Kordonda yürüyüş yapan Selim Mollaoğlu, insanların bu süreçte daha çok içine kapandığını belirtti. “Belki de araştırmacı kimlikleri kişilikleri ortaya çıktı. Daha önce yapamadıkları etkinlikler, bireysel olarak gerçekleştiremeyeceği birçok şeyi farklı ulaşılabilir kaynaklarla gerçekleştirmiş oldular” diyen Mollaoğlu internetin bu konuda önemine vurgu yaptı.
‘Etkiler zamanla anlaşılır’
İnsanların daha çok online yapılan etkinliklere katıldığının altını çizen Mollaoğlu, “Herkes evinde olduğu için bireysel olarak yaşıyor. İnsanlar sadece arayışlarını internet üzerinden karşılıyor” dedi. İnsanın sosyal bir varlık olduğunu hatırlatan Mollaoğlu, “Pandeminin etkileri zamanla anlaşılır. Pandemi bittikten sonra insanlar gerçek yaşadıklarını dışavurumlarını hepsini göreceğiz” diye konuştu. Mollaoğlu, zamanla her şeyin düzeleceğini kaydederek, “Herkese sabırlı olmalarını diliyorum. Daha güzel zamanlar olacak” dedi.
“Dijitalde eksik kaldık”
Arkadaşlarıyla dolaşan Gülşah Çidar, sanatsever biri olarak olumsuz etkilendiğini kaydederek, “Sanal internet sitelerini, müzeleri, sergileri gezme şansımız olduğu için şanslı hissediyorum” dedi. Çidar, “Her şeyi yerinde ve mekanında görmeyi tercih ederim” diye konuştu. Çanakkale’nin aktif ve sanatsever bir kent olduğunu söyleyen Çidar, “O aktifliğe alışıksınız. Her yerde bir aktivite, sergi görmeniz mümkündür. Pandemi kısıtlamalarında ister istemez insanın gözü bunları arıyor. Ancak dijital ortamda biraz eksik kaldık. Halkı sanatla, halkla birlikte etkileşimli etkinlikler düzenlenebilir” dedi.
“Kültür sanat besinini alamadık”
Halk Bahçesi’nde eşiyle birlikte gezen Muzaffer Dağtekin ise, kısıtlamaların kültür sanat emekçilerini etkilediğini kaydederek, “Onların desteklenmesi ve yaşatılması gerekiyor. Hayatlarını devam ettiremedikleri sürece kültür sanat faaliyetleri de yürümeyecektir” dedi. Dağtekin; “Onların izleyicileri, dinleyicileri de kültür sanat besinini alamadılar. Ruhuna, düşüncelerine hitap eden şeyleri karşılayamadılar. Vatandaş bu faaliyetlerden mahrum kaldı” diye konuştu.
“Ortak duygu geliştirilemedi”
İnsanların içine kapandıklarını ifade eden Dağtekin, “İki insan yan yana gelemez oldu. Kültür sanat faaliyetinde ortak duyguları geliştiremediler” ifadelerine yer verdi. İnsanın insan olma özelliklerinden bir tanesinin de kültür sanat faaliyetleri olduğunu vurgulayan Dağtekin, “Şiirle, edebiyatla, müzikle kendisini beslemesi gerekiyordu.Baharla birlikte, koşullar uygun olduğu taktirde kültür sanat alanlarının yaratılması gerekiyor” sözlerine yer verdi.
“Derslerim yoğun”
Arkadaşlarıyla birkaç saatliğine dışarıda dolaşmaya çıkan Şevval Akmeşe, “Biz öğrenciler bu süreçte çok sıkıntılı olduğumu için çok fazla etkilemedik kültür sanat faaliyetlerinin az olmasından” ifadelerine yer verdi. “Bizim önceliğimiz canlı derslerimiz, giremediğimiz canlı derslerimiz. Her şeyimiz kısıtlandı. Tek aktivitemiz 3 saatliğine dışarı çıkmak” diye tepki gösteren Akmeşe, “Sinemaya gidemiyoruz. Önceden yaptığımız aktiviteleri gerçekleştiremiyoruz. Derslerim yoğun olduğu için online çalışmaları takip edemiyorum” sözlerine yer verdi. Akmeşe, kısıtlamalardan sonra tiyatroya gitmek istediğini ifade etti. Akmeşe’nin arkadaşı ise koronavirüsle mücadele kapsamında sanat alanına getirilen kısıtlamalar için “Bizi etkilemedi. Pandemiden öncede bu alanla ilgilenecek vaktimiz olmuyordu. Çalışıyoruz. Zamanımız olmuyordu” ifadelerine yer verdi.
Funda Figen