Malum, Çanakkale Savaşında sömürge ülke olarak ağır kayıplar veren Avustralya ve Y. Zelanda için 1915-1918 batı cephesi savaşına katılımının 100’üncü yılı. Yine Çanakkale cephesinde İngilizlerle birlikte emperyalizmin saç ayağı işgalci Fransa için 1991 körfez savaşının 25’inci yılı.
Biz bize daha 24 yıl.
Sonrası Allah kerim..
TURAN KAÇ BAKAN EDER?
Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan adı, 64. Hükümette bakanlık için geçen isimler arasındaydı. O günlerde şöyle bir ifade kullanmıştım “Şahsen ben Turan’ın bakan olmasını onaylamıyorum. Grup Başkanvekilliği tüm bakanlıklara eş değer”.
Süreç, düşüncelerimi haklı çıkardı.
Başbakan Ahmet Davutoğlu ve bakanlarla son iki ayda yapılan yurtdışı seyahatlerden de görüldü ki, Turan siyasi ve diplomatik tüm görüşmelerin bizzat içinde. Türkiye’nin ticari işbirliği açısından önemli olduğu kadar yurtdışı seyahatler, Çanakkale adına da kazanımlar sağlıyor. Yapılan anlaşmaların bizzat içinde olan Turan, doğan fırsatları Çanakkale’yi de dahil etmek için ne yapıp edip bakanlarla, hatta Başbakanla yan yana gelip coğrafi, kültürel ve sosyal konumlarla, bir anlamda Çanakkale’yi pazarlıyor.
Yabancı yatırımlar, ihracat dışında öyle hamleler yapılıyor ki, bunlar arasında turizmde var.
Çanakkale’nin jeotermal zenginliği mesela. Bu aynı zamanda sürdürülebilir temiz enerji kaynağı. Nitekim yurtdışı seyahatlerini değerlendiren Turan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile yaptığı görüşmede bu detaya dikkati çekiyor.
Ulaştırma Denizcilik Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’la birlikte Boğaz köprüsü, raylı sistem.
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ile yapılan baş başa görüşmelerde Çanakkale’nin sağlık turizmine elverişliliği üzerinde planlamalar. Kültür Turizm Bakanı Mahir Ünal, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz.
Bütün bunlar Çanakkale adına önemli hamleler.
Tek başına bir bakanın yapacağının çok ötesinde, akıl, performans ve de ilişki gerektiren bir durum.
Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, sizce kaç bakan eder?
Elinizi vicdanınıza koyup düşünün..
GÜL HAYRANLIĞI (!)
Kabatepe Tanıtım Merkezine yolu düşen CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, belgesellerde 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün çıkarıldığını belirterek yerine 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Devlet Başkanı Barack Obama’nın tokalaştığı görüntünün konulduğunu iddia ediyor.
Ve Erkek, demecinde bir şey daha ifade ediyor. Diyor ki “Geçmiş yıllarda Gül ile Erdoğan’ın görselleri kullanıldığı için siyasi propaganda yapıldığı için protesto etmiştik.Şimdi gördük ki; Gül, belgeselden çıkarılmış. Gül’ü her yerden siliyorlar.”
Daha dün protesto ettiğini söylüyorsun, bugün ‘siliyorlar’ iddiasını atıyorsun.
CHP’li vekile “ Sayın Gül’e sahip mi çıkmış oluyorsun yoksa ‘ Ak Parti’de derin çatlak ‘görüntüsü mü yaymaya çalışıyorsun ?” diye soracağım ama biliyorum ki, o beni okumaz (!) ve yanıt veremez. Keşke yanılıyor olsam.
Bir iki kelam etmiş oluruz.
Kısa metrajlı filmi tartışırız.
Ne bileyim; belki de sek, sek oynarız.
Halkın sözcüsü gibi.
Takvim yaprakları sararmaya yüz tutsa da.
Şunun şurasında ne kaldı.
2019 seçimlerine…
MİLLET NASIL GÜVENSİN?
Aha da, sivil anayasa diye bağıran CHP masadan kalkıverdi. Hem de ne kalkış. Üçüncü oturumda, bir gecede mızıktı. Yok darbe hukuku, bilmem 60 madde, yargı bağımsızlığı ertelenebilir de v.s, bir sürü bahane.
CHP masadan kalktı da ne oldu?
Ak Parti’nin işine yaradı. Üstelik de kaymaklı ekmek kadayıfı..
Çanakkale’den hep bağırıyorum; CHP’den bu millete bir yarar olmaz. Hiç yapmayacak, kendi içinde gürültü çıkartır yine huyundan vazgeçmez. Adını da parti içi demokrasi koyar. Gerçekleri dile getiren partilisini de disipline sevk eder.
CHP böyle bir parti.
CHP’nin masadan kalkmasını Ak Parti planlamaya kalksa bu kadar başarılı olamaz. Neymiş efendim Başkanlık sistemine karşıyız. Yahu kardeşim masaya otururken adam söylemiyor muydu; başkanlık sistemi de dahil görüşülüp tartışılacak. Gizli gündem yaratmadı ki, bağırıyorsun.
Kazığı ölçüp biçeceksin, sonra masaya oturacaksın.
Ölçmen için de zaman vardı. İlk ikisinde keyifsiz de olsa masaya oturdun. Ama üçüncü de kalktın.
Kalkacaktın niye oturdun?
Daha CHP İl Başkanı Nejat Önder, Milletvekili Muharrem Erkek, Bülent Öz, Merkez İlçe Başkanı Celal Karakaş ve büyük reis (!), CHP seçmenine ne anlatacak bundan böyle?
Hani darbede karşıtıydın? Darbenin izlerini silecek anayasaya bile onay vermemek için masadan kalktın.
Siyasi ahlak masadan kalkmayı mı gerektirir?
Biri anlatsın bana.