arenada ses getiren projeler, yeni formatlar ve disiplinlerarası yaklaşımlar, Türk sanatının sınır tanımaz üretim gücünü bir kez daha görünür kıldı.

Görsel Sanatlar: Bellek, Toprak ve Dijital Deneyim

Venedik Mimarlık Bienali’nde Türkiye Pavyonu’nun “Yerebasan (Grounded)” projesi, toprağı yalnızca bir malzeme olarak değil, aynı zamanda bir hafıza taşıyıcısı olarak ele almasıyla uluslararası eleştirmenlerden olumlu değerlendirmeler aldı.

İKSV’nin 18. İstanbul Bienali’ni 2025–2027 yıllarına yayan yeni formatı ise bienal kavrayışını dönüştüren bir hamle olarak öne çıktı. Bienalin ilk ayağı, “Üç Ayaklı Kedi” başlığıyla Eylül–Kasım aylarında İstanbul’un farklı tarihî mekânlarına yayıldı.

18. İstanbul Bienali: “Üç Ayaklı Kedi”

Küratör Christine Tohmé imzasını taşıyan bienalin ilk ayağı, 20 Eylül – 23 Kasım 2025 tarihleri arasında, İstanbul’un Beyoğlu–Karaköy hattında yer alan sekiz farklı mekânda ve ücretsiz olarak ziyaret edildi. 47 uluslararası sanatçının eserleri sergilendi. Bienal yoğun ilgi görerek, tarihindeki en yüksek izleyici sayılarından birine ulaştı ve 600 bini aşkın ziyaretçiyi ağırladı.

Müze Sergileri

İstanbul Modern’de Ömer Uluç retrospektifi ve Ali Kazma’nın “Zihnin Manzaraları” sergisi yoğun ilgi gördü. Arter’de Nilbar Güreş’in “Kadife Bakış” sergisi, toplumsal cinsiyet meselesini mizahın imkânlarıyla ele aldı. Çanakkale'de, Troya Müzesi’nde Vuslat’ın “Emanet” sergisi ise İlyada destanını modern sanatla buluşturan bir eksen kurdu. Nurduran Duman, Kalenin Sesi’ndeki yazısında bu sergiyi “mitik, mistik ve mekanik” bir buluşma noktası olarak tanımladı.

Sanat Ekosistemi ve Eleştiri: Bor Sanat Açık Oturumları

2025’te Bor Sanat’ın Açık Oturum serisi yılın dikkat çeken tartışma zeminlerinden biri olarak öne çıktı. 2024’ten bu yana farklı disiplinlerden sanat profesyonellerini “çember yöntemi”yle bir araya getiren seri, sanat yayıncılığının sürdürülebilirliği, eleştiri kültüründeki yapısal kriz ve güç dinamikleri gibi başlıklarda hiyerarşiyi azaltan, doğrudan ve yoğun bir diyalog alanı kurdu. Serinin 2025 içindeki önemli duraklarından biri olan 15 Kasım 2025 tarihli Minoa Pera buluşması (“Birlikte kalmak mümkün mü? Türkiye’de Sanat Kolektifleri”), kolektif üretim modellerinin hem vaadini hem de sürdürülebilirlik sorunlarını tartışmaya açtı. Oturumların YouTube üzerinden arşivlenmesi ise sanat ortamının sıkça dile gelen “dijital bellek” ihtiyacına somut bir karşılık üretiyor.



Melek Zeynep Bulut Fotograf Taran Wilkhu

Türk Sanatçıların Uluslararası İmzaları

Melek Zeynep Bulut, Londra Tasarım Festivali kapsamında Design Museum’da sergilediği “Open Monuments” yerleştirmesiyle kentsel etkileşimi sanatla harmanlayan prestijli bir işe imza attı.

Refik Anadol, Guggenheim Bilbao’da müzenin mimarisiyle diyalog kuran “In Situ” sergisini açarken, Zürih Kunsthaus’ta “Glacier Dreams” adlı eseri kalıcı koleksiyona alındı.

Burçak Bingöl ise Londra’daki Frieze Sculpture 2025 seçkisinde Regent’s Park’ta eserini sergileyerek yılın dikkat çeken uluslararası görünürlüklerinden birini yakaladı.

29. İstanbul Tiyatro Festivali

Mehmet Birkiye küratörlüğünde düzenlenen festival, 20 Ekim – 22 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleşti. Program, 6 uluslararası ve 10 yerli oyunu bir araya getirdi.

Öne çıkan yapımlar: Festivalin açılışı, Hollanda’nın köklü dans topluluğu Scapino Ballet Rotterdam’ın Arvo Pärt’in ruhani müziğiyle buluşturduğu “Katedral” adlı eserle yapıldı. Fransız-Katalan topluluk Baro d’evel’in “Biz Kimiz?” adlı gösterisi ise dans, müzik, tiyatro, sirk ve seramiği harmanlayan yapısıyla öne çıktı; yapım, 2025 Eleştirmen Ödülleri’nde Prix Georges-Lerminier ödülüne layık görüldü.

Festival programında edebiyat uyarlamaları dikkat çekti: Fransa’dan Paul Auster’ın “New York Üçlemesi”, Ankara Devlet Tiyatrosu’ndan “Faust” ve “Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri” gibi yapımlar öne çıkan başlıklardandı. Barış Arman rejisiyle sahnelenen “Açık Mülk”, İstanbul Manifaturacılar Çarşısı’nın geçmişini, bugününü ve spekülatif geleceğini mercek altına alan; mekâna dayalı, katılımcı bir performans olarak konumlandı.

Bir Kadinin Kavgalari S M Post 02 Scaled Uai 258X344

Opera ve Bale: AKM’de Büyük Prodüksiyonlar

Atatürk Kültür Merkezi, Devlet Opera ve Balesi’nin iddialı yapımlarında yıl boyunca güçlü bir merkez hâline geldi. Şubat ayında prömiyer yapan “Gilgameş Operası”, Mezopotamya destanını çağdaş bir rejiyle sahneye taşıyarak Türk operası için dikkat çekici bir eşik oluşturdu. Mozart’ın Don Giovanni operası ile Çaykovski’nin Fındıkkıran balesi, yıl boyunca yüksek doluluk oranlarına ulaştı.

Sinema: Festivaller ve Güçlü Geri Dönüşler

Fatih Akın’ın kendi çocukluk anılarına ve Alman tarihine odaklanan “Amrum” filmi Aralık 2025’te vizyona girerek eleştirmenlerden olumlu yorumlar aldı. Ferzan Özpetek’in 1970’lerin Roma’sını anlattığı “Elmaslar (Diamanti)”, İtalya’daki gişe başarısının ardından Ekim ayında Türkiye’de gösterime girdi.

Amrum 6 1536X865

Berlinale’de Saadet Işıl Aksoy’un başrolünde yer aldığı “Confidente (Sırdaş)”, Panorama bölümünde dünya prömiyerini yaptı. Cannes Film Festivali’nde Türkiye, “Goes to Cannes” bölümünde “Lo-Fi” ve “Ölü Köpekler Isırmaz” dâhil beş yeni projeyle yer alarak endüstriyel görünürlüğünü güçlendirdi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
NURDURAN DUMAN
Editör
N

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -