Yenidoğan çetesinin işleyiş mekanizması deşifre oldu! Vicdanları sızlatan yeni detaylar
Yenidoğan çetesi soruşturmasında kan donduran ayrıntılar ortaya çıktı. Bebekleri önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan servislerine sevk edip ölümlerine yol açan ve haksız kazanç elde eden çeteyle ilgili yeni detaylar gelmeye devam ediyor.
Örgüt elebaşılığı ile suçlanan doktorlar İlker Gönen, Fırat Sarı ve ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir, etkin pişmanlıktan yararlanmalarını gerektirecek bir durum olmadığını savundu. Şüpheli hemşireler Hasan Basri Gök ve Hakan Doğukan Taşçı ise pişmanlık ifadesi verdi. İşte vicdanları sızlatan yeni detaylar…
Türkiye’nin gündeminde yer alan yenidoğan çetesi soruşturmasında yeni gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının fezlekesi ile Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede, şüpheli kişilerin ifadelerine yer verildi. Bu ifadelere göre şüpheli şahıslara etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyip istemedikleri soruldu.
Maaşa Ek ödeme
Fırat Sarı'nın raporları hazırlayanlara ek ödeme yaptığını belirten Gök, ifadesinde şunlara da yer verdi: "SGK'ya fatura edilebilecek ne varsa fatura ediyordu. Ayrıca devletten fazla para alınıyordu. Örnek vermem gerekir ise yoğun bakımda tedavi olan bir bebeğin bir tane ilaç alması gerekiyorsa beş ilaç kullanılmış gibi gösteriyordu. Bunları da fatura ediyorlardı. Bu uygulama sürekli bire beş olarak değil, değişiklik de gösteriyordu. Yoğun bakıma yatan hasta bebeklerin basamak dereceleri ile oynanıyordu. Dolayısıyla SGK'ya kesilen fazla faturadan usulsüz gelir elde ediliyordu. Yabancı uyruklu bebek istememe nedenleri ise SGK'nın yabancı hastalara ödemiş olduğu ücretin geç ödemesinden kaynaklanmaktadır."
İddianameye göre bir başka elebaşı ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir de aynı şekilde suçlamaları kabul etmedi. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini belirtti. Bir WhatsApp konuşması ile ilgili olarak Özdemir şunları kaydetti: "Edirne 112 Servisine kendimi Bağcılar Hastanesi ve Güney Hastanesi Yenidoğan Koordinatörü olarak tanıtmamın sebebi ise hastalara tamamen yardımcı olmaktır. Zaten mesajı attıktan sonra buradan benim aracılığım ile hasta sevki olup olmadığını hatırlamıyorum. Amacım yalnızca Edirne 112'ye gereksinimleri dahilinde yardımcı olmaktı. Mesajlarda da belli olduğu gibi hiçbir şekilde hastalardan para talep etmedim."
Şüpheli şahıs Dr. Fırat Sarı, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Danışmanlık verdiğimiz hastanelerde bütün prosedürler yasalara uygun şekilde işlemektedir. İl Sağlık Müdürlüğünün tuttuğu tutanakla alakalı olarak tespit edilen eksiklikler hastane yönetimi ile ilgili olan eksikliklerdir. Epikriz yazılması ile ilgili hatalar ve eksiklikler ise doktorun sorumluluğundadır."
Genellikle yenidoğan yoğun bakımda kalan bebek sayıları azalınca danışmanlık hizmeti sağladıkları hastane yönetimleri ile sorun yaşadıklarını iddia eden Fırat Sarı, şunları söyledi: ‘’Hastaneler bebek sayılarının yükselmesini istiyorlardı. Hasta tam anlamı ile iyileşmeden ya da tedavi ret ile ebeveynlerin bebekleri almasından hastane yönetimleri zarar ettiklerinden ötürü bizim danışmanlık hizmetimizden şikayet ediyorlardı. Erken taburcu ya da taburcu olma konularını hastanenin kendi hekimleri karar vererek uygulardı."
Derleme: Kaleninsesi.com
Raporların Neredeyse Tümü Usulsüz Düzenleniyormuş
Şüpheli hemşire Hasan Basri Gök de konuyla ilgili ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini dile getirdi. Tüm bildiklerini samimi bir biçimde anlatacağını söyleyen Hasan Basri Gök, şunları söyledi: "Fırat Sarı, Özdemir'den tanıdığı ve iletişimde olduğu hastanelerin yenidoğan yoğun bakım ünitelerine sağlıksız yenidoğan bebek bulmasını talep ediyordu. Ortalama 350 yatak kapasitesine sahip olan, Fırat Sarı'nın işletmeciliğini yaptığı yoğun bakımlar genelde full olurdu. Fırat Sarı bu çocuklar için SGK'ya faturalandırma yapardı. Bunun için de epikriz raporları lazımdı. Bu raporların neredeyse tümü usulsüz şekilde düzenleniyordu. Kendisi bir format oluşturmuş ve bu formatı işletmeciliğini yaptığı hastanelerde yoğun bakım ünitelerinden sorumlu hemşirelere iletiyor ve matbu olan format üzerinde düzenleme gerçekleştirilerek epikriz raporu yazılmasını istiyordu."
Yenidoğan bebek çetesi örgüt elebaşılığı ile suçlanan şüpheli kişilerden Dr. İlker Gönen ise suç işlediğini düşünmediğini ve etkin pişmanlık yasasından yararlanmasını gerektirecek bir durumun olmadığını dile getirdi.
Gönen, "Kuleli Askeri Lisesi’nden mezun oldum. 2009 senesinde tabip üsteğmen olarak görev yaptığım dönem askeriyeden ayrılmam sebebi ile 6 ay Silivri Cezaevinde hükümlü olarak kaldım. Bunun haricinde hakkımda herhangi bir yakalama ve cezai işlem olmamıştır" dedi. Ortalama 6 senelik olan Medisense adlı bir firmada bir seneye yakın bir süre çalıştığını ve ortada bir örgüt olmadığını dile getirdi. Gönen, dosyadaki tape kayıtlarının büyük bir bölümünün danışman hekim olması nedeni ile tıbbi sorular ya da sevk olunacak hastanın nereye sevk olacağı ile alakalı olduğunu söyledi.
Hemşireler Sistemi Deşifre Etti
Şüpheli hemşire Hakan Doğukan Taşçı, etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirtti. Kendisini usulsüz işlerin içine dahil eden şahsın Fırat Sarı olduğunu öne sürdü ve şunları dedi: "Kendisi hastanede hekim bulundurması gerekirken doktor yerine beni bırakıyordu. Ben de çocukların sağlığı için elimden geleni yapmaya çalışıyordum. İşler iyice karmaşık bir hal alında, bebeklerin sağlığı tehlikeye girdikten sonra bu şahıs ile sürekli olarak tartıştım. Ortalama dört aydır da kendisi ile görüşmüyorum. Kendisi ile kavga ederek işten ayrıldım."
Hakan Doğukan Taşçı, Gıyasettin Mert Özdemir'i isim olarak tanıdığını ve birkaç defa görüştüğünü belirtti. Sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Bu şahsı CİMER'e şikayet ettim. Şikayet etme nedenim ise bebek tüccarlığı yapmasından ötürü. Bu şahıs 112 Acil'de ambulans şoförü olarak görev yapar. Pek çok özel hastane ile çalışır. Genel olarak hastanelerde başhekimler, hastanede müdürleri ile anlaşma yaparak hastanelere dışarıdan yenidoğan bebeklerin gelip yatışını yaptırır. Ayrıca bu durumdan kar elde eder. Bu uygulamalarda hastanenin bebekler için uygun olup olmadığını düşünmeden yalnızca para kazanmak için bebeklerin canını tehlikeye atarak hastanelere sevkini gerçekleştirir."
Yenidoğan Çetesinin Elebaşı, Suç İşlediğini Kabul Etmiyor
Hazırlanan iddianamede örgüt elebaşı olduğu değerlendirilen şüpheli şahıs Dr. Fırat Sarı, sorgusunda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini dile getirdi. Sarı; "Tıp Fakültesinde okuduğum dönem PKK örgüt üyeliğinden hüküm giydim ve beş sene civarı cezaevinde yattım. Cezaevinden sonra eğitim hayatıma yeniden dönüp bitirerek, mezun oldum" dedi. Ortalama 7-8 sene önce Medisense Sağlık Hizmetlerini kurduğunu söyleyen Sarı, bu kurumun yüzde yüz hisseli sahibi olduğunu belirtti.
Hekimlerin ve o bölümde görevini yürüten hemşirelerin maaşlarını hastane yönetimlerinin ödediğini söyleyen Sarı, bazı hesap hareketlerinde bulunan para gönderme işlemlerinin ise motivasyon amaçlı ve borç alıp verme sebeplerinden kaynaklandığını savundu.
Yorumlar
Yorum Yaz