TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun teklifinin içinde bulunduğu torba yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Çanakkale İl Başkanı Metin Ümit Ural; “Çok yönlü krizlerle sarsılan ülkemizin politikaları, egemen sınıflar tarafından bir yönetme aracı olarak kullanılmaktadır. AKP ve MHP, halklarımızın mücadele ile elde ettikleri tarihsel demokratik kazanımlarının ortadan kaldırıldığı, zaten güdük olan özgürlüklerin giderek budandığı, yukarıdan aşağıya giderek totaliter yönü ağır basan bir dayatmanın geçekleştiği bir faşist rejim inşa sürecini STK’ları tek imza yetkisi ile kapatarak tamamlamayı düşünüyor. 5253 Sayılı Dernekler Kanunu ve 2860 Sayılı Yardım Toplama Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifinin de içinde bulunan birbiriyle alakasız kanun tekliflerini bir araya koyarak alelacele görüşmeniz çarpık yasa yapma alışkanlığınızdan olduğunu biliyoruz. İmha başlığı altında asıl olarak Sivil Toplum Kuruluşlarını imha etmek istiyorsunuz. Halkın örgütlülüğünün önüne rahatça engel koyarak hak ihlalleri yaşatamazsınız. Tek adamlığınızla OHAL’de çıkarttığınız KHK’ler ile bu zamana kadar 1748 Vakıf ve dernek kapattınız. Halkın iradesine pranga vurdunuz. OHAL’i bir yönetim haline getirdiniz. Yönettiğiniz ülkenin Anayasası’nı çiğneyerek toplumun örgütlülüğünden korkuyorsunuz. Kayyımlarınız ile tüm kurumların kılcal damarlarına sızmaya ve işlevsiz hale getirmeye çalışıyorsunuz. Türkiye’de her yıl yüz binlerce insan terör örgütü üyeliği soruşturması geçirmektedir. Şayet bu soruşturma kapsamında dernek yöneticisi ise ve derneğin gelir ve giderleri ile ilgili olarak aynı zamanda bir mali inceleme yapılırsa işte o zaman terörün finansmanının önlenmesi hakkındaki kanun kapsamında soruşturma olduğu kabul edilebilir ve hemen İçişleri Bakanı kararı ile görevden alınabilirsiniz. Görevden almayla birlikte, dernek faaliyetinin geçici olarak durdurulması ve derneğe kayyum atanması süreçleri işletilecektir. Bakın, görünüşte çok basit gibi geliyor ama kanunların içeriğine baktığınızda ne kadar tehlikeli bir düzenlemeyle karşı karşıya olduğumuz anlaşılacaktır. Bugün yapmamız gereken demokrasi, barış, özgürlük ve eşitlik isteyen güçleri en kapsayıcı biçimde geliştirmenin yollarını aramak, mücadeleyi yükseltmek, devrimci ve demokratik iradeler arasında dayanışmayı büyüterek halklarımıza bu karanlık günlerde umut verebilmektir. Birlikte başaracağız…” dedi.
Enishan Keskin