← Ana Sayfa
Gündem

‘’YATIRIMLARDAN GURUR DUYUYORUZ’’

✍️ Haber Merkezi 📅 03 Haziran 2018 23:47 👁️ 0 görüntüleme

Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili ve Çanakkale milletvekili Bülent Turan, Türkiye ve Çanakkale gündemini değerlendir...

‘’YATIRIMLARDAN GURUR DUYUYORUZ’’

Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili ve Çanakkale milletvekili Bülent Turan, Türkiye ve Çanakkale gündemini değerlendirdi.

Turan; Ben bu seçimin ilk turda cumhurbaşkanımızın, partimizin lehine biteceği kanaatindeyim. Bir ay sonra saçlarımız dökülecek göreceğiz er mi yaman bey mi yaman herkes çalışır üretir ve hakem millettir. Milletin dediği olur. Biz çalışıyoruz, onlarda çalışıyorlar. Ben diyorum ki Çanakkale’ye en çok yakışan parti Ak Parti’dir. Ak Parti’nin de en çok yakıştığı yer Çanakkale’dir. Çanakkale’nin ruhu Ak Parti ruhu ben meseleye öyle bakıyorum. O yüzden diyorum ki bu kadar hizmet ediyoruz, halkımızla beraberiz, her gün köylerde ilçelerdeyiz, çalışıyoruz elimiz çok kuvvetli, dört adayımız var.’’dedi.

‘’Seçim dönemi başladı, seçim döneminin öncelikle ülkemiz için hayırlı olmasını ümid ediyorum. Erken seçim Türkiye’de çok defa olmuş bir anayasal imkan, sistem bu döneminde aynı şekilde tüm partiler için Çanakkalemiz için, Türkiye için hayırlı olmasını diliyorum. Bizde bu dönemde tekrar besmeleyi çektik, Çanakkale Milletvekilliği adaylığımıza başvurduk. Biliyorsunuz İstanbul vekilliği yapmıştım ben, zaman zaman Çanakkale’de kalıcı mı gidici mi? Böyle arkadaşlarımızın değerlendirmeleri oldu ama hamdolsun biz işimizin hakkını vermeye çalıştık, görevimizi yaptık. 3 yıldan beriki geçmişe baktığımızda Ankara’da ne kadar yoğun programımız olursa olsun, ne kadar işimiz ağır olursa olsun elimizden geldiğince Ankara’nın değil Çanakkale’nin vekilleriyiz dedik, Çanakkale’de olmaya çalıştık. Çanakkalemizin düğününde, bayramında, etkinliğinde, töreninde açılışında hep olmaya çalıştık. O yüzden ben bu kampanyanın çok daha keyifli, çok daha rahat, elimizin kuvvetli halde seyrettiğini görüyorum. İki gün önce başladık, Ankara’daki resmi törenler bittikten sonra, aday tanıtımı oldukta sonra dört vekilimizle beraber Edremit üzerinden buraya geldik. Gelirken direk Bayramiç hattına uğradık, Bayramiç’ten Çan’a geçtik, sabah 6’ya kadar değişik programlarla beraber, iftarı, esnafı, muhtarı, Stk’lar derken sahurumuzu yaptık ve sahurdan sonra evimize geldik. Ondan sonraki gün Biga’ya geçtik, Biga’da yine iftarımızı muhtarlarımızla birlikte, Stklarımızla yaptık. Yine ardından iftar ve sahur programları yaptık. Gençlerimizle özellikle sahurlarda bir araya gelmeye çalışıyoruz, keza öğrencilerimizle onlara katıldık. Diğer adaylarımızla beraber gittik oraya ve dört vekilimiz aynı anda dört ayrı program yapma imkanı buldular. Bugünde Çanakkale’deydik, biliyorsunuz bugün bir şehidimiz oldu. Allah Rahmet Eğlesin gencimize, Çanlı bir hemşerimiz rahmetli oldu. Onun cenazesini karşıladık ve ardından saat 17.30 gibiydi yanlış hatırlamıyorsam, Çanakkalemiz de 500 yataklı, bölgenin en iyi hastanelerinden bir tanesi inşası bitmiş biliyorsunuz, bazı eksiklikler var diye takvime oturtamadığımız için bir türlü açılışını yapamamıştık. Bir hafta, 10 gün önce İl müdürümüzle, bakanlığımıza görüşerek açılış programı başlattık. Bugün Mehmet Akif Ersoy Hastanesi’ni açtık ki yarından sonra diğerlerini açmaya çalışacağız. Çok güzel bir açılış oldu. Hemşirelerimiz, güvenlikçilerimiz, doktorlarımız, vatandaşlarımız, muhtarlarımız bir aradaydık. Kalabalık bir tören oldu. Bir defa bir gurur vesilesi, daha eski yıllarda hatırlarız hep hastanelerle ilgili sıkıntımız olduğunda Bursa’ya, Balıkesir’e, İstanbul’a gitmek talebi olurdu. Şimdi bunların çok azaldığını keyifle görüyorum. Birçok bölüm var, birçok alan var. Tabii ki dört dörtlük değiliz tabii ki eksiklerimiz olabilir ama sağlık alanında çok büyük bir yol aldığımızı keyifle görüyorum. İlçelere baktığınızda, merkeze baktığınızda birçok hastanemizin artık eskiye nazaran çok daha iyi şartlarda olduğunu görüyoruz. Açılışın ardından epey bir hasta ziyareti yaptık. En büyük onurumuz, çat kapı giriyorum içeriye gören sarılıyor, hasta, dertli, problemli ama buna rağmen ‘’Allah razı olsun doktorlarımızdan, sizlerden’’ diyerek büyük bir heyecanla anlatmaya çalışıyor. Hatta açılışta bir espri yaptım, kötü bir espri belki ama hastanemizin biliyorsunuz manzarası harika dedim ki ‘’insanın burada hasta olası gelir, o kadar güzel bir ortam’’ İnşallah Allah kimseyi düşürmesin ama düştüğümüz zaman çok iyi, örnek bir tesis oldu. Biliyorsunuz üniversitemizin de yine benzer yatak sayısında bir hastanesi fiilen başladı. Bugün mesela sosyal medyada bazen görüyorum, ‘’açılış yapılmasına ne gerek var? Üç ay önce açılmış’’ diyorlar. Hayır, fiili açılış başka bir şey, resmi açılış başka bir şey. Fiilen açılır, bölümler eksiktir, idareciler eksiktir vs. ama fiili açılıştan sonra resmi açılış yapılır. Örneğin şuan üniversitemizin de hastanesi bitti, fiilen büyük oranda yeni yerde hizmet ediyor ama bazı eksiklerimiz var, idari işlerimiz var. Bunlar bitecek sonra oraya da bir tören yapacağız. Bu tören bizim hakkımız diye düşünüyorum. Çanakkalemize hizmet ediyoruz, hizmetimizi duyurmak istiyoruz. Bu gururumuz bizim, makamlar mevkiler gelip geçer ama bu hatıralar, bu yatırımlar bu vesile olan işler çok kıymetli diye düşünüyorum. O yüzden bugün dediğimiz gibi Mehmet Akif’le beraber başlayan bir açılış serüvenimiz oldu. Tabi şunu da eklemek istiyorum. İsminin de Mehmet Akif olması ilginç biliyorsunuz özellikle ben Çanakkale vekili olduğumdan beri ısrarla Mehmet Akif’in Arnavutluk kökenli olmakla beraber İstanbul değil Çanakkale doğumlu olduğunu ve Bayramiç’te yaşadığını iddia ediyorum. Bunun belgelerini bulduk, arşivden çıkardık. Meclisin arşivi var, İstanbul arşivleri var onları kurcaladık vs. belediye başkanımızın öncülüğünde Bayramiç’teki Mehmet Akif’in evini bulduk. Onu ayağa kaldırdık. Babasının görev yaptığı camii var onu restore ettirdik. Bayramiç’te Mehmet Akif ekstra bir marka haline gelmeye başladı. Fakat Çanakkale’de hem milli şairimiz olduğu için hem de Çanakkaleli hemşerimiz olduğu için de olsa Mehmet Akif’le ilgili bir etkinlik alanı yoktu. O dönemde bir araştırdık, inşaatın yapıldığı dönemde, bir heykel yapılmış sağ olsun bizim malum belediyemiz o Mehmet Akif’in heykeline bir yer bile bulamamış. Almışlar bunu, yer olmadığından dolayı sözüm ona yukarıda Ticaret Odası’nın yakında bir yere heykelini dikmişler. Oysa Mehmet Akif, 1. Bizim milli şairimiz, 2. Çanakkale’nin kendi insanı kendi hemşerimiz ama Türkiye onu bilmiyor. Çok az kişi biliyor. Oysa buralarda 5-6 yıl yaşamış. Çocukluğu geçmiş, kendi hatıralarında var. O yüzden Mehmet Akif’in adı en güzel yere yakışır dedik ve Çanakkale’nin hakim tepesine en büyük yatırımla 150 milyon falan harcandı, çok büyük paralar harcandı yani o 150 milyon bedelli yatırımın adını Mehmet Akif Ersoy koyduk ki hem milli şairimiz olduğu için dediğim gibi hem de Çanakkaleli hemşerimiz olduğu için çok kıymetliydi bence. Ardından Hamidiye Tabyaları’na geldik. Hamidiye Tabyaları bize Sultan Abdülhamid’in hatırası, orada biliyorsunuz boğaza nazır 10 tane ayrı tabya var. Aralarında da 9 boşlukta top mermileri var. Boğaz güvenliği için oralar zamanında inşa edilmiş ama çok harap hale gelmiş. Bunlar restore edildi. Yanlış hatırlamıyorsam 155 dönüm civarında büyük bir alan, orada düğünler olacak, bayramlar olacak, törenler olacak ve tarihi yaşayarak bunları yapacağız. Çocuk parkları olacak, etkinlikler olacak ve şuan biliyorsunuz resmi açılış olmamakla beraber fiilen kullanılma aşamasına geldi.

Resmi açılış ne zaman yapılacak?

Teknik engeller var, elektrik, su vs. tarzı ama ana iş, ana problem bitti. Seçimden herhalde sonraya kalacak öyle gözüküyor. Seçimden sonra açılışı yaparız, çünkü orada kantin ihaleleri olacak, güvenlik ihaleleri olacak, bunlar bir zaman, iş bitti ama bu idari işlemlerle ilgili bir süreç olacak. Onlar şuan Kültür Müdürlüğümüz tarafından takip ediliyor, yapılıyor. Bakın orada bu akşam 5 bin kişi iftar yaptık. Gariban, zengin, yaşlı, genç, kadın, erkek, çoluk, çocuk 5 bin kişi büyük bir sayı ama alan müsait belki 15 bin kişiyi de alırdı orası, çok büyük çünkü. O yüzden orasının Çanakkalemizde hakkı olacak, hatırası olacak. Hayırlı olsun diyoruz. Buradan sonra Arslanca Camii’inde Arslanca Mahallesi’ndeki gençlerle sahur yapacağız. Yarın Biga’dayız. Biga’da da bir lise açılışı yapıyoruz. Lisenin açılışından sonra yine aynı mekanda yine çok büyük bir iftar organizemiz var. Sahurda da bir köy sahuru yapacağız yine bir köye gideceğiz. Dün de Ayvacık’ın bir köyündeydik. Yani köy,ilçe, şehir çalışmaya devam ediyoruz. Biz yorulmadık, şöyle yorulmadık; bu milletin duası, desteği, anketlerde çıkan sonuçlar, bizi mutlu eden işler. Bu millet kim çalışıyor, kim hizmet ediyor, kim etmiyor, kim konuşuyor bunları iyi değerlendiriyor. O yüzden biz çalıştıkça, yoruldukça kendimize geliyoruz tabiri caizse. Her gün sabah 6’lara kadar dışarıdayız.

‘’DÖVİZE OPERASYON YAPILDI’’

Tersten başlayayım, bu haklı bir eleştiriyse bir ay sonra seçim akşamı bu millet zaten faturayı bize keser. İki; bu haklı bir eleştiri değil. Eğer seçim kararı almasaydık, kim bize ne yapardı? Yok ekonomi batıyormuş, öne almışız böyle bir şey olabilir mi? Bakın ne diyorum ilçe, ilçe, köy, köy yatırımlarımıza artık tarih veremiyoruz. Eğer kriz olan, batan bir ülkede ekonomi büyür mü? Yatırım devam eder mi? Dövizle ilgili sıkıntıyı anlatacağım. Dövizi geçin bir tarafa onun dışında bizim Hindistan’dan, Çin’den sonra en fazla büyüyen ülke olduğumuzu bütün dünya biliyor. Türkiye büyüyor şuan, onun dışından ihracatımız artıyor, yatırımlar devam ediyor, istihdamımız artıyor, ekonominin değişik verileri var. Her veriye baktığınızda önemli artışlar var. Altını bir daha çiziyorum Hindistan, Çin’den sonra bakın Avrupa’nın onlarca ülkesi var, dünyanın yüzlerce ülkesi var. Türkiye dünyan da en büyük büyüyen 3. ülke, bu başlı başına bir kıymet değil mi? Yüz yıllık cumhuriyetimiz döneminde ne zaman bu kadar büyümüşüz. Bu birinci soru, iki; eğer kriz olan bir ülkede herkes bir baksın etrafına hastaneler, yollar, köprüler, tüneller bir baksın, bu kadar kriz varsa adım atılabilir mi? Bugün açtığımız Mehmet Akif Ersoy Hastanesi 150 milyon harcanmış, devasa bir rakam, 500 yataklı büyük bir iş, eski dönemlerde bu açılışı cumhurbaşkanları yapardı. 5 sene hava atarlardı. Açtık bu yatırımı çevreye hava atalım diye yıllarca konuşulurdu. Biz günlük bir iş gibi açtık. Geldik bugün, törenimizi yaptık, hayatımıza devam ettik. O kadar çok hastanemiz, adliye binamız, yatırımımız, köy desteğimiz, köylerimizin talepleri vs. var ki inanın kriz olsa bunlar nasıl olabilecek? Kriz olsa, daha geçen işte bir ay olmadı emeklimize Ramazan ve Kurban’da bin lira ikramiye verme kararı aldık. Nerde kriz? Çalışanlarımızın ek göstergelerini 3000’den 3600’e çıkardık. Nerede kriz? Sadece dövizde sıkıntımız var. O da takip ediyorsunuzdur mutlaka serbest piyasa ekonomisinde dövizin artması, inmesi doğal işlerdir. Ancak seçim kararı alındıktan sonra fırlayan bir dövizden bahsediyoruz. Bakın bir daha söylüyorum normal zamanda döviz artar, iner olur bunlar ama seçim kararı alındığı gün dövizde kriz iddiası ortaya çıktı. Bu çok açık, bunu bazen söylüyoruz inanmak istemiyor arkadaşlarımız. Dövizle ilgili bir operasyon yapıldı, bu operasyonun bir yansıması oldu ama Türkiye’de kurumlar bunun tedbirini aldı, tekrar normalleşmeye başladı. Bu şu demek; ikimiz bir bilek güreşine tutuşuyoruz, siz bastırıyorsunuz, ben bastırıyorum karşılıklı, birbirimizi sıkıştırıyoruz ama birimiz kazanacağız ve ondan sonra rahatlayacağız. Şuan seçime kadar Erdoğansız Türkiye olsun iddiasında bulunanlar döviz ateşini harladılar. Seçim bittiği gün bu dediğim 2 bilekten birisi yerde kalacak. O zaman taşlar yerine oturacak. Ben dövizin bu konudaki hareketliliğin geçici olduğunu düşünüyorum. Bu geçici olan süreç bence seçime kalmadan bitecek. Çünkü bu işin doğasında var, döviz artıyorsa enflasyon artması lazım, ihracat durması lazım hepsi beraber olması lazım, borsanın batması lazım. Hayır ihracat artıyor, borsa artıyor, her şey iyi gidiyor ama döviz tersten gidiyor. O yüzden bir operasyon var ama Türkiye bu operasyona rağmen kendi yapısal reformlarını yaptığından dolayı rahat, şöyle rahat; bakın bizim faizlerimiz şuan yüzde 16-15 civarlarında yüzde 15 faiz bizi rahatsız ediyor. Fazla bu bir tarafa fakat Ak Parti iktidarından önce yüzde 86 faiz vardı. 15 büyük diyoruz ama çok değil. Ak Parti öncesi bu ülkenin faizi yüzde 86’ydı. Bu döviz artışına rağmen Türkiye kendi dinamikleriyle beraber çarkını çeviriyor, yoluna devam ediyor, ufak tefek sıkıntıları geçiyorum ama büyük oranda ekonomimize sıkıntı yaşamadığını ifade etmek istiyorum.

‘’ANKETLERDE ÖNDEYİZ’’

Ben MYK üyesiyim, bizim MYK toplantılarında 15 günde bir olur cumhurbaşkanımız bunları değerlendirir, bakar, uyarır vs. ama bunlar kamuya açık olmadığı için söylemeyi doğru bulmuyorum. Şunları söylemek istiyorum; anketlerimizde bunlar zaman zaman farklılık gösterebilir. Son dönemlerde muazzam bir artış, tırmanış var. Ben bu seçimin ilk turda cumhurbaşkanımızın, partimizin lehine biteceği kanaatindeyim. Bir ay sonra saçlarımız dökülecek göreceğiz er mi yaman bey mi yaman herkes çalışır üretir ve hakem millettir. Milletin dediği olur. Biz çalışıyoruz, onlarda çalışıyorlar. Ben diyorum ki Çanakkale’ye en çok yakışan parti Ak Parti’dir. Ak Parti’nin de en çok yakıştığı yer Çanakkale’dir. Çanakkale’nin ruhu Ak Parti ruhu ben meseleye öyle bakıyorum. O yüzden diyorum ki bu kadar hizmet ediyoruz, halkımızla beraberiz, her gün köylerde ilçelerdeyiz, çalışıyoruz elimiz çok kuvvetli, dört adayımız var. Dördü de birbirinden kıymetli. Bakın dördüncü sıradaki adayımız Ezine eski ilçe başkanımız, Ezine- Bayramiç havzasında çok tanınan bir arkadaşımız, üçüncü sıradaki arkadaşımız Biga’dan 26 yaşında tabiri caizse zımba gibi delikanlı, hayvancılığı, tarımı, sütü çok iyi bilen bir arkadaşımız. Hem köyde yaşıyor hem Biga merkezde yaşıyor. İkinci sıradaki arkadaşımız Çanakkale’de seçilebilecek tek kadın arkadaşımız. Jülide hanım tüm Çanakkale’nin tanıdığı, sevdiği bir arkadaşımız. Bir de biz varız devam ediyoruz. Şunu demek istiyorum elimiz çok kuvvetli. Ben diyorum ki bu kadar çalışmamıza, yatırımlarımıza rağmen biz Çanakkale’de birinci olamazsak ben Çanakkale’den bir daha aday olmayacağım. Ben 4 adayımız var, hizmetlerimiz var, 3 yıl boyunca hiç halkımızdan kopmadık, Ankara’nın değil Çanakkale’nin vekili olduk, bunun hakkını vermeye çalıştık, bu tablodan dolayı bize milletimizin destek olacağı kanaatindeyim. Olmuyorsa bir yanlışımız var demek ki, o zaman çekileceğim.

‘’ÇANAKKALE EN ÇOK YATIRIM ALAN ŞEHİR’’

Şunu keyifle söylemek istiyorum, hamdolsun ne demişsek yaptık. Yapamayacağımızı söylemedik. Şuan bizde başlayan iş, biten iştir hesabına göre gidiyoruz. Bir işe başlamışsak sonu gelir. Zaman zaman köprüyle ilgili, OSB’yle ilgi duyuyorum. ‘’İptal olmuş, değişmiş’’ Hiç değişen, iptal olan bir şey yok. Bütün bu iddialı işlerimizin söylediğimiz takvim üzerine devam ettiğini ifade etmek isterim. Köprü ile ilgili biliyorsunuz yüz yıllardan beri konuşulmuş, yıllarca ifade edilmiş. Bir yanılgıyı düzeltmek istiyorum. Bazı arkadaşlarımız bu köprüyü Lapseki ve Gelibolu’nun köprüsü olarak düşünüyorlar. Asla böyle değil, bu Avrupa ile Asya’nın bağlandığı bir hat, Troia’nın da uzandığı medeniyetlerin buluştuğu bir hat ama daha ötesi bırakın Lapseki, Gelibolu’yu bir yana bu köprü Yenice’nin Çan’ın, Biga’nın bir köprüsü. Niye? Zaten Lapsekili insan camı açtığında yağmur var mı? Kar var mı? Görüyor. Ona göre hareket ediyor ama Ezine’deki peynirci, Yenice’deki çilekçi veya Biga’nın sanayicisi yola çıktığında gemi sırası, vapur sırası, yağmur, kar, rüzgar, iptal oldu vs. bunları yaşayan daha çok Gelibolu, Lapseki değil, diğer bölgelerdir. O yüzde bu köprü tüm Çanakkale’nin köprüsü olmakla beraber esas bu sıkıntıyı yaşayanların köprüsü olduğunu düşünüyorum. O yüzden köprünün çok kıymetli olduğu kanaatindeyim. Dolayısıyla son zamanlarda gördüğümüz sıkıntı var, değişik meyve-sebze üretenler, bu arkadaşlarımız köprü olsa da rahat gitsek iddiasındaydılar. Bunun hayata geçmesi kadar kıymetli bir şey var mı? O köprü çok özel bir köprü olacak. Türkiye’nin en güzel köprüsü olacak ama dünyanın en uzun köprüsü olacak. İki ayak aralığı 2023 metre, toplam 5000 metrelik bir köprüden bahsediyoruz. Köprü kadar da kıymetli olan bir otobanı var. Malkara hattından başlayan otoban Balıkesir’e doğru devam edecek. Bu çok büyük bir imkan demek. Buranın gelişimine, tarımına, turizmine katkı demek. Yani zaman zaman ezbere betonlaşma iddiası oluyor, hayır asla 8 tane büyük ovayı tarım sit alanı ilan ettirdik. Bizim köprümüz büyürken, betonları atılırken tarımla ilgili hiçbir araziye zarar vermeme iddiamızda var. Buna dikkat etmek istiyoruz. Ben şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. Her ilçede bir hayalimiz var.

Ben Ezine Gıda OSB’si diyorum. Ezine Gıda OSB’si bazen arada kaynıyor. Ezineliler kızmasın, orası Ezine’de ama Ezine’nin değil. Tüm Çanakkale’nin çünkü Çanakkale’nin tüm tarım işletmecisi, hayvancılığı ,balıkçılığı hepsinin orada karşılığı olacak. Dondurma, paketleme, yurtdışı ihracat imkanları, Avrupa’da bazen gezersiniz bir marka görürsünüz, daha pahalıdır ama alırsınız. Neden? O markanın etiketi varsa kıymetlidir dersiniz. Bizim Gıda OSB’mizin kıymetli olduğunu o marka gösterecek, bizim insanımız köyden kente değil kentten köye dönmeye başlayacaktır. O yüzden sadece OSB’de 8 bin kişinin istihdamı hedefleniyor ve bunlar köprü gibi limitli değil sürekli bir istihdam. O yüzden en az köprü kadar Ezine Gıda OSB’mizde kıymetlidir. Zaten İzmir, Bursa, İstanbul hattında olacağı için hem toptancılık hem perakendeyle ilgili muazzam bir yer olacak ve 155 hektar. Burada onlarca fabrikanın olduğu bir alan olacak. Ben Gıda, Tarım OSB’sinin köprü kadar heyecanla takip ediyorum. Bütün bu teknik alt yapılıları bitti. Kamulaştırmaları, birkaç tanesi hariç ana gövdesi bitti. Zannedersem bir ayda onlarda bitecek, kamulaştırmalar bitince proje ihalesi başlayacak ve inşallah bir yıl içerisinde orada temelleri görmeye başlayacaksınız.

‘’MİDİLLİ ÜZERİNDEN SEFERLER BAŞLADI’’

Onun hemen aşağısında Küçükkuyumuz da bir gümrük kapısı açtık. Buda uluslararası bir iş, yani Küçükkuyu’daki gümrük kapısı demek dünyanın her tarafından oraya yanaşma imkanı olan gemilerin gelmesi demektir. Daha ötesi Midilli üzerinden bir sefere başladı. Gestaş- Dentur iki ortaklı firma, artık Midilli’deki turist bize biz Midilli’ye gidebileceğiz. Midilli’ye gelen turist birkaç günlüğüne de olsa bize de gelecek. Bu ne demek? Otelcimiz, lokantacımız, bakkalımız yani bizim insanımız buradan ekstra istifade edecek. Yani Midilli’de kazanacak ama bizde kazanacağız. Biz sadece Küçükkuyu insanının Midilli’ye gitmesi için yapmıyoruz bunu, onlar gitsinler baş tacı ama diyoruz ki büyük turlar var. İstanbul, Ankara bu turlar insan taşıyorlar, bir haftalık paket program yapıyorlar. Şimdi burası olunca paket program şöyle dönecek bir gün Troia diyecek, bir gün Assos diyecek, Bir gün Küçükkuyu, bir gün Midilli’ye gidecek vs. yani bize gelmeyen turistte buraya gelmeye başlayacak. Hem Midilli’den hem büyük şehirlerimizden buraya turist gelmeye başlayacak. Göreceksiniz 1 yıl sonra burada otellerimizde yer kalmayacak İnşallah. O yüzden ben Küçükkuyu’daki gümrük binasının ve Midilli hattının çok kıymetli olduğunu düşünüyorum.

‘’AYVACIK LİMANI KRUVAZİYER LİMANI OLACAK’’

Küçükkuyu’dan Midilli’ye geçen gemiler başka ama Ayvacık Limanı’nda ki o da bir buçuk yılda falan bitecek inşallah Ayvacık Limanı’nda kruvaziyer limanı olacak yani devasa büyük gemiler demek. O gemiler Avrupa’dan çıkıyor, dünyanın değişik yerlerinden çıkıyor, içerisinde binlerce yolcu var, Ayvacık’a yanaşacak duruma göre 1-2 gün yine Troia’sını, Assos’unu, Kaz Dağları’nı görüp geri dönecek, bizim onların yanaşması için büyük limanımız yok. Artık Ayvacık’a yanaşabilecekler. Liman demişken devam edeyim Lapseki’de şuan bir yer var. Onunla ilgili çalışıyoruz yine belediyemiz bize çok yardımcı oluyor. Lapseki’de büyük bir yat limanı projemiz var. Onunla ilgili Çed raporları süreci devam ediyor. O da inşallah bölgede önemli bir yer tutacak. Hemen karşısında Gelibolumuz da uzun yıllardır konuşulan bir problem vardı. Özelikle feribotlar yanaştığında tek sıra olurdu, esnaf sıkıntı yaşardı. Şimdi yine o da 1 buçuk 2 yılda bitecek yanlış bilmiyorsam galiba haftaya temelini atıyoruz. Gelibolu’daki törende, temelin sonrasında çok büyük bir iftar yapacağız tüm halkımızda buluşacağız ve orada kendilerine konuyu anlatacağız. Gelibolu’daki feribot limanı çok sayıda geminin yanaşabileceği, Lapseki- Gelibolu arasındaki hattın rahatlayacağı, daha fazla geminin aynı anda yanaşıp kalkabileceği bir imkan verecek. O zaman bu trafikte azalacak. 4 tane büyük limanımız var. Küçükkuyu, Ayvacık, Lapseki ve Gelibolu bunlar toparlanacak.

‘’TÜNELLER BİTİYOR’’

Dün ben aracımla tünelin içerisine kendim girdim, karşıya kadar geçemedik içeride küçük bir alan kaldı ama son noktaya kadar geldik. Orada işçilerimizle görüştük, sohbet ettik. Biliyorsunuz yağmurda, karda Küçükkuyu rampaları 1 saati buluyor. Daha oralarda can kaybı da çok oldu. Harika bir proje duble yol mantığıyla, bildiğiniz yolun devamı şeklinde, devasa bir yer ve tek bir ağaç kesmeden, Kaz Dağları’nı kollayarak yapılan bir tünel çalışması. Zannedersem bu yaz sonunda bitecek.

Onun dışında televizyon kulemiz var, devam ediyor. Troia 2018 Yılı ilan edildi. Batak Ovası, Troia Bölgesi, oradaki köyler hepsi ayağa kalkıyor şuan, çok önemli projeler var. Şuan Türkiye’de en konuşulan konulardan bir tanesi Troia ama daha ötesi dünya konuşuyor. Troia 2018 Yılı kararı alınınca tüm bakanlıklar harekete geçiyor, kendisiyle ilgili alanlarda. Şuan bizim tüm dış ülkelerdeki elçiliklerimizde Troia etkinlikleri var. Biri sempozyum düzenliyor, biri kitap fuarı açıyor ama her yerde konuşuluyor. Dolayısıyla Troia’nın o bölgeye çok büyük katma değer üreteceğini düşünüyorum.

DOĞANCAN USTABAŞ

İlgili Haberler

Biga’da köy yollarına konfor dokunuşu!
13.08.2026
Zeynep Bastık Memleketi Çanakkale’de Sahneye Damga Vurdu
13.08.2026
"Ormanlarımızı birlikte korumak için duyarlı olalım !!!"
12.08.2026
MEKKE ANLAŞMASI’NA ÇANAKKALE’DEN DÖRT FARKLI BAKIŞ
12.08.2026
ÇANAKKALE’DE SİYASETİN GÜNDEMİ ÇERÇEVE YASA: “PAZARLIK MI, BARIŞ MI?”
11.08.2026
RUSYA AÇIKLARINDA ÖLÜMDEN DÖNDÜ, ÇANAKKALE’DE KONUŞTU: “ÖLDÜĞÜMÜ HİSSETTİM”
11.08.2026
Düzce’den çocuklara Çanakkale tarihi yolculuğu
10.08.2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 32 yıl önceki konuşması gün yüzüne çıktı
10.08.2026
Anafartalar Zaferi’nin 111. yılında anlamlı açılış: Arıburnu Zafer Anıtı yenilendi!
10.08.2026
Küçükanafarta’da tarihi zaferin kahramanları için Mevlid-i Şerif okundu
10.08.2026
Türkiye ile Tayvan arasında arama kurtarma iş birliği
10.08.2026
Anafartalar Zaferi’nin 111. yılında Çanakkale kahramanları anıldı
10.08.2026
“Anafartalar’da yazılan destan, milletimizin şerefidir”
10.08.2026
İletişim Başkanlığı "Oyuna Gelme" diyerek sanal bahis ve kumar tehlikesine dikkat çekti
09.08.2026
Murat Yahya Sezgin’in paylaşımı gündem oldu: “Türkeş’in kızına saygı gösteremiyorsak, burada ciddi bir yanlış vardır”
09.08.2026
Gökçeada Belediyesi’nden dolandırıcılık uyarısı: “Para taleplerine itibar etmeyin”
09.08.2026