‘’Bazı özgürlükler bu kentte fazla ama öğrenci sadece öğrenci hayatı süresince mutlu olabiliyor. Yarın okul bitip Çanakkale’de gerçek hayata başladığında, iş bulamıyor, ekmek yok, aş yok. Bizim gibi bu kente gelen insanlar bu kenti beğendiklerinde, yaşam rahat, ucuz olduğu için ileride de yaşanabilir bir kent olarak görüyorlar ama iş sahası anlamında sıkıntı böyle devam ederse mutlu bir kent olarak kalamayacak.’’ dedi.
Feyyaz Aygün; ‘’Turizm noktasında, esasında çok değerli bir kentiz. Çanakkale tarihin dönüm noktalarının yaşandığı bir şehir. Şehitlikler, Assos, Bozcaada, Gelibolu , Truva biz tarih ve kültür açısından bu kadar değerliyiz ama maalesef bu kenti pazarlayamıyoruz. Bu kenti tanıtamıyoruz. Buraya gelen insanlar günübirlik şehitlikleri geziyorlar, kumanyaları yiyip, çöplerini bırakıp gidiyorlar. Sivil toplum örgütlerinin, yerel yönetimin, hükümetin, spor kuruluşlarının bunların hepsinin katkı sağlaması ve destekte bulunması gerekiyor. Bu olmayınca tarım noktasında da başarısızlığa uğradık. Çanakkale insana mutluluk ve huzur veren bir kent. Çünkü Çanakkaleli kendini ve kendi yaşam biçimini seviyor. Biz burada yıllarca hiç kimsenin etniğine, kimliğine, dinine, ırkına bakmadan hep beraber bir arada yaşadık ve hale yaşamaya devam ediyoruz. Anadolu kırsalından gelen bir öğrenci Çanakkale’de kendini buluyor. Köyünde görmediklerini burada görüyor. İyice alışıp gece kordonda sigarasıyla, kutu birasıyla gezebiliyor. Bazı özgürlükler bu kentte fazla ama öğrenci sadece öğrenci hayatı süresince mutlu olabiliyor. Yarın okul bitip Çanakkale’de gerçek hayata başladığında, iş bulamıyor, ekmek yok, aş yok. Bizim gibi bu kente gelen insanlar bu kenti beğendiklerinde, yaşam rahat, ucuz olduğu için ileride de yaşanabilir bir kent olarak görüyorlar ama iş sahası anlamında sıkıntı böyle devam ederse mutlu bir kent olarak kalamayacak.’’
‘’TURİZMİN HER ALANINDA POTANSİYELİMİZ VAR’’
‘’Türkiye Cumhuriyeti’nin önsözünün yazıldığı tarihi Gelibolu Yarımadası, sadece yurtiçinde milyonlarca insanımızın değil aynı zamanda bu savaşta mücadele etmiş on sekiz tane milletin de önemsediği bir alandır. Özellikle mart ayından haziran ayına kadar Türkiye’nin 81 ilinden yüz binlerce insan bu bölgeyi ziyaret ediyor. Diğer taraftan son dönemlerde biraz azalsa da Avustralya, Yeni Zelanda gibi ülkelerin ön planda olduğu yoğun bir yabancı ziyaretçi kitlesine sahibiz. Yine Çanakkale’nin önemli potansiyellerinden bir diğeri de tabii ki var olan coğrafi özelliklerinden kaynaklı olan ekoturizm. Kaz Dağları dünyanın en fazla oksijene sahip ikinci bölgesi olarak literatürde geçiyor. Bu çerçevede Kaz Dağları muazzam güzellikte bir ekoturizm alanı. Bitki ve hayvan çeşitliliği açısında da çok zengin bir bölge. Aynı zamanda burada var olan hakim rüzgarlar nedeniyle bölgede rüzgar sporları, özellikle yelken, sörf ve uçurtma sörfü gibi alternatif su sporları imkanı mevcut. Su altı zenginlikleri açısından da Çanakkale’nin çok değerli yerler var. Gökçeada, Bozcaada ve Saros özellikle dalış turizmi açısından büyük ilgi görüyor. Buranın çok önem arz etmesinin nedenlerinden biri ise batık dalışına elverişli bir noktası olmasıdır. Tüm bunların yanı sıra klasik deniz, kum, güneş keyfinin yaşanabileceği çok önemli noktalarımız var.’’
‘’MEZUN ÖĞRENCİLER İŞ BEKLİYOR’’
‘’Çanakkale’nin birçok alanda potansiyeli var. Bunların zamanla değerlendirileceğini düşünüyorum. Tarihi öneminin dışında en büyük özelliği öğrenci ve turizm şehri olması, dediğim gibi öğrenciler buradan gitmek istemiyorlar ve yeni öğrenciler geliyor. Dışarıdan gelen, burada zaman geçirmeyen insanlar Çanakkale’nin emekli şehri olduğunu söyleyebilirler ama ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Gelecek yıllarda da Türkiye’de sayılı öğrenci şehirlerinden olacağına inanıyorum. Kıyı şehirlerinde öğrenci potansiyeli daha yüksek oluyor. Tabi bunun içinde öncelikle öğrencilere iş imkanları sağlanması gerekiyor. O yüzden Çanakkale gelecek yıllarda bunu değerlendirecektir.’’
‘’YOL VE ULAŞIMA AĞIRLIK VERİLMELİ’’
‘’Yol ve ulaşım en büyük sıkıntımız diye düşünüyorum. Köprünün yapılmasıyla biraz daha rahatlayacaktır. Şehirdeki trafik sorununu çözmeden yaşanılabilir bir kent olacağımızı düşünmüyorum daha çok yaşanamaz bir duruma geliyor. Ulaşım yönünde çok büyük sıkıntılarımız var evden çarşıya çıktığımız zaman arabamızı park edecek bir yer bulamıyoruz, otoparklar var ama onlarda yetersiz geliyor. Hem deniz, hem hava, hem de kara yolu olarak ulaşımda iyileştirme yapılması gerekiyor. Trafik her yönüyle yaşama etki ediyor. Durum böyle olunca da kent insanı çile çekiyor. Daha sonra eğitim, teknoloji ve tarım konularına eğilmesi Çanakkale’nin gelişen bir şehir olmasına katkı sağlayacaktır diye düşünüyorum.’’ CANER KÜPELİ