Baro Başkanı Dikme, konuşmasında 81 ilin barosu ve Türkiye Barolar Birliği ile birlikte Ankara’da Anıtkabir’e yapılan yürüyüşe değinerek, “Atamızdan aldığımız güçle, adalete olan inancımızı ve savunma hakkının kutsallığını haykırmak için buradayız” ifadelerini kullandı.
Avukatlık mesleğinin yalnızca bireylerin değil, aynı zamanda toplumun temel hak ve özgürlüklerini savunma sorumluluğu taşıdığını belirten Dikme, yargı bağımsızlığının zedelendiğini ve savunma makamının sistematik biçimde baskı altına alınmaya çalışıldığını ifade etti.
İstanbul Barosu yönetiminin görevden alınmak istenmesini de eleştiren Dikme, bu girişimi baroların kurumsal özerkliğine ve hukukun üstünlüğüne ağır bir müdahale olarak değerlendirdi. “Barolar sadece meslek örgütleri değil, aynı zamanda demokratik toplum düzeninin teminatı olan anayasal kurumlardır” dedi. Yargının bağımsızlığına yönelik ihlallerin arttığına dikkat çeken Dikme, avukatların ifade özgürlüğü ve savunma hakkı gibi anayasal haklarının hiçe sayıldığını belirtti. Avukatlara yönelik baskıların ve ekonomik güvencesizliğin mesleği ciddi bir tehdit altına soktuğunu ifade eden Dikme, özellikle genç avukatların yaşadığı zorluklara da değindi.
“Savunma hakkının etkin kullanılamadığı bir sistemde adil yargılamadan söz edilemez” diyen Dikme, CMK ücretlerinin artırılması ve zorunlu müdafilik görevinin hakkıyla yerine getirilebilmesi için gerekli adımların atılması çağrısında bulundu.
Konuşmasında, “Biz cübbemizi hiçbir siyasi güç ve otorite karşısında iliklemeyeceğiz” vurgusu yapan Dikme, barolara yönelik baskılara, avukatlara yönelik şiddet, tehdit ve hakaretlere karşı mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.
“Savunmanın susturulamayacağını, baroların sesinin kesilemeyeceğini herkes bilmelidir” diyen Çanakkale Barosu Başkanı, “Bizler hukuksuzluk kimden ve nereden gelirse gelsin, ona karşı duracağız. Biz bu ülkenin gazetecisine, sanatçısına, gencine değer veririz. Biz vatandaşın sesi, nefesi olmaya devam edeceğiz” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.