Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan 542 sağlık işçisinin sosyal ve maddi haklarının iyileştirmeye gidilmesi amaçlanan toplu iş sözleşmesine ilişkin açıklama yapan Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Çanakkale İl Başkanı Seçkin Yörük; “Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan 542 sağlık işçisinin sosyal ve maddi haklarının iyileştirmeye gidilmesi amaçlanan toplu iş sözleşmesi süreci bilindiği gibi devam etmektedir. Yapılan 5 toplantı sonucunca işveren komisyonu tarafından ısrarla Sağlık Emekçilerine hâla Asgari Ücret teklif edilmeye devam etmektedir. Süreç devam ederken 2. aşama olan arabulucu süreci başlamıştır ve ardından da Yüksek Hakem Heyeti süreci başlayacaktır. Başta tüm Dünyayı ve Ülkemizi etkisi altına alan Korona Virüs salgınından en çok etkilenen hepimizin bildiği gibi pardon işverenlerin bilmediği tüm dünyanın bildiği gibi El Üstünde tutulan, günlerce alkışlanan fakat normalleşmeye geçildiğinde hemen unutulan Sağlık Çalışanlarıdır. Biz hastaneyi tüm köşe bucak temizleyen temizlik personelleriyiz. Biz hastaların tedavisini 1. Derece yakinen takip eden hemşireleriz. Biz hastaların acile ilk başvurduğunda karşılayan ilk müdahalesini yapan acil tıp teknisyenleriyiz. Biz hastalara verilmiş olan hizmetlerin fatura edilip kurumun vermiş olduğu hizmetlerin karşılığını almak için uğraşan daha açık söylemek gerekirse zam vermediğiniz fakat hastane kâr etsin diye çabalayan veri hazırlama ve kontrol işletmeniyiz(sekreteriz). Biz hastalara nefes veren entübe eden anestezi teknikeriyiz. Biz hasta rahat nefes alsın diye hastanenin oksijen tüplerinin bakımını yapan teknik personeliz. Biz hastaların naklini yapan ambulans sürücüleriyiz. Biz hastaların değerlendirilmesinde en önemli olan laboratuvar teknikeri, radyoloji teknikeriyiz. Biz hastaların yemeğini yediren temel ihtiyaçlarını karşılayan hasta bakım elemanıyız. Biz hastaların hayata tutunmasını sağlayan fizyoterapistleriz. Pardon sizin gözünüzde biz kimiz? Neyiz?” dedi.
“Almamız gereken asgari ücret midir?”
“Belli ki bizler bir hiçiz. Bizler bu saydığımız hiç bir işi doğru düzgün değilde hiç yapmayan sıradan birileriyiz” diyen Başkan Yörük; “Sıradan olduğu gibi kamu çalışanı falan zaten hiç değiliz. Bunlar olmadığımız için bir saygıyı hak etmiyoruz. Saygıyı bırakın alkışlanmayı hiç hak etmiyoruz. Hak ettiğimiz tek şey işverenlerin gözünde Bakanlığın açıklamasıyla yıllık izinlerimizin bir anda kapanması. Bakanlığın açıklamasıyla ek ödemeden işçilerin madur edilmesi. Tüm dünyanın bırakın covid hastasını görmeyi konuşmaya dahi korktuğu hastalarla saatlerce zaman geçirmeye maküm edilenleriz. İşi bırakmayı seçenek olarak göremeyen MECBUREN çalışmak zorunda olanlarız. Biz sağlık işçileri her şartta Dünyanın ve Ülkemizin bu denli zor bir sınavdan geçerken elini taşın altına koyması gerektiğini bilenleriz. Bizler Sağlık İşçileriyiz veya öyle olduğumuzu zannedenlerdeniz. Kamuoyuna bu soruyu sorma gerekesiniminde hissediyorum kendimi fakat bu soru sadece şahsımın değil tüm sağlık işçilerinin sorusudur diye tahmin ediyorum. Sahiden bizim gerçekten almamız gereken işverenin bizi layık gördüğü asgari ücret midir? Sizlere soruyorum çünkü biz artık hakkımızın ne olduğunu çözemez olduk. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan 542 işçiye ısrarla asgari ücret teklif edilmeye devam etmektedir. Günlerdir sosyal medya üzerinden Twitter'da her akşam tweet atıyoruz. Malüm sebeplerden sahaya inemediğimiz için ki insek Vatan Haini ilan edileceğimizi bildiğimiz için "Bu süreçte eylemde neyin nesi? İnsanlar canlarıyla uğraşırken siz PARA derdine düşmüşsünüz!" gibi ithamların çok kolay sağlık işçilerine söyleneceğini biliyoruz. Sesini duyurmaya çalışan sağlık işçilerini hâla görmezden gelen İşveren Komisyonu'na tüm işçiler adına soruyorum; bizim değerimiz sizin gözünüzde, gönlünüzde asgari ücret mi?” şeklinde konuştu.
Gürhan Kökçak