TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Alparslan Kavaklıoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Vali İlhami Aktaş tarafından Atatürk rölyefine çelenk bırakıldı. Çelenklerin sunumuyla başlayan tören, saygı duruşunun ardından, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrağın göndere çekilmesiyle devam etti. 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Mustafa Oğuz tarafından günün anlam ve önemine ilişkin konuşma gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 106'ncı yıl dönümü mesajı seslendirilirken, aktör Bahadır Yenişehirlioglu tarafından Mehmet Akif Ersoy'un Çanakkale Şehitlerine şiirini okuduğu törende duygu dolu anlar yaşandı. Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Çanakkale; emperyalistlerin asırlık planlarının, sahneledikleri türlü türlü oyunların bir cesaret tufanında, bir fedakârlık denizinde hiç olup gittiği yerdir. Bu topraklarda fiziki üstünlüğün egosu, ilahi teslimiyetin tevazusu karşısında boyun eğmiştir. İtilaf devletlerinin, dünyanın dört bir yanındaki sömürgelerinden cepheye sürdükleri sayısız insan, Mehmetçiğin cesaret ve merhametinde gerçekleri görmüş, kendisine söylenen yalanları bu sayede çözmüştür. Bütün varlığıyla vatanını savunan, mukaddesatına siper olan Türk milleti başı dik, alnı ak, vicdanı tertemiz bir şekilde yükselirken; iftiraları, kıyımları, kibirleri ile nice milletler burada diz çökmüş, zafer hülyaları yenilginin acı gerçeğine dönüşmüştür. Çanakkale, çıkarlar üzerine kurulan birlikteliklerin, asırlara kök salmış kardeşliklere yenildiği yerdir. Bayrağı bir, vatanı bir, imanı bir olanlar kenetlenerek, sadece hırsları bir olanları burada yenmiştir" dedi.
“Bu yüce milletin tarihi bir bütündür”
“Çanakkale bir gün olarak değil, bir fikir, bir bilinç ve anlayış olarak yaşamalıdır” diyen Bakan Ersoy; “Anmak, anlamaya vesile olmalıdır. Zira Çanakkale'yi anlamayan Kurtuluş Savaşı'nı anlayamaz. Anafartalar kahramanı Yarbay Mustafa Kemal'in bu topraklardan sinesine aldığı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk olarak, kurucusu olduğu Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerine yerleştirdiği ruhu kavrayamaz. Dünü bilirsek bugün bize karşı sergilenen tavırlar, atılan adımlar, bunların ardındaki niyetler de hepimize ayan olur. Unutmamalıyız ki bu yüce milletin tarihi bir bütündür. Ayrıştırılmasına izin veremeyiz, vermeyeceğiz. Bakanlık olarak, destanın yazıldığı bu toprakları bir açık hava müzesi bakışıyla ele alıyor, son derece hassas ve titiz şekilde koruma altında tutuyoruz. Bu şehitliklerin, siperlerin, tabyaların anlatacaklarını, başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere tüm halkımızın tekrar tekrar dinlemesini, öğrenmesini arzu ediyoruz. Çanakkale Savaşları Mobil Müzemizi de bu amaca hizmet etmesi için tasarladık ve hizmete aldık. Atalarımızın, insana dair en yüce hasletleri sergileyerek vücuda getirdiği 106 yıllık bu kutlu miras Türk milleti var oldukça yaşayacaktır. Daha güzel bir dünya, daha huzurlu bir gelecek için dünün öğrettiklerini bugün uygulamalarını temenni ederek, bu mirası tüm insanlıkla paylaşmaya da devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Şentop; “Çanakkale Zaferi, kolay kazanılmış bir zafer değildir”
Çanakkale Zaferi’nin önemine değinen TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop ise; "Gözünü kırpmadan şehadete yürüyenlerin arasında ve manevi huzurunda olmanın şuuruyla, Cenab-ı Hak'tan, böyle yüce bir makamda misafir ettiği şehitlerimize karşı bizleri mahcup etmemesini diliyorum. Bizlere, onların mukaddes emanetlerine layıkıyla sahip çıkanlardan ve şühedamızın aziz davasını, gayesini anlayan ve anlatanlardan olmayı nasip eylesin. Çanakkale Zaferi, kolay kazanılmış bir zafer değildir, aksine savaş boyunca neredeyse bütün bir nesli kaybettiğimiz, bazı tarihçilere göre 300 bine yakın şehit vererek kazandığımız bir zaferdir. Unutulmamalıdır ki o tarihte ordularımız Osmanlı sınırlarını korumak için birden çok cephede savaşmaktadır. İngiltere ve Fransa'nın Anadolu'nun batısından; Çanakkale üzerinden İstanbul'a saldırdıkları sırada Rusya da doğusundan; Sarıkamış üzerinden Erzurum'a saldırmaktaydı. Ülkemizin adeta kalbi olan bölgeler büyük ve yoğun bir saldırı altına girmiş, tartışmasız bir beka sorunu baş göstermişti. Hep söylendiği gibi Çanakkale bizim için tam da bu yüzden bir ölüm kalım mücadelesiydi. Şunun altını çizerek belirtmeliyim ki tarih boyunca esir edilmemiş ve ölümüne de olsa istiklalini savunup özgür yaşamış aziz milletimiz, bu büyük ruhunu en destansı biçimde belki de Çanakkale'de göstermiştir. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Fevzi Çakmak, Kâzım Karabekir, Yakup Şevki Subaşı, Cevat Çobanlı, İzzettin Çalışlar, Fahrettin Altay ve daha onlarca büyük komutanımız Çanakkale cephelerinde gösterdikleri üstün başarılarıyla ordunun ve milletin gönlünde taht kurmuşlardır. Çanakkale Zaferinin millî vicdandaki karşılığıdır ki aynı isimleri Millî Mücadelenin öncüleri ve İstiklâl Savaşı'nın kahraman gazileri olma makamına taşımış, adlarını tarihimizin altın sayfalarına kaydetmiştir. Bu mukaddes mekanda Çanakkale başta olmak üzere bütün cephelerde namusunu çiğnetmemek için, yurdunu düşmana teslim etmemek için, esareti reddetmek için canını feda eden mübarek şehitlerimize, gazilerimize, bütün komuta kademesine, kahraman neferlerimize Cenab-ı Hak'tan rahmet diliyorum, aziz milletimiz adına hürmet ve şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.
“Burası gidenlerin geri dönmediği yerdir”
Şentop sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Çanakkale; Mülkiyelilerin, Seyyit Çavuşların yediden yetmişe bütün bir milletin, zulme ve zalime başkaldırıp dur dediği geçit vermeyen cephe. Burası, şehadet yaşının 15" e indiği, gidenlerin geri dönmediği yer. O Çanakkale ki, birliğimizin, imanımızın, kardeşliğimizin zaferi. Umudun, aşkın, azmin, inancın, vatanperverliğin, onurun zaferi. Bugün bu kutlu vatan toprakları üzerinde, aziz şühedamızın şanlı hatıralarını derin bir tazimle yeniden yad ediyorum. Bizleri bu büyük destanın mirasçısı yapan Rabbimize hamd ediyorum. İslam'ın son kalesini, ümmetin haremgahını, namahremin çizmeleri altında çiğnetmeyen Asım'ın neslini şükranla anıyorum. Ey bu topraklar için toprağa düşen aziz şehitlerimiz: Bu ebedi istirahatgahınızda huzur içinde, izzetle yaşayın. Davanız davamız, yolunuz yolumuz, emanetiniz emanetimizdir. Müsterih olunuz. Bugün bu kutlu emanetinizi aynı ruh, aynı inanç, aynı şuurla korumaya ve yaşatmaya devam ediyoruz; tereddütsüz devam edeceğiz. Çanakkale Zaferimizin 106. yıldönümü münasebetiyle bir kez daha şanlı hatıranızı yüreğimizde tazeliyoruz. Cenabı Hak şehadetinizi makbul, makamınızı âlî, davanızı baki eylesin. Muhteşem zaferimizin 106'ncı yılı kutlu olsun." Yapılan konuşmaların ardından şehitler için Kur'an-ı Kerim Tilaveti okundu ve dualar edildi. Şehitlik Defteri’nin imzalanmasının ardından protokol üyeleri, temsili şehit mezarlıklarına karanfil bıraktı.
Haber Merkezi