Ekonomi

1 MAYIS ÖNCESİ

1 MAYIS ÖNCESİ

1 MAYIS ÖNCESİ

Dokunulmazlık teklifinin görüşüldüğü Meclis Anayasa Komisyonu'nda yumruklu kavga çıkması nedeniyle görüşmeler pazartesi gününe kaldı...

Şiddet ve gerilimin nedenini bir daha anlatmama gerek yok.

Dokunulmazlık zırhı kalkmasın istedikleri gibi at koştursunlar.

CHP, dokunulmazlığın emekli eski milletvekilleri için de geçerli olmasını istiyor. Adını da kürsü dokunulmazlığı olarak koyuyor. Genel başkanın yalancısıyım.

Neymiş efendim siyaset yapacakmış.

Milletvekilliği saltanatlık mı?

Ne demek eskileri de kapsasın?

1 MAYIS ÖNCESİ

Bilindiği üzere 1 Mayıs, anlamsal olarak İşçi Bayramı.. Bir başka değişle emekçi dayanışması. İtirazım yok, bilakis saygım var çünkü biz de sonuçta fikir işçisiyiz.

1 Mayıs ile ilişkilendirilmeye çalışılan, emekçi dayanışması ve İşçi Bayramı’nın içini boşaltmaya çalışan o kadar çok nafile çabalar var ki, her geçen gün insan dumura uğruyor. Öyle laflar ediliyor ki, öylesine çarpık yazılar yazılıyor ki, geçmişte zulmün daniskasını emekçiye yaşatanlar aklımdan çıkmıyor.

Stim kazanlarında ölen işçilere seyirci kalan ve hatta işvereni aklama raporuna imza atanlar. Sendikal faaliyetin içine girmek isteyenleri örgütlü olmaktan vazgeçirmek için gece yarısı noter kapılarında imza kuyruğuna sokanlar. Yöneticiliğini yaptığı işverene yaranma adına kıdem tazminatı verdirmemek için tutanak bağlayıcılar.

Mayıs öncesi boru öttürmüyor mu, inanın çıldırıyorum ve iyi ki bu insanlarla daha uzun yıllar birlikte yol yürümemişim. İşçi düşmanı olan bu tipler yüzlerini öylesine iyi maskelemiş ki, ilah oldular üç beş yılda.

1 Mayıs’ın içine çevre mücadelesini monte etmeye çalışıyorlar. Alman Vakıflarının uşaklığını yapan bu tipler siyanür tehdidi savuruyor. Projeyi incelemeden hala kafalarında örümcek tutmuş eski sloganlar ile milli zenginliği köreltiş kendilerini emperyalizmin uşaklığına tercih ediyorlar.

Hangini sayayım?

1 Mayıs’ın içini boşaltma, anlamını yitirme gibi o kadar çok deneyler yapıyorlar ki, Allahtan aklı selim emekçiler bu tiplere prim vermiyor.

Yarınki 1 Mayıs’ta çık emekle ilgili taleplerini haykır. Emekçi dayanışması sergile. Gül, oyna. ‘Hayır yapamaz’ diyen mi var? Siyasi iktidarla hesabın varsa, seçim öncesi çıkar ne diyeceksen dersin. Ama bugünden germe milleti ey burjuva uşağı…

İŞLENEN VUKUAT

Daha önce basına da yansımıştı. Zorunlu durumlar ve parlamento çalışmaları dışında Çanakkale yereli boş bırakılmayacak. Her hafta bir milletvekili Çanakkale seçim çevresinde nöbetçi kalacak, faaliyetlere katılacak. Olmadı İl başkanı, daha olmadı İlçe başkanı, hiç olmadı parti yönetim kurulu üyeleri veya mahalle, sandık sorumluları faaliyetlerde Ak Parti’yi temsil edecek. 1 Kasım sonrası yapılan planlama buydu.

Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan Başbakanla Katar’a gidince iktidar partisinin bu hafta da yerel faaliyetlerde nöbetçi Milletvekili Ayhan Gider. Bu hafta da diyorum çünkü sayın Gider geçen hafta da nöbetçi idi. Nöbet faaliyetinde İl başkanı ile birlikte Umurbey hayrına katılmış, partinin İl sosyal medya hesabında hayıra katılan Ak Partili üç belediye başkanının adına yer verilmemişti.

Nöbet sırasında işlenmiş bir vukuat mı sayılır mı o da ayrı.

Askerlik yapanlar bilir. Karargahta nöbetçi rütbeli, tüm vukuatlardan sorumlu tutulur. Silsile işleyişi gereği en ağır cezayı nöbetçi çavuşu görür. Ya rütbe sökülür veya disiplin cezası alır. Karargah subayı bir şekilde yırtar anlayacağınız.

Sonuçta siyasi işleyişleri askerlik görevi gibi düşünürsek; üç belediye başkanının adına sosyal medya hesabında yer vermemenin karşılığı en ağır cezayı bir nöbetçi çavuşu çekti ama kim? Nöbetçi subayın bir altındaki rütbeli mi, rütbelinin emrindeki posta eri mi, posta erinin talimatını uygulayan çavuş mu?

Silsile biraz karmaşık.

Karargahtan bu konuda yapılmış resmi bir açıklama da yok.

Basına brifing de verilmedi.

Nedime Hanım, Gökçalı, danışma toplantısı v.s.

Gündem hayli yoğundu dün…

Sahi, üç belediye başkanını kim sildi?

Kamuoyu hala bilmiyor!

VATANDAŞIN TALEPLERİ

Teknoloji geliştikçe vatandaşın tüketim alışkanlığı,yaşam alışkanlıkları da değişiyor, hatta çılgınlık derecesine kadar varabiliyor.

Eskiden vatandaş siyasetçiden elektrik isterdi. Yol, su talep ederdi. Bireysel olmanın ötesinde bir toplamsal talep olarak gelirdi siyasetçiye. Ya şimdi..

Belediye Başkanının Kentli Buluşmasında bir vatandaş elektrikli bisikletler için şarj dolum noktaları kurulmasını önerdi. Elektrikli bisiklet kullanımının artışına bağlı olarak gelen bu talep aslında bireysel görülebilir fakat yaygın kullanım dikkate alındığında toplumsal ihtiyaç olarak da bakmak lazım.

Şaşırmadım değil.

Yüzlerce eksik dururken elektrikli bisiklet için şarj noktaları talep etmek.

Sonradan vatandaşa hak verdim. Karbondioksit emisyonunun azalmasına yönelik geliştirilen bir takım projeler içinde elektrikli otomobiller de var. Hatta bu araçların yaygınlaşması halinde emisyon kirliliği yüzde 30-40 azalacağı yönünde görüşler paylaşılıyor.

Belediye, güneş enerjisinden yararlanıp bisikletler için şarj noktaları kurarsa yarın bir gün örnek gösterilip otomobiller için de istenecek. Gerçi akaryakıt istasyonları şimdiden hizmet vermeye başladı belli ücret karşılığı fakat belediyeler bu işe el atarsa haksız rekabet doğma ihtimali yüzde yüz.

Gerçekten içinden çıkılması zor bir hal.

Belediye başkan adaylığı düşünenlere duyurulur.

Vatanda, talepte sınır tanımıyor…

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -