Çıplak Köyü Muhtarı Ufuk Göçoğlu, köylerde yaşanan geçim sıkıntısı nedeniyle gençlerin kent merkezine göç ettiğini ve gençlerin çiftçilik konusunda teşvike ihtiyacı olduğunu kaydetti. Tarlasında tohumluk mısır, kapya biber, domates, kavun yetiştiren Göçoğlu, bunun yanı sıra pazar yeri için de sebze olarak da dolmalık biber, salatalık yetiştiriyor. Kaleninsesi Gazetesi’ne açıklamada bulunan Muhtar Göçoğlu, “Biz köyden domatesi 1 liraya veriyoruz. İstanbul'da 6-7 liraya domates satılıyor” diye konuştu.
“Genç çiftçilere teşvik lazım”
Çıplak Köyü Muhtarı Ufuk Göçoğlu, “Genç çiftçilere teşvik olarak devletin yapmış olduğu planlamalar var. Onların bir an önce hayata geçirilmesi lazım. Sağolsun Bülent vekilimiz tarım kredi kooperatiflerinin borçlarının ertelenmesi konusunda yeniden gündeme getirdi. Bunların yapılması ile çiftçiliğin ayakta kalacağını düşünüyorum” dedi.
“Çocuklarını kente gönderiyorlar”
“Özellikle anne ve babalar çocuklarının köyde kalmasını istemiyorlar. En azından başka imkanlarla tarla satarak, Çanakkale'de bir yerde iş kuruyor ya da ev alıyor. Bu çözüm değil” diyen Muhtar Göçoğlu; “Şu anda işçi konusunda sıkıntılar var. Vatandaş özellikle 60 yaş üstü daha tedbirli davranıyor. Çoğu insan gitmiyor. Ekemiyor. İnsan karantina da mı kalacak? Çiftçilik mi yapacak? Bu süreçte çiftçi ve köylü bayağı etkilendi” şeklinde konuştu.
“Aracı firmalar kalkmalı”
Aracı firmaların çiftçiden ürünleri ucuza aldığını vurgulayan Göçoğlu, “Aracı firmanın kaldırılması gerekiyor. Biraz daha köylü pazarlarına yönelmek gerekiyor. Biz köyden domatesi 1 liraya veriyoruz. İstanbul'da 6-7 liraya domates satılıyor.” dedi.
“Çiftçiye can suyu olacak”
Göçoğlu; “Bülent vekilin yapmış olduğu hamleden sonra bu çiftçiye can suyu olacak. Borçların ötelemesiyle beraber çiftçi biraz daha gübre mazot alıp üretime devam edebilecek. Çiftçi için icra vs olmuyor ama borcu olduğu için malzeme alamıyor. Mazot olmadığı sürece yeri de süremeyecek” ifadelerine yer verdi.
“Vekillerle de görüşeceğiz”
Çiftçiye destek vermenin önemine işaret eden Göçoğlu, “37 yaşındayım. Son çiftçileriz. 30 yaş altı çiftçi yok. Genç çiftçilerin eşlerine devlet ücretsiz sigorta, bağkur da yapmalı. Bunu vekillerle de görüşeceğiz. Türkiye olarak önünü göremiyor vatandaş. Bir yatırım yapmak için şuan fırtına öncesi sessizlik gibi. Bu sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde böyle. Yatırım yapamıyorlar” dedi.
“Vatandaş ve devlet arasında köprü olmalı”
Özel bankaların köylü ve çiftçi arasında daha iyi bağ kurduğunu kaydeden Göçoğlu, “Özel bankalar, hayvan alacaklara kredi veriyorlar. Faiz oranları yüksek ama. Ziraat Bankası’nın müşteri temsilcileri dışında saha elemanı olması lazım. Devletin bu kampanyalarını vatandaşa bildirmeleri lazım. Hükümetin de hakkını yememek lazım. Tek sıkıntı çiftçi ile arasındaki köprüyü oluşturamıyor. Devlet hibe dağıtıyor ama çiftçinin haberi yok. Saha elemanları olması lazım. Köyleri dolaşacak. Vatandaşı teşvik edecek. O gencin aklında 30 keçi varsa 30 tane daha nasıl yapabilirim, nasıl geliri yükseltirim diye davranmaları lazım. Vekillerimize ilettik” ifadelerini kullandı.
“Ekim ayını kaçırırsak yıllık mahsulü kaybederiz”
Muhtar Göçoğlu geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından, “Tarımı ve çiftçilerimizi destekleme seferberliği başlatalım. Meyvelerimiz çiçek açarken, meralarımız tüm biyoçeşitliliği ile hayvanlarımızı cezbederken, tohumlarımız ve fidelerimiz toprak ile buluşmayı beklerken, çiftçilerimiz Covid-19 salgını karşısında sağlığını koruma, yeterli ve dengeli beslenme telaşında” demişti. Göçoğlu; “Çiftçilerimiz bir yandan sağlık tehdidiyle uğraşırken, bir yandan da geçimi için üretim telaşında. Unutmayalım ki, bir aylık ekim sezonunu kaçırırsak, bir yıllık mahsulü kaybederiz. Üretmezsek beslenemeyiz. Üretemezsek tüketemeyiz. Üretemezsek kıtlık ve açlık yaşarız. Çözüm; çiftçilerimizin tarım ürünlerini üretebileceği olanakların güçlendirilmesi ve tüketicilerimizin de bu gıdalara uygun fiyatta sürdürülebilir bir şekilde ulaşmasının sağlanmasıdır” ifadelerini kullanmıştı.
Damla Yeltekin