Zeytin, iki farklı zamanda toplanır
Zeytinin sofralık ve yağlık olarak kullanıldığı düşünüldüğünde toplama işleminin de iki farklı zamanda olması beklenen bir durumdur. Genellikle çizme ve kırma yeşil zeytin olarak işlenecek zeytinler Eylül-Ekim aylarında toplanır. Siyah salamura veya sele zeytini olarak işlenecek zeytin ise bölgeye ve yılın sıcaklık gidişine bağlı olarak Ekim-Kasım-Aralık aylarında toplanır. Yağlık zeytinlerin hasadı ise ağaçta yeşil meyvenin kalmadığı ve meyvede yağ oranının en üst seviyeye çıktığı zaman yapılır.
Sofralık zeytin daha narindir
Yeşil salamura yapılacak sofralık zeytinler, meyvenin zeytin yeşili renginden sarımsı-yeşil renge döndüğü zaman toplanır. Siyah salamura olarak işlenecek sofralık zeytinlerde hasat, kararma kabuktan meyve etine doğru geçtiğinde ve dane normal iriliğine ulaştığında başlar. Sofralık zeytinlerin toplanması mutlaka elle ve dikkatlice yapılmalıdır. Zeytin kabuğunun zarar görmesi ve etli kısmının ezilmesi gibi olumsuz durumlar enfeksiyona sebep olduğu gibi ayrıca zeytinin piyasa değerini düşürür. Yeterli olgunluğa gelen sofralık zeytinler el ile dikkatlice toplanır, bir kova veya sepete konulur, sonra da kasalara konularak işlenecekleri imalathaneye/fabrikaya sevk edilir.
Yağlık zeytinin hasadı farklı şekillerde yapılır
Yerden toplama; hasat zamanı geldiğinde ve hasada karar verildiğinde öncelikle yere düşmüş olan zeytinler toplanarak elde edilir, bu uygulama kesinlikle tavsiye edilmez. Toplama işlemi genellikle elle toplama şeklinde olur. Ağaçtan kendiliğinde yere düşmüş ve bir süre yerde beklemiş olduğundan tahmin edileceği gibi kaliteli zeytinyağı elde edilemez. Elde edilen asitlik oranı yüksek olur ve yemeklik olarak değerlendirilemez. Asitliği yüksek dip zeytinleri ile acımış yağlar sabun yapımında kullanılmaktadır.
Sırıkla çırpma; istenmeyen ve uygulandığında ağaçların meyve gözlerine zarar vererek büyük verim kayıplarına ve hastalıklara yol açan bir yöntemdir.
Ağaçtan elle toplama; özellikle natürel sızma zeytinyağı üretmek isteyen üreticiler zeytini ağaçtan elle ve el tırmıkları ile toplatma yolunu seçerler. Zira bu yolla toplanan zeytinin kabuğu yırtılmayacağı, dokusu zedelenmeyeceği ve ezilmeyeceği için bu zeytinden en kaliteli zeytinyağı elde edilir.
Mekanik hasat; dalları sarsarak ya da meyveyi silkerek hasat süresini kısaltan, çalışma şartlarını kolaylaştıran, işçilik masraflarını azaltan, iş veriminin yüksek olduğu, ürün kalitesi ve ağaç üzerinde olumlu etkisiyle zeytinciliğin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayan bir yöntemdir.
Hasat sonrası ilaçlama yapılmalı
Dikkat edilmesi gereken bir başka husus ise; nemli havada hasat yapılırken hastalık yayılmaması için hasat ekipmanları ağaçtan ağaca geçerken temizlenmeli, hasta yapraklar ve dallar özenle bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Hasat sonrasında ağaçlara koruyucu ilaç atılmalıdır. Üründe ilaç kalıntısı olmaması için, hasat yaklaşırken gerek mantarı hastalıklar için gerek böcek zararının önlenmesi için ilaçlama yapılacaksa, ilaçlama ile hasat arasında geçmesi gereken süreye mutlaka uyulmalıdır.
Toplanan zeytin en kısa sürede işlenmeli
Eğer zeytinler ağaçtan toplandıktan sonra uygun kasalar içinde fabrikaya nakledilmiş ve kısa zaman içinde işlenmişse hiç şüphesiz en kaliteli yağ elde edilir. Ağaçtan toplanan zeytinlerin çuvallar içerisinde değil özellikle zeytin naklinde kullanılacak (büyüklüğü ve delikleri bu amaca göre belirlenmiş) plastik kasalarda taşınması gerekir. Fabrikaya ulaşan zeytinlerin işlenmesi için değişik kaynaklarda en fazla 24 saat içinde veya 36 saat içinde işlenmesi gerekir denirse de bu sürenin en uygun ifadesi şudur. "Zeytinler fabrikaya ulaştıktan sonra en kısa zamanda işlenmeli, yağı çıkarılmalıdır."
Plastik bidon kullanılmamalı
Yağ kabı olarak plastik bidonlardan uzak durulmalı, bunun yerine daha sağlıklı cam veya içi laklı teneke kaplar tercih edilmelidir. Elde edilen yağların çok olması durumunda krom tanklarda hava almadan muhafaza edilmelidir. Zeytinyağının raf ömrü 2 yıldır. Zeytinyağın faydaları
Zeytinyağı ve sağlık
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi verilerine göre, Doğanın insanoğluna armağan ettiği mucize olan zeytinyağının sağlık açısından sunduğu nimetler saymakla bitmez. Çocukluktan yaşlılığa yaşamımızın her döneminde zeytinyağı, sağlığımızı birçok açıdan olumlu yönde etkiler.
KALP SAĞLIĞI
Birçok araştırma, kalp sağlığı açısından yararlı besinlerin başında zeytinyağının geldiğini gösteriyor. Dünyada kalp hastalıklarının en az görüldüğü ülkeler, zeytinyağının yoğun olarak tüketildiği Akdeniz ülkeleri. Zeytinyağının kalp sağlığı üstündeki en önemli etkisi, kandaki “kötü kolesterol” miktarını düşürmesi. Kalbimizin en büyük düşmanlarından biri olan kolesterol, damarlarda birikerek kalp ve damar hastalıklarına yol açar. Zeytinyağı, kandaki kolesterol miktarını kontrol ederek damar tıkanıklığını önlemede yardımcı olur. Ancak zeytinyağının kalp ve damar sağlığımıza olumlu etkisi bununla sınırlı değil. Zeytinyağı, tansiyonun kontrol altında tutulmasında da önemli bir rol üstlenir. Özellikle kalp ve damar sağlığı için önerilen zeytinyağının, sindirim sisteminin düzenlenmesini sağlarken, tansiyon, gastrit ve ülsere karşı da koruyucu etki yaptığı kaydediliyor. Ayrıca kolestterolden diş çürüğüne, cilt bakımına kadar birçok rahatsızlığın doğal çözümü olarak nitelendiriliyor
VİTAMİN DEPOSU
Zeytinyağının içeriğinde bulunan E vitamini kansere karşı koruyucu etki yapıyor ve saç dökülmelerine karşı da iyi geliyor. A, D, E ve K vitaminleri ile kalsiyum, fosfor, potasyum, kükürt, magnezyum, az miktarda demir, bakır, manganez gibi mineraller, kemik gelişimini sağlıyor. Kandaki kötü huylu kolestrol denilen ‘‘LDL''yi temizleyen zeytinyağı, iyi huylu kolestterol denilen ‘‘HDL''yi de yükseltiyor. Diyabet hastaları için ise kan şekerinde düşme sağlıyor.
SİNDİRİM
Yağlar, midede değil bağırsaklarda sindirilirler. Zeytinyağı, yağların içinde en kolay hazmedilenidir. Çünkü zeytinyağı, diğer yağlardan farklı olarak, midede bulunduğu sürede sindirim için gereken mide asitlerini azaltmaz. Midede kısa bir süre kaldıktan sonra bağırsaklarda sindirilir. Buna ek olarak zeytinyağı, sindirim için vazgeçilmez olan salgıları da olumlu yönde etkiler. Safra kesesinin kolesterolden temizlenmesine yardımcı olur. Ayrıca kabızlığı önleyerek bağırsakların daha iyi çalışmasını sağlar.
ÇOCUK SAĞLIĞI
Çocuklar için beslenme, yetişkinler için olduğundan çok daha önemlidir. Çünkü, çocukluktaki beslenme, tüm yaşamı etkiler. Yaşamın ilk yıllarında beynin sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi, beslenmeyle doğrudan bağlantılıdır. Çocuk beslenmesinde yağlar, yaşamsal bir rol oynar. Zeytinyağı, bu açıdan da vazgeçilmez bir besindir. Yaşamın temel koşulu, vücut hücrelerinin sürekli olarak kendilerini yenileyebilmeleridir. Çocukluk ve gençlik dönemlerinde çok hızlı olan hücre yenilenmesi, yaş ilerledikçe azalır ve yavaşlar. Beslenme ile yaşlanma arasında güçlü bir ilişki vardır. Besinler vücudumuzda enerjiye çevrilirken oksidan denilen bazı maddeler açığa çıkar. Hücre gelişimini olumsuz yönde etkileyen oksidanlar, yaşlanma sürecini de hızlandırır. Antioksidan adı verilen bazı maddeler ise, oksidanların olumsuz etkisini ortadan kaldırır. Başta E vitamini olmak üzere çok sayıda antioksidan madde içeren zeytinyağı, hücreleri yeniler, doku ve organların yaşlanmasını geciktirir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkan bir başka sorun da, kireçlenmedir. Aralarında kalsiyumun da bulunduğu bazı mineraller, kireçlenmeyi önler. Zeytinyağı, bu minerallerin vücuttaki etkisini artırarak kireçlenmeye karşı önemli bir rol oynar.
ŞEKER HASTALIĞI
Şeker hastalığı, vücudumuzda insülin hormonunun eksikliğine bağlı olarak kan şekeri dengesinin bozulmasına ve kandaki şeker düzeyinin ani olarak yükselip düşmesine yol açan bir hastalıktır. Son yıllarda yürütülen bazı araştırmalar, zeytinyağının, şeker hastalığının vücutta neden olduğu bazı rahatsızlıkları önlemede yardımcı olduğunu ortaya koymuştur. Bunlardan en önemlileri, kalp ve damar hastalıklarıdır. Şeker hastalığına bağlı olarak, kandaki kolesterol miktarı yükselir. Zeytinyağı ise, kolesterolü kontrol altında tutarak, kalp ve damar sağlığını korumaya yardımcı olur. Şeker hastalığının bir başka yan etkisi ise, sindirim sırasında daha fazla oksidan maddenin açığa çıkmasına yol açmasıdır. Daha önce de dediğimiz gibi, zeytinyağı, içerdiği antioksidanlar sayesinde oksidanların olumsuz etkilerini büyük ölçüde azaltır. Zeytinyağı ayrıca, kan şekerinin kontrol edilmesine de katkıda bulunur. Sonuç olarak, zeytinyağı, şeker hastaları için son derece uygun bir yağdır.
Damla YELTEKİN
ZEYTİNDE DOĞRU HASADIN ÖNEMİ (23.11.2021)
Osmaniye Tarım ve orman İl Müdürlüğü tarafından yayımlanan açıklamaya göre; Hasat, zeytin üretiminin en önemli işlemlerinden bi...
İlgili Haberler
Biga’da köy yollarına konfor dokunuşu!
13.08.2026