ÇANAKKALE BÜYÜYOR, ÇANAKKALE DEĞİŞİYOR
Selami Candan – Çanakkale Belediyesi CHP meclis üyesi
1-Çanakkale her geçen gün büyüyor ve gelişiyor. Bu büyümenin Çanakkale’ye katkıları sizce nelerdir? Bu anlamda neler yapılıyor?
Çanakkale aslında çok fazla büyümüyor. Çanakkale sadece değişim yaşıyor, modernleşiyor. Şehirlerin büyümesi nüfus ve ekonomik büyüme olarak ele almak lazım. Çanakkale Merkez’deki geçen yılki nüfus artışı yanlış hatırlamıyorsam %3.25’ti. Çanakkale sadece yapısal anlamda yenileniyor ve değişim içerisinde ama büyümüyor. % 3. 25‘lik artışta normal bir şehrin büyümesiyle aynı oran. Bakın biz çöplüğün ömrünü 10-15 yıldan 25-30 yıla çıkarmak adına İstanbul Üniversite’sinde bir profesörden yardım istedik. ‘’Çanakkale’nin nüfusu 10 yıl sonra ne olur?’’ diye sorduk. Biz 10-15 yıl sonrası için afaki rakamlar bahsediyorduk. Araştırma sonucu Merkez nüfusu 240 binlerde çıktı. Yani düşündüğümüz bir büyüme yok. Sadece yapılarda değişim ve yenileme var. Büyümeden söz edebilmek için Çanakkale’ye ne kadar sanayi tesisinin geldiği, ne kadar fabrikanın kurulduğu gibi unsurların önemli olduğunu düşünüyorum. Büyümeden anladığım bu. Şehirlerin nüfusunun %3 artması bence normal.
2-Önümüzdeki 5 yıl içerisinde size göre Çanakkale ne yönde(turizm, eğitim, tarım vs) ilerleme kaydedecektir?
‘’Çanakkale ne yönde ilerleme kaydedecektir?’’ Sorusunun yerine ‘’Çanakkale ne yönde ilerleme kaydetmelidir?’’ sorusu daha önemli. Bana göre tarımda, hayvancılıkta ve eğitim alında ilerlemesi gerekiyor. Çanakkale’ye başka ülkelerin üniversitelerinin şubeler açması sağlanabilir. Çanakkale’de sanayi yok, fabrika yok. Çanakkale’de bunlar dışında ne yapılabilir? Hastaneler alanında ilerlenebilir. Mesela Özel Hastaneler Şehri yaratılabilir. Bunlar için alanlar açılabilir. Üniversite alanları yaratılabilir. Bunların yapılması gerekiyor. Turizm alanında önünü açmamız gerekiyor. Belediye olarak bununla ilgili bazı girişimlerimiz oluyor ama merkezi hükümetinde bu yönde adımlar atması gerekiyor. Turistlik tesis alanlarının sayısının arttırılması lazım. Yerlerin ayrılması lazım, teşvikler verilmesi lazım. Kısacası öncelikli hedef turizm olmalı, daha sonra ki tarım ve hayvancılık olmalıdır. Çanakkale’nin bir markası var. Çanakkale’nin merkezinde bir hayvan kesim alanımız yok. Çanakkale için büyük bir eksikliktir. Domates Festival’i yapılmalı, insanların buralara gelip gitmesi sağlanmalı. Çünkü domatesimiz bizim bir marka. Hal yapılıyor ama bana göre düşük kapasiteli bir hal olduğunu düşünüyorum. İstanbul’un alternatifi bir hal yapılmalıydı diye düşünüyorum. Çanakkale domates, kiraz, elma, şeftali gibi önemli tarım ürünlerinin merkezi olduğundan daha geniş çaplı bir hal yapılabilirdi. Bu güne baktığımızda Çanakkale’nin ekonomisini ayakta tutan üniversite olduğunu düşünüyorum. Üniversiteye son derece destek vermemiz gerekiyor. Başka fakültelerin açılması lazım. Hatta başka kampüslerin açılması lazım. Örneğin Çanakkale’de bir hukuk fakültesi olmalı. İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’nin Biga’dan daha çok Çanakkale merkezde olması lazım. Uygulamalı ziraat fakültesini daha geniş anlamda yapmamız lazım. Diğer konu ulaşımı olmayan bir şehirde turizm olmaz. Herhalde otogarı şehrin dışında hava alanı şehrin içinde olan tek örnek şehirdir. Otogara ulaşmak, havaalanına ulaşmaktan daha zor. Havaalanının yerini çok acil değişmesi gerekiyor. Troia’da zaten yapılaşmaya izin verilmiyor. Buraya Edremit’i de kapsayacak şekilde Uluslararası Troia Havaalanı adında güzel bir havaalanı yapılmalı. Bölgenin bütün ihtiyacı karşılanır ve akın akın turist gelmesi sağlanabilir.
3- Yaşanılabilir kentler listesinde ilk ona nasıl girebiliriz? Mutlu bir kent olma yolunda neler yapılabilir?
Mutluluğun ölçüsü nedir? İnsanlar nasıl mutlu olur? Bunların nasıl ölçüldüğünü de pek anlamış değilim. Mesela mutlu kentler arasında birincisi Sinop, ikinci Afyonkarahisar var. Bayburt, Kütahya diye sıralama devam ediyor. Neye göre mutlular? Bence şehirlerde mutlu olmanın yöntemi: Birincisi trafiğin sıkışmaması lazım. İkincisi insanlar aracını park edecek yer bulmalı 10 dakika araç yeri aramamalı. Üçüncüsü şehrin yapıları göze hitap etmeli. Bunların önemi çok büyük. Suç oranlarına baktığımız da Çanakkale suç oranında yükseklerde, çok üzücü bir durum. Değilmiş gibi gözükse de kayıtlarda yüksek sıralarda olduğumuzu görebiliriz. Ama Çanakkale bunlara rağmen yine de mutlu bir şehir. Yerel yönetimler olarak bunun üzerinde duruyoruz. Yeni otopark alanları yaratılabiliyor. Trafik anlamında da raylı sistem gibi projelerle rahatlama sağlandığında Çanakkale’de insanların daha mutlu ve huzurlu olacağını düşünüyorum. Ayrıca binaların mimari açıdan daha güzelleştirilmesi lazım.
4-Ekonomik yönden değerlendirdiğinizde değişim ve gelişim yönünde yatırımlar (ulaşım, turizm, eğitim, sanayi, termik santraller, metal madenciliği) ne yönde olabilir, maden ve termik santral konusuna nasıl bakıyorsunuz?
Artık Çanakkale sanayi şehri olamaz. Bu saatten sonrada sanayi şehri olmasının mümkünü yok. Ama üretmeyen bir şehrin büyüme şansı çok az. Çanakkale hizmet sektöründe büyümek zorundadır. Onun içinde Turizm yatırımları, tarım, hayvancılık ve eğitim alanında yatırımlar yapılmalıdır. Maalesef ki şehrin etrafında hayatımızı tehlikeye atacak işler yapılıyor. En basiti Balaban-Kirazlı taraflarında açılması planlanan madeni örnek gösterebiliriz. Orası Çanakkale halkının sağlığıyla oynayacaktır. Çünkü bu maden çalışmaları, Çanakkale’nin içme suyunu sağlayan Atıkhisar Barajı’nın su toplama havzasında yapılacak. Bu çalışmalarda ister istemez Çanakkale insanına zarar verecek. Bence Kazdağlarındaki çalışmalara derhal son verilmelidir. Termik Santral konusuna bakalım. Çanakkale’de rüzgar var. Denizde elektrik üretilebilir. Güneş enerjisi var. Termik Santral nedir? Cennet köşelerimizi harap edecekler. Son derece geri teknolojiler ve Avrupa’nın attığı teknolojileri bize yedirmeye çalışıyorlar. Benim köyüm Çan’daki Termik Santral’e 2 km mesafede. Tarlalarımızda ağaçlar kurumaya, meyve vermemeye başladı. Çocukluğumuzda yaşadığımız hiçbir şeyin tadının olmadığını görüyoruz. Etkilenmiyor deseler de etkilenmemesi mümkün değil. Doğa acayip bir şekilde harap oluyor. Alternatif enerjiler kullanılmalıdır. Kazdağları ve etrafında yapılacak olan altın madenciliğine de bir an önce son verilmelidir. Çünkü bizim gelecek kuşaklara bırakacak bir doğamızda kalmayabilir. Doğaya ne yaparsak yapalım daha sonra bize mutlaka karşılığını verir.
5-Çanakkale 1915 Köprüsü şimdiden ses getirmeye başladı. Bittiğinde şehrimize katkısı ne olacaktır?
Öncelikle köprünün yerinin yanlış olduğunu düşünüyorum. Tabi yetkililer fizibilite çalışmasını yapmıştır ama ekonomik bir köprü olduğuna inanmıyorum. Sadece merkezi hükümetin ‘’ İşte biz dünyanın en uzun köprüsünü yaptık’’ demek adına köprünün yapıldığını düşünüyorum. Çünkü daha az maliyetli ve daha kısa yerler var. Çanakkale’ye köprü ekonomik olarak hiç bir şey katmaz. Sadece ulaşımını kolaylaştırır. Tabi ki ulaşım kolaylığı da güzel ama köprünün anlamlı hale gelebilmesi için Balıkesir’den sonra yol ağları genişliyor. Üretilen bir malı dışarıya yayma şansınız var. Bu köprüyle birlikte Balıkesir’e olan ulaşımın en kısa mesafeye indirilmesi lazım. Bunların hepsi bizim paralarımızla yapılacak. 23,000 geçiş sayısı sözü verildi. Hükümetin başka verdiği ne? Köprüyü hükümet mi yapıyor? Vatandaşlar mı yapıyor? Parası hepimizden çıkacaktır. Daha maliyetsiz bir köprü yapılabilir. Baktığımızda köprü olmalı mıdır? Olmalıdır ama Çanakkale’ye hızlı ulaşım sağlanacak. Ekonomik alanda bir şey katmayacaktır.
6-2018 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Troia yılı ilan edildi. Bize kazanımları neler olacaktır? Nasıl hazırlanıyoruz?
Armağan Aydeğer ve Ahmet Çelik arkadaşlarımızın çalışma yaptıklarını biliyorum. Bu yıl içi ayrı bir komisyon oluşturuldu. Çanakkale belediyesi de bu konuyu her bakımdan destekliyor. Bunun ilan edilmesiyle ilgili büyük çabalar sarf edildi. Çanakkale’ye tanıtım anlamında çok şey katacaktır. Ama bunun alt yapısını oluşturup, güzel planlamalarla bu yılı geçirmemiz gerek. Çanakkale’ye uçaklar inmeli. Adam İtalya’dan kalkıp buraya gelebilmeli. Artık bazı konularda İstanbul’un alternatifi bir şehir olmalıyız. Ama bu havaalanının fiziki şartlarıyla bu hedeflere ulaşmak mümkün değil. Havaalanının yerini bir an önce değiştirilip, uluslararası bir havaalanı haline getirilmelidir. Bunun da en iyi yeri Troia’nın bulunduğu yer. Fazla yapılaşmaya yol açmayacak şekilde yerleşim oluşturulmalıdır. Bu gerçekleştirilebilir ve dünyaya da Troia Havaalanı diye duyurulabilir.
7-Muhtemelen büyükşehir olacağız. Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?
Öncelikle neden büyükşehir olacağımızı merak ediyorum. Merkezi hükümetin şunu demesi lazım. ‘’Ben Çanakkale’yi şu sebeplerden ötürü büyükşehir yapıyorum. ’’ demeli ki bende ikna olayım. Siyasi amaçlar için büyükşehir yapıyorsak yazıktır. Gereklilikse tabiki yapılsın. Bunun neden yapıldığını bende öğrenmek istiyorum. Şuan şehirler yönetilmiyor mu ? Her ilçemizin belediye başkanı yok mu? Şundan dolayı ihtiyaç vardır denirse amenna, akılcı, mantıklı sebeplere evet. Ama başka amaçlar için yapıldığını düşünüyorum. Çanakkale halkının büyükşehire ikna olması lazım. Fazla bir getirisi olacağını da zannetmiyorum. Bu soruların cevaplarını almamızın en kolay yöntemi en son büyükşehir olan köylere, beldelere gitmek lazım. Bana göre bir çoğunda bir çok karmaşa var. Birçok muhtarın tüzel kişiliklere ait arazileri var. Bunlar ne olacak ? Köyler olumsuz etkilenecektir. Kısacası mantıksal sebeplerle açıklanırsa büyükşehire karşıyız diyemeyiz ama siyasi sebeplerden dolayıysa tamamen karşıyız. Şehrimiz çok güzel bir şehir. Çanakkale’yi hiçbir şekilde feda etmemek lazım. Doğancan Ustabaş