GELECEĞİNİ PLANLAYAN ÇANAKKALE
Çanakkale'nin dinamikleri şehrin olumlu ve olumsuz taraflarını değerlendiriyor.
Altı Nokta Körler Derneği Çanakkale Şubesi Başkanı
Uğur Karabıyık
1- Derneğinizi kısaca tanıtır mısınız? Amacınız ve şehre katmak istedikleriniz nelerdir?
Kamu yararına çalışan bir derneğiz ve genel merkezimiz Ankara'da bulunuyor. 1950 yılında Mithat Enç tarafından kurulmuş bir dernektir. Çanakkale Şubesi 2005 yılında faaliyete geçti. Şuanda Türkiye genelinde 33 şubesi olan bir dernek. Türkiye'nin en köklü görme engelliler derneği diyebiliriz. Tüzüğümüz gereği bize sadece görme engelli bireyler katılabiliyor. Görme duyusunu kaybetmemiş üyeler sadece onursal üye olabiliyor. Bunun sebebi de özellikle isim yapma peşinde olan bireylerin gelipte derneğin yönetim kuruluna girip ve bir hafta sonra başkan olup '' Ben körlere yardımcı oluyorum'' deyipte kendine toplumda yer edip, isim yapıp daha sonra hiç kimsenin haberi olmadan kaybolan insanlara çok rastlamamızdır. Bu neden gören bireyler gelecekse gerçekten gönüllü oldukları için gelsinler. Tüzüğümüz gereği sadece Görme engelli bireyler üye olabiliyor.
''Amacımız öncelikle görme engellileri bir araya getirmektir''
Damdan düşenin halini damdan düşen anlar diye bir atasözü var. Görme duyusunu kaybetmemiş bireyler ne kadarda '' Acınızı paylaşıyoruz'' deselerde başlarına gelmedikçe anlayamazlar. O yüzden ilk amacımız görme engelli bireyleri bir araya getirmektir. İkinci amacımız ise haklarımız neyse onun mücadelesinde bulunabilmek. Hayatımızı kolaylaştırabilmek için eğitimimizi alabilmemiz için normal gören bireylerin sahip olabileceği bütün standartlara sahip olabilmemiz için bir şekilde mücadele etmemiz gerekiyor. Bizler bir şeyleri görmüş ve tecrübe etmiş insanlarız ama evden çıkamayan ve bilinçsiz olan görme engelli bireylerde var. Amacımız onları bilinçlendirmek, dışarıya çıkmalarını sağlamak ve topluma kazandırmaktır. Engellilere istihdam olayı için 10 yıl öncesine kadar mücadele etmemiz gerekiyordu ama bu dönemde istihdam için mücadele etmesek bile bazı haklarımızı elde etmek için yine mücadele etmemiz gerekiyor. Bazı haklar bize veriliyor gibi gözüküyor ama belli bir süre sonra başvuran arkadaşlarımız geri çevriliyor. Bu anlamda mücadelelerde bulunmamız gerekiyor. Görme engelli bireylerin toplumda farklı varlıklar olmadığını, normal bir insanın yapabileceği her şeyi yapabildiğini, her yere gidebileceği, her türlü olanaklara sahip olabileceğini topluma ispatlamak ve kanıtlamak amacıyla da kurulduk.
2- Çanakkale'nin dinamikleri (valilik, belediye, üniversite, dernekler, STK) ortak çalışmalar yürütebiliyor mu? Ne gibi çalışmalar yapılabilir?
Hemen hemen her etkinliğimiz de ve bu etkinliğin amacına göre sivil toplum örgütlerini seçiyoruz ve onlarla birlikte çalışmalar yürütebiliyoruz. Belediye, valilik, üniversite gibi kamu kurum ve kuruluşlarıyla da her anlamda birlikteliğimiz oluyor. Mesela bu anlamda en çok bize destek olan Çanakkale Belediyesidir. Mesela etkinliğimiz oluyor ve ulaşım konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. Bu masrafların olanaklar dahilinde bir kısmını belediyemiz üstleniyor. Bu anlamda belediyenin bizlere yadsınamaz bir desteği var. Bu amaçla da belediye başkanımıza teşekkür etmiş olayım. Bize bu çevrede bu ilde en çok desteği olan Çanakkale belediyesi oluyor. Diğer kurum ve kuruluşlarımızla da birlikteliğimiz olabiliyor.
3- 2018 Troia yılına nasıl hazırlanıyoruz? Projeleriniz var mı?
Nasıl 18 Mart Çanakkale zaferi kazanılmış olan çok büyük bir zaferse ve 18 Mart deyince herkesin aklına turistlik geziden ziyade özellikle şehitliklerimiz geliyor. Şuana kadar Troia bölgesi sadece turistlik gezi planlarının içerisinde bulunan bir yer olarak duruyordu. Artık özel bir önemi olacak ve Troia denince de Troia savaşları ve Çanakkale akla gelecektir. O anlamda da insanların bilinçli olarak gezmesi ve Troia hakkında araştırmalar yaparak veya bir şekilde öğrenerek gezmeleri tabi ki hem Çanakkale'yi tanımaları hem de tarihi bilemeleri açısından çok daha güzel olacaktır. Yakın zamanda başlayacak olan yaklaşık üç tane projemiz olacak. Bunların birinde görme engelli yazarları ele almayı düşündük. Diğerinde tarihimizi tanıtmayı amaçlayan bir müzik etkinliği yapalım dedik ve bu proje yazım aşamasında olduğu için fazla açmak istemiyorum. Diğerinde ise imkanları karşılaştıralım istedik. Değişmeli olarak yurt dışında ki veya diğer illerdeki imkanlarımızı karşılaştırmayı planlıyoruz. Bakalım hangilerini yapabileceğiz ileriki günlerde göreceğiz.
4- Çanakkale'de engelli olmanın artıları ve eksileri nelerdir? Engellilere yönelik düzenlemeler yeterli mi?
Belediyenin girişimlerini görüyoruz ama bu girişler yanlış yönde oluyor. Görme engelliler için yapılan çalışmalarda görme engelli derneklerden arkadaşlar alıp o yönde çalışmalar yürütülmesini isterdim. Böyle çalışmalar yürütülmedi ve haber dahi verilmedi. Yapılan konularda var tabi ki çizgi rota olayı var. Engelli araçları park yerleri yapılmış bunlar güzel ama bunlarında takibi yok. Gören vatandaş gelip engelli yerine araç park ediyor. Gelip çizgi rotalarımıza motorunu bırakıyor. Esnaf gelip eşyasını bırakıyor. Bunlara bir şeyde diyemiyorsun. Devirdiğimiz zamanda hem canımız yanıyor hem de zarar verdik diye üzülüyoruz. Halkımız bu gibi konulara duyarsız. Ayrıca rota çizgilerinin de bazı eksiklikleri mevcut ve yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.
'' Baktığımızda temel iki sorunumuz var ''
Birincisi toplumun bilinçsizliği ve diğeri de bizim için yapılan hizmetlerin bizim dışımızda kalması. Mesela kaldırımlardaki dubalar. Bunları koymak görsel olarak bir zenginlik mi katıyor? hayır diyorlar. Belediye o mermerleri, demirleri almak için cebinden para harcamaya çok mu meraklı? hayır. O dubalar oraya neden konuluyor? Arabalar oralara park etmesin diye. Bizim vatandaşımıza imkan versen ve dubaları oralardan kaldırsak kordon olsun cumhuriyet meydanı olsun inanın trafik sıkıştığında oralarda araç görürsünüz. Bizim öncelikli sorunumuz toplumun bilinçlendirilmesidir. Mesela sinyalizasyon siteminden bahsettiniz. Fen Lisesi'nin orada sinyalizasyon sistemi var ve maalesef orayla sınırlı kaldı. Çünkü o sistemlerde bir görme engelliler geldiğinde direğin üzerinde bir buton var ve bastığımız zaman kırmızı ışık yanıyor ve görme engelli rahat bir şekilde karşıya geçebiliyordu. Biz bu hizmetleri sadece kendimiz içinde istemiyoruz. Bu ışıktan tekerlekli sandalyeli bireyde yararlanabilir. Bebek arabası olan bayanda yararlanabilir veya bastonla yürüyen dedemiz, ninemizde yararlanabilir. Bu ışıklan neden Fen lisesinin orada kaldı çünkü gerek çocuklar gerekse büyük insanlar o butonlarla resmen oyun oynadılar. Basıyor kırmızı yanıyor tam yeşil yanacakken yine basıyor yine kırmızı yanıyor. Tamamda hizmet senin ulaşımının kolaylığı için sağlandı. Trafiği kilitle diye sağlanmadı.
''Vatandaşımız maalesef onlardan rahatsız olduğu için ve şikayetler gittiği için şoföre sistemleri kıstırıyorlar''
Onun haricinde duraklarımızda sesli sistemler var. Aynı sistemler belediyenin kendisine ait olan otobüslerde de var. Dikkatinizi çekmiştir duraklarda kapı açılırken dört sesten oluşan sesli uyarı veren ve durak söyleyen sistemler var. Vatandaşımız maalesef onlardan rahatsız olduğu için ve şikayetler gittiği için şoföre o sistemlerini kıstırıyorlar. Yoksa belediyeye otobüslerin içerisinde durak söyleyen Büyükşehirlerde olan sistemler mevcut. Onlar sesleri kıstırıldığı için ve haklı olarak ceplerinden masraf harcayıp birde kapalı tutacakları için öyle bir sistem masrafı içerisine girmiyorlar. Niye girsinler ki? Ben olsam bende girmem. Kendim görme engelliyim ve otobüsüm olsa taktırmam. Kapalı duracak bir şey için neden masrafa gireyim?
''Kılavuz çizgiler yapılıyor ama bize danışılmadığı için sadece teorik kitap bilgisiyle yapıldığı için pratik anlamda kullanılması bizim için imkansız oluyor''
Mesela kordonda kabartılı sarı çizgilerden konuluyor. Kordonda yürüyüşe engel olmasın diye çukur şeklinde taşlar getirtilip direk o şekilde yapılmış. Kitap bilgilerine bakıyoruz ve görme engelliler kolay bulabilsin diye tam bankın önünden geçirmişler veya bankı yolun yanına yapmışlar. Çöp tenekesini görme engelli kolay bulabilsin diye yolun tam yanına yapmışlar. Teorik olarak bunlar doğru ama pratik olarak baktığımızda o bankın üzerine oturan adam ayağını nereye koyacak? Benim yolumun üzerine koyacak. Teorikte çok güzel ama pratik kullanım açısından bakarsak çok sıkıntılı. Doğancan Ustabaş